Adı:
Cenab-ı Aşk
Baskı tarihi:
Temmuz 2017
Sayfa sayısı:
142
ISBN:
9786054322060
Kitabın türü:
Yayınevi:
Kapı Yayınları
Var Eşref oğlu Rumî bil hakikat Vücûdu fâni etmektir adı aşk. Varlığa gelen her âdemin kendini varlığa getirene ihtiyacı iki cihettendir; ilki varlığa getirdiği için, ikincisi varlığını sürdürmesini sağladığı için. Evet, varlığa gelmenin bir sebebi olduğu gibi, var kalmanın, varlıklı olmanın da bir sebebi vardır. İki farklı sebepten değil, bir sebebin iki cihetinden sözediyoruz aslında. Varolabilmemiz için muhtaç olduğumuza varlığımızı sürdürmek için de muhtaç olmaktan... Böylelikle varolanların tümü iki sıfatla muttasıf olmak zorunda: vücûd ve beka. Demek ki aşk vücûdu baki kılmak için çırpınanların değil, vücûdu fâni kılmak için çabalayanların mesleği. O halde Cenab-ı Aşk yâriniz ve yardımcınız olsun efendim!
Birkaç ay önce netteki bir haberi okuduğumda; Dücane Cündioğlu’nu okunacak yazarlar listemin başlarına ekledim. Zamanın Aile Bakanının engelli çocukları ziyarete gittiğinde minicik yüreklere uygun gördüğü hediyenin çerçeveli Cumhurbaşkanı ve Başbakanın fotografları olmasına verdiği derin, cesaretli ve bir o kadar hassas bir kalemin tepkisiydi haberin konusu… Her şeyden önce bir insan olarak, bir anne olarak, meslektaşı olarak kızgınlığıma, menfaatine secde eden zihniyete duyduğum öfkeye, ve dahi yüreğimin tarif edemediğim tepkisine tercüman olduğu için teşekkürler borçluyum Dücane Cündioğlu’na …

Cenab-ı Aşk ilk okuduğum eseri yazarın. Bence Cündioğlu okumak Alzheimer hastalığını engelleyecektir zira okurken o kadar beynimi zorladım ki, ciddi başağrıları yaşadım diyebilirim:) Uzun zamandır bu kadar düşünerek okuduğum bir kitap olmamıştı.

Görünürde kelime ancak içinde kocaman cümleler içeren, anlamak ve sindirmek için bir cümlede 5 dakika tefekkür ettiğim sonu üç noktalarla biten satırlar. Kendim de edebi ve yazı hayatımda çok sık kullanıyorum cümlelerin sonunda çoklu noktaları. Anlatılmak istenenin, hissedilenin çok yoğun olduğundan kelimelerin kifayetsiz geldiğini ve belki de noktaların yardımcı olduğunu düşündüğümden muhtemel…

Kitabı okumaya başladığımdan beri daha az konuşur, daha çok susar oldum. Kendimce yazarın yaptığı gibi kelimeler üzerine tefekkür seanslarına başladım. Kendime daha çok zaman ayırma, kendimle hasbihal etme, kendimi dinleme , tanıma ve sorgulama yapmak adına güzel bir adım oldu bu kitap. Okuduklarımı sindirip, zihnimi biraz dinlendirdikten sonra yazarın diğer kitaplarını biran önce okumayı planlanlıyorum.

Tasavvuf ve felsefeyi çatışmadan, ahenk içinde buluşturması bence çok başarılı yazarın. Belki de en başta kendini sorguladığı için paylaştığı eleştiriler itici ve rahatsız edici değil bence. Ama derin, içten, hassas,ve oldukça gerçek…

Kitabın -kendini bilen Rabbini bilir mesajını – özellikle vurgulayarak, kendini tanımak isteyen ya da dünyevi kalabalıklar içinde kendini unutan herkese tavsiye ediyorum.
An itibari ile büyük bir zevk ile okumuş olduğum, Dücane Cündioğlu'nun Cenab-ı Aşk adlı kitabını bitirmiş bulunmaktayım. Sizlerle paylaşmış olduğum alıntılardan da fark etmiş olduğunuz üzere kitap son derece hassas konuları içeriyor. Sizleri bulunduğunuz ortamdan alıp bambaşka diyarlara, başkalarının penceresinden dünyaya bakış açısı kazandırıyor. İçeriği dolu dolu olan bu kitabı siz değerli bütün arkadaşlarıma okumalarını tavsiye ederim. Şimdiden iyi okumalarınız olsun.

Benzer kitaplar

"Sen" aramak için elime aldığım kitabın daha ilk sayfalarında "sen kimsin?" sordu Cündioğlu.. "Sen" aramakla meşgul iken, meşgul olduğumu sanır iken "ben" ile tanıştırdı..Ürperdim, kitabı kapattım.. Ama Cündioğlunun soruları aklımdan çıkmadı.. Silbaştan kitaba yeniden başladım, bu kez tanıştırdığı "ben"i aramak, bulmak, tanımak için yola çıktım.. Yola çıkmakla birlikte yoldan çıktım.. Şimdi yola dönme zamanı.. Yola dönebilirsem aradığım "ben"e gidebileceğim.. Göz İzi'nden kavradığım sokak aralarına dalma ile Cenab-ı Aşk'ta "ben"i arıyorum.. "Ben" bulununca, "Ben" ile Söz'ün Özü'nü anlamaya çalışacağım... Dücane Cündioğlu'nu herkes okumalı.. Tabir-i caiz ise, "ben"i benden aldı ve bana "ben"i aratıyor..
Yazarın okuduğum ilk kitabıydı. Aynı zamanda felsefi olarak okuduğum ilk kitap. Ve gayet güzeldi. Bazı yerlerde öyle cümleler kurmuş ki, üzerinde uzun uzun düşünülecek cinsten. Okuduğum cümlelerde bilmediğim kelime olmadığı halde anlamakta zorlandığım yerler oldu. Ama düşünüp anlayınca nasıl yazmış bu cümleyi diye de düşünmedim değil:) kaliteli cümleler kurmuş yazar, okunması gereken bi kitap.
Ödevini bilmelisin ..zira kendini bilmelisin.. Bilmek icin once bulmali, bulmak icinse aramalisin.. Nicin ve nasil arayayayim..kaybini bilsen, bilmedigni bilsen hayrete düşerdin..düşerdin bir kere evet sadece birkere bilirdin bilebilirdin... Kendini nicin ozlemiyorsun zira sen hep senden gayrisiyla oyalaniyorsun..
İnsan,varolan varlık. Var'ız ama nasıl,neden ya da varlığımızın anlamı ne? İnsan bazen sorgulamalı. Sorgulamalı ki şu ten kafesinde uçmayı bekleyen kuş hayat bulsun. Benliğini bulsun. Ben dediğim nedir bilmezken hatta ben'imden kaçarken, bu ben dediğimiz şeyin ne denli önemli oldugunu hissettirdi bu kitap. Varlığımızın bir anlamı var. Ben'den geçen bir anlam. Lakin bütün marifet bunu anlayabilmekte.;ben şarkısını dinlendirip söyleyebilmekte.
Var Eşrefoğlu Rumi bil hakikat
Vücudu fani etmektir adı aşk

Varın gidin siz de öyleyse, düşün yollara hakikati bilmek için hakikat adına, aşk adına, aşkın adına. Mecali kalmamış ellerinizi hiç değilse son bir defa kaldırın da kapı yüzünüze kapanmadan evvel o kapıyı siz kendiniz kendi yüzünüze kapamayı deneyin!
Aslında kitapla alakası olmayan bir girişle başlıyormuşum gibi olacak ama affola. :) Yarın mezun olduktan sonra ki ilk ciddili iş hayatına adım atışım. Ve ne yapmam ne hissetmem gerektiğini bilmediğim bir zamanda sevgili Dücane abi, bu kadar duygu karmaşası yaşarken hani kalbin pır pır attığını hissettiren yeni ufuklar yeni kapılar açan tabiri caizse ilaç gibi gelen güzellikler vardır ya hani hah tamda öyle oldu benim için tekrardan ona teşekkür ediyorum. Kitap o kadar güzel mükemmel özellikle hayata dair mükemmel nokta atışları yapmış. . Ve kitabı merak edenlere tavsiyem alın ve okuyun şimdiden keyifli okumalar :) Sözlerimi bir alıntı ile bitirmek istiyorum "sürü içinde sürü gibi yaşamak denildi ve fakat sürü içinde, sürü gibi yaşamak denilmedi. çünkü sürü içinde yaşamak kaçınılmaz ve fakat sürü gibi yaşamak'tan kaçınmak -azmedilirse- pekâlâ mümkün."
Kesinlikle okunması gereken mükemmel bir kitap. Dücane hoca öyle kelimeler kurmuş ki insan bayran kalıyor. Bu yazarın okuduğum ilk kitabıydı ve okumaya devam edeceğim. Kesinlikle okuyun.
Dücane Hoca'yı ilk defa okudum. Çok ilimli birisi. Konuları bu kitapta çok güzel seçmiş. Kalemi ağırdı diyemem hafif bir yazısı var. Ancak konular derin olunca, kitapta derin oluyor haliylen.Özenle okunması gereken bir kitap.
Dücane Cündioğlu'ndan okuduğum ilk kitaptı. Ondan sonra ara ara hep okudum. En sevdiğim yazarlardandır. Okuduğum diğer kitaplarını da ekleyeceğim. Genel bir inceleme olacağından ilk kitapta yapayım dedim. Düşündürücü, felsefi cümleleri, kelime oyunlarıyla emek veren bir okuyucu kitlesi ister onun kitapları. Zaten ben de emek isteyen kitapları severim.
Dücane’nin birçok kitabını okudum ama benim en beğendiğim kitabı budur. Her biri farklı meseleleri anlatan denemelerden oluşur gibi görünse de her metin temelde insanı dil ve dili kullanma şekli ile anlatma çabası taşır. Dili diğer eserlerine göre çok daha yalın. Üslubu çarpıcı. Aşk mefhumunu beşeriyetin ötesine taşıyan güzel, istifade edilecek bir kitap.
Kimse sana sende olmayani veremez; bu nedenle sen sende olani bulmali, bulman gerekeni sen kendinde aramalisin.
Modern insan senin bilgisinin peşinden koştu, senin bilgisini, yani değişeni önemsedi hep... Seni bilirse ancak bir şey bilmiş olacağını sandı ve fakat bu arada beni unuttu, benin bilgisini nasıl elde edeceğini bilemedi; benin bilgisine güvenemedi, güvenmediğini bilmedi,bilemedi. Çünkü onun nazarında sen'in bilgisi objektiv, ben'in bilgisi subjektiv idi.
Herkesleşme hasreti engelliyor, ayrılığı fark etmemize mani oluyor; ıstırap yoksunluğuna düçar olmamız da bundan.
"Ah şimdiki aklım olsaydı!"
"Peki n'olurdu şimdiki aklın olsaydı?"
"Şimdiki aklım olsaydı şunları... Şunları... Yapmazdım"
"Başka?"
"Şimdiki aklım olsaydı şunları... şunları... yapardım."
Sanırım sizler de bu tür şikayetlerde bulunan kimselere rastlamışsınızdır.
Bir iş yapıldı mı bu iş muhakkak vatan için yapılmalı; kısaca, önce vatan kurtarılmalıdır.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Cenab-ı Aşk
Baskı tarihi:
Temmuz 2017
Sayfa sayısı:
142
ISBN:
9786054322060
Kitabın türü:
Yayınevi:
Kapı Yayınları
Var Eşref oğlu Rumî bil hakikat Vücûdu fâni etmektir adı aşk. Varlığa gelen her âdemin kendini varlığa getirene ihtiyacı iki cihettendir; ilki varlığa getirdiği için, ikincisi varlığını sürdürmesini sağladığı için. Evet, varlığa gelmenin bir sebebi olduğu gibi, var kalmanın, varlıklı olmanın da bir sebebi vardır. İki farklı sebepten değil, bir sebebin iki cihetinden sözediyoruz aslında. Varolabilmemiz için muhtaç olduğumuza varlığımızı sürdürmek için de muhtaç olmaktan... Böylelikle varolanların tümü iki sıfatla muttasıf olmak zorunda: vücûd ve beka. Demek ki aşk vücûdu baki kılmak için çırpınanların değil, vücûdu fâni kılmak için çabalayanların mesleği. O halde Cenab-ı Aşk yâriniz ve yardımcınız olsun efendim!

Kitabı okuyanlar 151 okur

  • Cezmi şeker
  • Esra Yıldırım
  • ~ Merve Yıldırım ~
  • Sail
  • Öykü Duru
  • kenan boybey
  • Fatih
  • Hale Göksel
  • Küçük yürekli
  • Melike ince Koç

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%2.2
14-17 Yaş
%2.2
18-24 Yaş
%17.8
25-34 Yaş
%37.8
35-44 Yaş
%33.3
45-54 Yaş
%6.7
55-64 Yaş
%0
65+ Yaş
%0

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%57.9
Erkek
%42.1

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%39.5 (17)
9
%25.6 (11)
8
%2.3 (1)
7
%18.6 (8)
6
%9.3 (4)
5
%2.3 (1)
4
%0
3
%2.3 (1)
2
%0
1
%0