Cenab-ı Aşk

8,4/10  (39 Oy) · 
124 okunma  · 
53 beğeni  · 
1.926 gösterim
Var Eşref oğlu Rumî bil hakikat Vücûdu fâni etmektir adı aşk. Varlığa gelen her âdemin kendini varlığa getirene ihtiyacı iki cihettendir; ilki varlığa getirdiği için, ikincisi varlığını sürdürmesini sağladığı için. Evet, varlığa gelmenin bir sebebi olduğu gibi, var kalmanın, varlıklı olmanın da bir sebebi vardır. İki farklı sebepten değil, bir sebebin iki cihetinden sözediyoruz aslında. Varolabilmemiz için muhtaç olduğumuza varlığımızı sürdürmek için de muhtaç olmaktan... Böylelikle varolanların tümü iki sıfatla muttasıf olmak zorunda: vücûd ve beka. Demek ki aşk vücûdu baki kılmak için çırpınanların değil, vücûdu fâni kılmak için çabalayanların mesleği. O halde Cenab-ı Aşk yâriniz ve yardımcınız olsun efendim!
  • Baskı Tarihi:
    Temmuz 2017
  • Sayfa Sayısı:
    142
  • ISBN:
    9786054322060
  • Yayınevi:
    Kapı Yayınları
  • Kitabın Türü:
sueda reyyan 
 08 Haz 2016 · Kitabı okudu · 3 günde · Beğendi · 6/10 puan

Birkaç ay önce netteki bir haberi okuduğumda; Dücane Cündioğlu’nu okunacak yazarlar listemin başlarına ekledim. Zamanın Aile Bakanının engelli çocukları ziyarete gittiğinde minicik yüreklere uygun gördüğü hediyenin çerçeveli Cumhurbaşkanı ve Başbakanın fotografları olmasına verdiği derin, cesaretli ve bir o kadar hassas bir kalemin tepkisiydi haberin konusu… Her şeyden önce bir insan olarak, bir anne olarak, meslektaşı olarak kızgınlığıma, menfaatine secde eden zihniyete duyduğum öfkeye, ve dahi yüreğimin tarif edemediğim tepkisine tercüman olduğu için teşekkürler borçluyum Dücane Cündioğlu’na …

Cenab-ı Aşk ilk okuduğum eseri yazarın. Bence Cündioğlu okumak Alzheimer hastalığını engelleyecektir zira okurken o kadar beynimi zorladım ki, ciddi başağrıları yaşadım diyebilirim:) Uzun zamandır bu kadar düşünerek okuduğum bir kitap olmamıştı.

Görünürde kelime ancak içinde kocaman cümleler içeren, anlamak ve sindirmek için bir cümlede 5 dakika tefekkür ettiğim sonu üç noktalarla biten satırlar. Kendim de edebi ve yazı hayatımda çok sık kullanıyorum cümlelerin sonunda çoklu noktaları. Anlatılmak istenenin, hissedilenin çok yoğun olduğundan kelimelerin kifayetsiz geldiğini ve belki de noktaların yardımcı olduğunu düşündüğümden muhtemel…

Kitabı okumaya başladığımdan beri daha az konuşur, daha çok susar oldum. Kendimce yazarın yaptığı gibi kelimeler üzerine tefekkür seanslarına başladım. Kendime daha çok zaman ayırma, kendimle hasbihal etme, kendimi dinleme , tanıma ve sorgulama yapmak adına güzel bir adım oldu bu kitap. Okuduklarımı sindirip, zihnimi biraz dinlendirdikten sonra yazarın diğer kitaplarını biran önce okumayı planlanlıyorum.

Tasavvuf ve felsefeyi çatışmadan, ahenk içinde buluşturması bence çok başarılı yazarın. Belki de en başta kendini sorguladığı için paylaştığı eleştiriler itici ve rahatsız edici değil bence. Ama derin, içten, hassas,ve oldukça gerçek…

Kitabın -kendini bilen Rabbini bilir mesajını – özellikle vurgulayarak, kendini tanımak isteyen ya da dünyevi kalabalıklar içinde kendini unutan herkese tavsiye ediyorum.