Daima doğru yerde olduğu için onu kimse asla görmezdi. Ve daima güler yüzlü olduğu için kimse ona sevdiği adam çekip gitmişken ve sütünü içmesi gereken çocuk ölmüşken nasıl güler yüzlü olabildiğini sormazdı.
Kısa boyluydu ama öyle kaslı ve dingin bir yapısı vardı ki, sanki vücudu bir sırra vakıftı. Sanki kemiklerinde, kanında, etinde bir şey saklıydı, zamanın ya da hayatın sırrı; bu sır hiç kimseye söylemez, hiçbir dile çevrilemezdi, çünkü böyle bir sır kelimelere sığmazdı.