Şeyler,Perec'in okuduğum ikinci kitabı.Daha önce Kayboluş'u okudum fakat anlatımdan dolayı beni tatmin etmemişti.Perec yazdığı dört kitapta da birbirinden farklı biçemlerle geliyor.Kayboluş'ta bir zamanlar onun de yer aldığı 1960'ta Raymond Queneau ve François Le Lionnais tarafından kurulan, Paris merkezli OuLiPo'nun (Ouvroir de Littérature Potentielle-Potansiyel Edebiyat Atölyesi) etkisini görebiliyoruz.Mantık ya da satranç gibi başka alanlardan biçimsel olarak yararlanan, edebiyatı bu alanlardan ödünç aldığı yeni yapılar ve örneklerle genişletmeye çalışan OuLiPo'nun başını çeken edebiyatçılardan biridir kendisi ve bunu Kayboluş'ta gördüm ilk olarak.Farklı bir deneyimdi ama ben beğenmemiştim açıkçası.
Bu kitabında en göze çarpan şey ise sayfalar boyu nesne betimlemeleri oldu.Araştırmadan direkt başladım ve benim için kötü bir başlangıç olmuştu,dikkatimin dağılması ve kitabın böyle bolca betimlemelere yer vermesi beni kitabı bırakmaya kadar itti fakat kitabı bitirip anlayınca tüm meseleyi,birden bunun bambaşka,yine Kayboluş'ta olduğu gibi farklı bir deneyim olduğunu,kendine özgü anlatımı olan bir sanatçı olduğunu fark ettim.Şeyler'i uzun uzun betimleyerek bana bir nevi farkındalık ve bunaltı verdi diyebiliriz.
Jérôme, Sylvie ve arkadaşlarının bu hikâyesiyle nesnelerin bizdeki yerinden,neye,nasıl,nereye kadar mutlu olabileceğimizi sunuyor âdeta.Bu arkadaşlar hep daha fazlasını istemek,elindekiyle yetinmek,ya da tüm her şeyden geri çekilmek arasında ikilemde kalırlar.Ne olursa olsun hiçbir yöntem sonuca kavuşamaz ve tek bir noktanın içinde kalmaya çalışsalar da dışına ister istemez çıkarlar.Ayrıca Perec burada tüketim toplumunu eleştirmediğini ifâde ediyor kısaca yanlış değilse benim çıkarabildiğim mutluluğu şeyler'e endekslemenin yanlışı.Bu kitap bana Schopenhauer'ın fikirlerinden Dövüş Kulübü'ne kadar birçok ortak fikirde olan şeyleri hatırlattı.Genel olarak alışılagelmiş anlatım biçiminden dolayı birtakım dikkat dağınıklığı yaşadım,yoğun betimlemeler sıktı başta fakat Perec'in kendine has böyle farklı yöntemler denemiş olmasını sevdim,bir defa daha ön yargılı olmaksızın okunması gerektiğini düşünüyorum :)