Her kitabı okumanın bir zamanı ve mekanı vardır. Mekan okuduğumuz yer anlamında değil, o an dünya kadar düşünce barındıran zihnimizin uygunluğudur. Belki de benim için Dava henüz zamanı veya mekanı uygun olmayan bir kitaptı :)
1000Kitap İstanbul Okuma Grubu ile aylar önce okuma ve tartışma kararı aldığımız için başlama zamanı geldiğini düşünmüştüm ve bu toplantıyı bir vesile kabul etmiştim. Pandemi sebebiyle iptal olan toplantı benim de başlama sebebimi iptal etti ve başka zamana diyerek erteledim. Birkaç ay sonra aldım elime, olmadı bıraktım. Tekrar aldım, kaplumbağa hızıyla ilerledim. Elimi atmak için hiç istek duymadım adeta. Bitirmek için kendime koyduğum tek motivasyonum "bitirmek" oldu :) Böyle olduğu için üzüldüm açıkçası. Hemen hemen her kitaptan 60 civarı alıntı çıkaran, inceleme yazısını yazmak için sabırsızlanan, başkaları acaba şurayı nasıl anladı diye tartışma isteği duyan ben böyle bir başyapıt olduğu iddia edilen bir kitabı okurken ne fazla alıntı bulabildim ne de birkaç anlam çıkaracağım, derinliğini kavrayabildiğim cümleler... Hayatı boyunca yalnızlık çeken, hatta Yalnızlık Sahip Olduğum Tek Şey adında kitap yazan bir yazarın dünyasını anlayamayıp onu yalnız bıraktığım için gerçekten üzüldüm.
150'li sayfalardan sonra dikkatimi çeken birkaç öge oldu.Bunlardan biri rahip ile görüşme kısmında ismi ile seslenildiğinde seslenilen tarafa bakmak veya gitmek gibi iki ihtimali şöyle detaylı değerlendirmişti:"Henüz özgürdü, hâlâ yoluna devam edebilir ve kapıların birinden kaçabilirdi. O zaman bu, söyleneni anlamadığı ya da anladığına aldırmadığı anlamına gelirdi.Ama dönüp baktığı takdirde yakalanmış sayılırdı, çünkü o zaman söyleneni iyi anladığını, çağrılanın gerçekten kendisi olduğunu ve bu çağrıya uymak da istediğini itiraf etmiş olurdu. "
Toplumdaki yanlışların, sadece çoğunluk doğru görüyor diye bir şeylerin doğru olmadığının eleştirildiği kısımlar vardı. Bende bu kadar anlaşmazlığa sebep olan asıl nokta" mahkeme" denilen organın karşılığının ne olabileceğini düşünemememdi. Yerine ne koymaya çalıştıysam olmadı. Yazılış itibariyle de amacı gizlendiği için anlam yükleyemediğim olayları okumak zevk vermedi. Mahkemenin neyi temsil ettiği konusunda fikirleriniz varsa özellikle dinlemek isterim.