·504 syf.··Beğendi
···Okunma: 05 Ekim 2020 00:46 YETİM KOLEKSİYONCUSU
“Hiçbir şeyimiz olmasa bile birlikteyken her şeye sahibiz.”
“Sarılmak, hiçbir şeye mal olmayan küçücük bir iyilikti.”
✏ Pia Lange, Finn Duffy, Mutti, Vater (Karl Lange), Oliver (Ollie), Maxwell (Max), Bernice Groves, Wallis, Daniel, Baş rahibe Joe, Bayan O’Malley, Jenny, Giggi, Rahibe Ernestine, Oven & Mason, Bay ve bayan Patterson, Hemşire Wallis, Edith, Doktor Hudson, Bayan Hudson, Leonard James (Leo), Elizabeth, Sophie, Margaret, Cooper Lee, Rebecca Stillman, Prudence, Marshall ve diğer karakterler ile 1918 yıllarında ortaya çıkan İspanyol gribini onlar ile birlikte yaşadım. Hastalığın genç yaşlı demeden bulaşıp canlarını feci bir şekilde alması yürekleri parçalıyor. Çok kötü bir durum, evlatlarını kaybeden anneler, annesini kaybeden masum çocuklar ve sonrasında kimsesiz kaldığı için o çok kötü şartlar altında olan yurtlara verilmesi fazlası ile üzücüydü. Şimdiye kadar bu hastalık ile ilgili bir bilgim yoktu. Acaba yazar pandemi döneminden esinlenerek mi yazdı derken, okudukça öyle olmadığını anladım. Evlerde grip nedeniyle biri öldüğünde kapılara kurdele bağlandığını da hiç duymamıştım. Hele beyaz kurdeleler bağlandığında içim acıdı resmen.
✏ Pia’nın babasının ailesine sahip çıkması, her şeyden koruması ve onlar için fedakarlıkta bulunması iyi bir baba olduğunu gösteriyor. Ne var ki hastalık döneminde savaşın olması ve askere gitmesi her şeyin alt üst olmasına sebep oldu. Annesi ve kardeşleri ile hem yoksulluk, hem de hastalık ile mücadele etmeleri hiç kolay değildi. Her şeye rağmen Pia'nın güçlü oluşu ve mücadeleyi bırakmamasını takdir ediyorum. Annesinin de hastalığa yakalanması sonrasında, yiyecek bulmak için dışarı çıkmasından sonra hayatının tamamen değişeceğini nereden bilebilirdi... Pia'nın altıncı hissinin kuvvetli olması ile birlikte insanlara dokunduğunda bazen kötü hislere kapılmasının ne anlama geldiğini çözmeye çalışırken bunun nedenini annesi ile anlaması kötü oldu.
✏ Bernice'nin almanlardan nefret etmesi sonucu yaptıkları eylemler çok fenaydı... Göçmenlere olan düşmanlığı bir çok kişinin acı çekmesine sebep olması ayrı bir üzdü beni. Bernice onca yaşadığı acıya rağmen yüreğini daha katı hale getirmesi ne kötüydü.
✏ Kimsesizler yurduna gelen hemşire Wallis'ten garip bir şekilde şüphe duymuştum ve bu şüphenin doğru çıkması, ardından hemşirenin kimsesiz çocuklar için yaptığı eylemler kimi iyi kimi kötü olması ile ilk başta ne yapmaya çalıştığını anlayamamıştim. Ancak sonunda ilâhi adaletin bulması içimi rahatlattı.
✏ Pia'nın kötü şartlar altında bile kardeşlerinden vazgeçmeyerek mücadeleye devam etmesi, ailesine her daim sahip çıkması yaptığı hatalar ile bir yandan kendini yargılaması ne kadar güzel bir yüreğe sahip olduğunu gösteriyor. Onca acı sonrası Hudson'lara gönderilmesi tamamıyle bir dönüm noktası oldu onun için ve Pia adına çok mutlu oldum. Hudson ailesi ne güzel ve vicdanlı bir aileydi öyle, çoğu soruna bile anlayış ile yaklaşmaları ne güzeldi. Yalnız bir akşam bayan Hudson'un çığlıkları sonrası gördükleri ve yaşadıkları içimi paramparça etti. O kadar güzel bir yüreğe sahip annenin acı çekmesi benimde yüreğimin acımasına sebep oldu. Bu acı dolu anlarda Pia'nın da yüreği kan ağlamasına rağmen bayan Hudson'a destek olması sonrasında onu da aile üyelerinden biri gibi görmeleri harikaydı.
✏ Yetimhanede Finn ile karşılaşmalarından sonra terk edildiğini düşünen Pia yıllar sonra gerçekleri öğrendiğinde bende onun gibi rahatladım. Dostluk her şeye rağmen daimi olmalı. Eser öylesine sürükleyici idi ki sayfalar bir nehir gibi akıp gidiverdi gözlerimin önünden. Yazarımız öyle akıcı, öyle güzel yazmış ki satırları hayran kalmamak mümkün değil. Duyguları bile satırlara ilmek ilmek işlemiş. Hissederek ve severek okuduğum eseri tüm okurlara tavsiye ederim. Yazarımızın eline yüreğine sağlık. Nice bol okurları olur inşallah.
Ellen Marie Wiseman #ellenmariawiseman Arkadya Yayınları #arkadyayayınları #yetimkoleksiyoncusu #okudumbitti