8/10
·232 syf.··
Beğendi
·
2020 4. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 04 Ekim 2020 15:40
Yoğun bir eser. Öyle bir çırpıda akıp gitmiyor düşündürüyor. İlk yüz sayfa kavramsal çerçeveyi çizmiş. Ne var burada; Althusser, Marksizm, yapısalcılık... Baktığı perspektifin ne olmadığını neler içerdiğini izah ediyor. İdeolojilerin üretim ilişkileri ile bağlantısı üzerinde bir ele alma var. Böylelikle hukuku ideolojik alanın içinde inceleyebilecek zemin oluşuyor. Hukuku; iktisadi, siyasî, ideolojik alanlarla kurduğu ilişki kapsamında incelemeye çalışıyor. Yani, sırf norm var uygulayalım gibi değil. İş akti oluşurken, emek piyasada yerini ararken, ücret kararlaştırılırken hukuk uygulanıyor ama her safhada üretim ilişkilerinin yeniden üretilebilmesi zeminini hazırlar bir şekilde... Öyle ya emek vereni memnun etmezsen ertesi gün ișe neden gelsin ki? İşte bu yüzden emek her gün yeniden üretilen bir şey... Sonra devleti irdeliyor. Devlet bir yoğunlaşma alanı. Tam bir organizma gibi değil her türlü talebin dengesinin kurulduğu bir bağlam. Daha sonra hukukun işlevi özellikleri tahakküm aracı olma yapısı, hukukun üstünlüğünün nasıl etkiler oluşturduğu gibi konular inceleniyor bence ciddi önemli konular burada. Tüm bunlarla hukuku inceledikten sonra saptamalar kısmı var ki asıl orayı verebilmek için uzun bir yol yürüdük kitap boyunca. Bu kısım kitabın bence özünü oluşturuyor. Okuyabilene helal olsun. Hele ciddi oranda anlayabileni şimdiden tebrik ediyorum... Kitabın sonuna doğru anladım, sesli okuyunca daha anlaşılır bir dile dönüşüyor. Çünkü fazla dolaylı tümleç ve ara söz kullanımı ile bağlamdan kopabiliyor okuyucu. Yazarın kendisinin de ifade ettiği gibi: "Hukukun üstünlüğü prensibinin üretimin bir başka söylemi ile eklemlendirilmesi önerilir. Bu söylem inşa edilmeyi beklemektedir." Ne mutlu inşa sürecine geçenlere... Ali Murat Özdemir
Hukuk
Sözün MülkiyetiAli Murat Özdemir · Dipnot · 20081 okunma
·
139 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.