10/10
·261 syf.··
Beğendi
·
2020 38. kitabı
·
14 günde okudu
·
Okunma: 04 Ekim 2020 23:22
·
Başlangıçta bir grup çocuğun pasifik okyanusundaki güzel bir mercan adasında yaşadığı maceraları okuduğumu zannetmiştim. Hatta ada ve çocuklar hakkındaki yoğun betimlemeleri okurken sıkıldığım anlar bile oldu. Sanırım çocuk kitabı okuyorum dediğim anlar bile oldu ama kitabın övüldüğünü bildiğim için konsantrasyonumu kaybetmeden odaklanmaya devam ettim ve sayfalar ilerledikçe yaşları 6 ile 12 arası olan bu iyi eğitimli İngiliz çocuklarının ada içinde normları olan sıfırdan bir toplumsal düzen kurma çabasına giriştiğine şahit oluyorsunuz. Maslow'un ihtiyaçlar hiyerarşisinde olduğu gibi yiyecek, barınma ve güvenlik gibi konulara öncelik veriyorlar fakat zaman içinde çocuklar arasında alevlenen, liderlik mücadelesi, hırs ve kural tanımazlık, cennetten bir köşe olan adayı adeta cehenneme çeviriyor. Kitabın sonundaki son sözü okuduktan sonra romanın verdiği mesaj net olarak oturuyor kafanıza. Romanda birçok simgesel öğe var. Her bir çocuk toplum içinde var olan karakter sınıflarını temsil ediyor. Kimisi bilge, kimisi uysal, kimisi baskıyla toplumu idare etmeye çalışan bir zorba, kimiside güçlünün yanında yer alan apolitik ve zayıf bireyler. Çocukların bilindik saflıklarının altında bir canavarın yatabileceği gerçeğini gözler önüne seren ve bu konuda hak verdiğim bir kitap oldu. Yetişkin yada çocuk olsun hepimizin özünde kötülük, vahşilik var, bu güdüleri kontrol altına almak için kimisinde içgüdüsel bir kontrol mekanizması olurken kimiside etik değerlere veya yasa koyucuların koyduğu zorlayıcı - bağlayıcı kanunlara - normlara ihtiyaç duyar. Yasaların olmadığı, herhangi bir otoritenin bulunmadığı bir düzende insanın aslında hayvandan pekte farkı olmadığını düşünüyorum. Demokrasi, sosyalizm olsun, teokrasi yada otokrasi vs. olsun en kötü rejim bile anarşizm düzeninden iyidir.
1000Kitap
Sineklerin TanrısıWilliam Golding · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202597,4bin okunma
·
1 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.