Gönderi

5/10
·90 syf.··
2020 3. kitabı
"Haklı olanların hakkını hiçbir vakit kaybettirmedim. İntikamla hareket etmedim. Böyle bir hırsa hiç düşmedim. Allah'ın kullarına karşı şiddet ve zulümden sakındım. Bunlara karşı daima iyi kalpli, güler yüzlü davrandım." -Aksak Demir      Bu kitabı okuyup bitirdikten sorna büyükçe bir dehşete kapıldım. Yazar ne söylüyor? Söyledikleri doğru mu? Bu gelişmelere tarih ne diyor? Cevap şuydu: Ya yazar palavra atıyordu ( ki bu palavra bol kaynakçalı profesyonel bir palavra) ya da yazar bize hakikati göstermişti ve Timur-lenk ile ilgili bildiğimiz her şey bir yalan ve iftiradan ibaretti.     Tarihi süreçte büyüklerimizin kahvehane köşelerinde, gençlerin kafe ortamlarında birbirini yedikleri (birbirimizi yediğimiz) şahsiyetler bolca vardır. Misal: Sultan 2. Abdülhamid. Birçok misal bulunabilir ancak içlerinden biri vardır ki, mevzubahisimiz Timur-lenk, Aksak Timur, yazarın deyişiyle Aksak Demir'dir. Bu eser de tartışmalara çift taraflı bir bakış açısı koymaya çalışarak dahil olmuştur. Bu tartışmanın iki tarafı vardır: 1.si, Kellelerden kuleler dizen, gözü dönmüş cânî(!), Asya'nın, Avrupa'nın ve dahi Arabistan'ın deccali Timur-lenk. 2.si ise, Doğunun ve batının tek gerçek hükümdarı, adaleti, zekası ve imanıyla örnek bir hakan, Aksak Demir'dir. Yazarımız pek tabii ikinci tarafı tutarak (zannımca pek objektif olduğunu düşünmediğim için) tarihi bir büyüğümüz olan Demir Han'ın devlet politikası,adaleti, savaş stratejisi ve seferleri hakkında bizleri bilgilendirmeye çalışmıştır.     Kitap 25 ana başlıktan oluşmaktadır. İlk bölümlerde Demir'in Müslümanlığı, milliyetçiliği, adaleti ve idareciliği; daha sonra ordu nizamı, bayındırlık işleri, vezirlerinin ve prenslerinin sahip olması gereken özellikleri; en sonunda ise Demir'in başlıca mücadeleleri (örn: Yıldırım Beyazıt, Toktamış, Kara Yusuf...) aktarılmıştır.      Birkaç satır dahi tarih okumuş bir vatandaşımız, seneler içerisinde kendisine öğretilen (!) ezbere kelamlardan ötürü muhtemelen başlangıçta tereddütler yaşayacaktır. Bunda yazarın payı oldukça fazladır. Çünkü zannımca yazarın ideolojik görüşü, yaşadığı toplumdaki konumu ve dönem şartları dikkate alındığında bu taraflılık olağan bir durumdur. Ancak ne yazarımız haybeye atılacak bir kişidir( ki, biz Hukuk talebeleri için bilindik bir sima olmakla birlikte Türk Hukukuna büyük katkıları bulunmuştur) ne de belirttiği kaynakçalar  görmezden gelinebilir. Başlıca kaynağı Demir'in Tüzeleri'dir (Tüzükat-ı Timur), bunların yanında birçok Türk ve Avrupalı Türkolog, o dönemde yaşamış sanatçılar bu esere rehberlik etmişlerdir. Yazar da birçok yerde metni kesip kendi fikirlerini açıkça beyan etmiştir. Eser bir tarih veyahut biyografi eseri olmaktan fazlasını ortaya koyarak bir siyasetname özellikleri de gösterir.      Bu eserden sonra Demir'e olan bakış açınız büyük ölçüde değişecektir. Eminim ki bu ve bunu gibi eserler okundukça tarihî, milli ve dini şahsiyetlerimiz üzerindeki sui-zanlar(2. Abdulhamitte olduğu gibi) değişecektir. Şunu belirtmek isterim ki, tarih ne kadar geçmişi ilgilendirse de sürekli yeni bulgularla değişir ve gelişir. Biz Türk-İslam gençliğinin vazifesi, bu değişim ve gelişimi hakkıyla görüp, olayları tüm kapsamıyla değerlendirip, köklerimizden aldığımız kuvvetle durmadan ilerlemektir...
Siyaset
Aksak Demir'in Devlet PolitikasıMahmut Esat Bozkurt · Mavi Gök Yayınları · 2020113 okunma
··
259 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.