·144 syf.··Beğendi
···Okunma: 07 Ekim 2020 00:18 Birbirinden tamamen farklı iki kesitin anlatıldığı, yazarın tek romanı olan bu eserin dili gayet anlaşılır paklıkta. Mavna, şilep gibi duymadığım bilmediğim birkac kelime öğrendim. Bunun dışında yazarın anlatış tarzını ve fikri tahayyülünü beğendim. Anlatımına kısa bir şiir beyitleriyle başlaması farklı bir güzellik katmış. Gul yetistiren adam ismindeki kitabin icinde var olan kahramanı okuyanın yerine koyarak hem insanin nevi şahsında bir iç muhasebe yapabilmesine imkan sağlıyor hem de özüne, değerlerine, kültürüne ne kadar bağlı olduğunun mukayesesini yapabilmesini sağlıyor. 'Gül yetiştiren adam' ibaresinin tamamen bir sıfat oldugu reel olarak görülüyor ki ancak okuyanin çıkaracağı manaya göre tabikide bu da kişinin sahip olduğu temelli düşünce yapısına göre değişmektedir. Kültür ,genel geçer kavram oldugu icin binaenaleyh tam anlamıyla tek bir bilinen tanımı veya kabullenişi yoktur. Onu, icinde bulunulan topraklarda veya bölgelerdeki insan topluluklarının yaşayışına, olanaklarına, yasam tarzlarına, coğrafyasına, inanclarina göre şekillenen kavramdır. Yazar tam anlamıyla bizde de mevcut bulunmuş olan bir kültür'ün bugün dahi silsileler halinde devam edegelmesinin saglanabilmesi için çaba gösterilmesi gerektiğine inanırken burada anlatılan ve halis hayat icinde tarihin, tarihimizin tam anlamıyla bize ait olan degerlerimizin ürünü olan öz kültürümüzün devam edegelmesini sağlamayıp bilakis farklı toplumların farklı medeniyetlerin kültürlerini ister öz olarak ister iktibas yöntemiyle elde etme çabamızdan dolayı ne kadar zelil durumda olduğumuzu gözler önüne sermek istiyor bahsedilen Batı kültürüne olan sarılma sevdası. Bu kültüre olan sarılma isteğinden ötürü bir" dem vurması "adlı yapıtını keyifle okudum. Okumak isteyen olursa düşünmeden okumalı; okumayı düşünmeyen varsa da yine düşünmesin okusun.:)