Bazı kitaplar, çok derin duyguları ele alıp içerisine kapsül yapmış da sanki biz okudukça o kapsül açılıyor ve ertelediğimiz o derin hakikat içimize yayılıyor. Böyle kitapları çok önemsiyorum çünkü belki birçoğumuzun yaşadığı ama tarif edemediği şeyleri öyle güzel üslup ile aktarıyor ki artık sadece içerisinde bir hikayenin aktarıldığı bir kitap olmaktan çıkıyor ve bize kendimizden bir şeyleri hatırlatan kendi hakikatimizi temsil eden nesneye dönüşüyor. Şeker Portakalı bana bunu bir kez daha hatırlatan bir kitaptı. Bu yüzden iyi ki kitaplar var.