Puan vermedi·384 syf.····Okunma: 05 Ekim 2020 18:28 Kelebek etkisi nedir görmek isteyen bu kitabı okusun lütfen, en güzel böyle özetlenir sanırım.
Biraz açmak gerekirse, çocukluğunda yaşadığı olayların etkilerini , hayatının her safhasında gören üç insanın hayatına şahit oluyoruz. İlk defa bu tarz bir roman okuduğum için, kıyas yapmadan sadece kısa bir değerlendirme yapacağım.
Yazarın okuduğum ilk kitabı, ve ben dilini gerçekten çok beğendim. O kadar akıcı bir şekilde anlatmış ki ,kitabı elinizden bırakamıyorsunuz, sürekli devamını merak ediyorsunuz. Olayların, gerçek bir hayat hikayesine dayandığını bilmek, kitabın etkisini artırıyor. Vay be, ne hayatlar varmış demekten alamıyor insan kendini.
--SPOİLER---
Kitabı okumayanlar, lütfen buradan sonrasını okumasın.
Gülseren Hanım'ın analizleri çok ama çok güzeldi. Herkesin kendinden bir şeyler bulacağına eminim. Hastalarına ilgisi gerçekte de böyle mi bilinmez ama, insan keşke demekten kendini alamıyor. Keşke böyle psikiyatrlar olduğunu bilsek de biz de gitsek. Zaten artık biliyoruz ki, herkes gidebilir, sadece hasta olanlar değil.
Karakterlere gelirsek, ah Kenan BARAN diyorum sadece. Yazık oldu desem olmuyor, oh iyi oldu desem olmuyor. Ne denir bilmem ki. Oldukça ilginç biriydi. Ama rahatsız olduğum bazı noktalar vardı. Mesela, Kenan çok bencil, egoist, kibirli, düşüncesiz bir insan. kitabın başında bunu oldukça net görüyoruz. fakat yazar o kadar yumuşak bir üslup kullanıyor ki, insan nefret edemiyor. Merak ettim bunun sebebini. Eminim ki kimse hayatında onun gibi birisi olsun istemez. O zaman neden hayran olacağımız şekilde anlattı? Hele ki yakışıklılığı. O kadar çok tekrarı vardı ki, sıkılmaya başladım bir noktadan sonra. Hem de hayal edemedim.
Çocukluğu çok acı verici, ama annesinin kendisini terk etmesinin böyle bir etkisi olacağını asla hayal edemezdim. Ne büyük yıkım.. Hayatının son demleri ise, hem çok acıklı hem de ibretlik. Zenginliğine tutunması, eskiye özlem duyması, Fadi yi araması, huzurevi.. Sen bu hallere düşecek adam mıydın Kenan BARAN? Ne oldum dememeli diyorum kendi kendime. Yine de huzurlu ölmesi rahatlatıyor içimi, her şeye rağmen.
Fadi, ya da Fatoş, ama asla Fadime değil. Neden hiç kendi adını kullanmadı diye düşünüyorum. Kendinden, çocukluğundan, aslında kim olduğundan kaçmak için mi yapıyordu ki? İstenmeyen biri olduğunu, gariban olduğunu unutmak için miydi? Kim bilir... Geyşa diyordu Kenan ona, kral'ın geyşası. Her şeye sahip olmasına rağmen içindeki boşluk hiç dolmadı, hiç mutlu olamadı. Çok zor şeyler yaşadı ama, Kenan'dan ayrıldığındaki cesareti ve kararlılığıyla beni kendine hayran bıraktı. Hele en sonra Kenan'a yaptığı iyilik, ah be Fadi dedirtti..
Handan.. Kitabın belki de en acınası ve zavallı karakteri. Ne kocasından ilgi gördü ne mutlu oldu. Her şeye göz yuman, kadınlık gururunu tamamen ayaklar altına alan, ama buna rağmen bir türlü mutluluğu yakalayamayan Handan. Kenan dan ayrılınca mutlu olmuştum fakat, babası gibi biriyle evlendiğini okumak çok üzdü. Yazık oldu sana...
----SPOİLER SONU --
Güzel kitaptı, enteresandı. Ama aynı ifadelerin sık sık tekrarının, kaliteyi düşürdüğünü düşünüyorum. Sürekli aynı şeyleri okuyor hissine kapıldığım oldu. Diğer kitapları belki daha güzeldir. Yine de okuduğum için asla pişman değilim. Okumanızı kesinlikle tavsiye ederim.
Kısa bir değerlendirme demiştim ama olmadı. Umarım çok uzatmamışımdır.
Keyifli okumalar herkese.