10/10
·461 syf.··
Beğendi
·
2020 108. kitabı
Adnan İslamoğulları / Kuyu. 1962 yılında Bursa'da doğan yazar, ilk ve orta öğrenimini Bursa'da tamamlamıştır. Üniversite eğitimini yarıda bırakarak, basın ve yayın alanına yönelmiş pek çok gazete ve dergide yazarlık ve yöneticilik yapmıştır. 12 Eylül ve Ülkücüler. 1980 öncesi Türkiyedeki olan olaylar, ne yazık ki tam olarak aydınlatılamamıştır. Sıkıyönetim ilan edilmesine rağmen, günde 30'un üstünde gencin öldürüldüğü, siyasi olaylara sağ-sol çatışması adı verilerek olayların küçümsendiği, dışarıdan desteklenen pek çok sol örgüte karşı, önlem alması gereken devletin zaafa düşürüldüğü, neredeyse herkesin kendine göre bir derin devlet olgusu oluşturarak kendi işine baktığı bir süreçtir. Bu süreçte en şanssız olan da ülkücülerdir. Ya Amerikancı olarak suçlanmışlardır ya da derin devletin kendilerini kullandığını iddia etmişlerdir. Bugün dönüp geriye baktığımızda, Amerika'nın kullandığı insanlara nasıl sahip çıktığını hepimiz görüyoruz, derin devlet dendiği zamanda kimin veya hangi derin devlet olgusunun ciddi anlamda sorgulanması gerekiyor. Çalan bir düdükle başlayan 12 Eylül hareketi, tüm olayları bitirmiştir. Bir gün öncesinde sıkıyönetime rağmen olayları engelleyemeyen, silahlı kuvvetlerin ertesi gün tüm ülkeye hakim olmasının mantığı izah edilebilecek gibi görünmemektedir. 12 Eylül'den sonra ülkücüler kendi değerlendirmelerini yapmaya çalışmışlardır. Zihni Açba, Lütfi Şehsuvaroğlu ve ihtilalin 10. yılında Yeni Düşünce gazetesinin açmış olduğu yarışmada Ömer Lütfi Mete'nin Çığlığın ardı Çığlık adlı romanı buna örnek olarak gösterilebilir. Adnan İslamoğulları'ın Kuyu kitabına gelince... Kitap kapak tasarımıyla çok dikkat çekici olmuş, sayfalarını karıştırdığınız zaman neredeyse 1000 sayfalık bir kitabın 460 sayfaya sıkıştırıldığını görüyoruz. Demek ki yazarın anlatacağı çok şey var, kitabın son sayfasına gelince, birinci cildin sonu yazısı anlatılacakların devam edeceğini göstermektedir. Kosovalı göçmen bir ailenin oğlu olan Yusuf Sancaktarın etrafında gelişen olayların anlatıldığı ve Yusuf Sancaktarın derin devletle ilişkilerini, onun sol bir örgüte egemen olarak, sol örgütlere zarar vermek ve vatanını korumaya yönelik duruş ortaya koymaya çalışmasını anlatmaktadır. Anne- babaların evlatlarına duymuş olduğu sevgiye rağmen, onların kararlarına duyduğu saygı, iki gencin birbirine duymuş olduğu sevgi ve Anadolu insanının birbirine destek olmak için güven duygusuyla neleri göze alabileceği, çok güzel bir şekilde gözler önüne serilmektedir. Sanırım yazar ikinci ciltde de 12 Eylül'ün başlaması ile birlikte insanlarımıza uygulanan zulmü tüm detaylarıyla ortaya koyacaktır. Okuyucusunun bol olması dileğiyle. #Kitapşuuruinsanlıkşuurudur.
KuyuAdnan İslamoğulları · Ötüken Neşriyat · 202083 okunma
·
42 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.