·196 syf.····Okunma: 24 Nisan 2020 00:43 · Uzun süredir içinde bulunduğum bu platformda ilk defa bir kitap incelemesi yapacağım için oldukça keyifliyim. Öncelikle Zülfü Livaneli’nin bu kitabını okurken sadece bir roman okumuş olmayacaksınız. Çünkü kendinizi bir anda olayların içinde bulacaksınız. Siz de ada halkından biri olacak ve çaresizlik duygusunu iliklerinize kadar hissedeceksiniz. Kitabı okurken kendinizi bir anda “huzur bozmanın nedeni olabilir mi, bile isteye düzen bozmanın insana yararı olur mu, insanlar üzerinde hakimiyet kurmanın haklı bir sebebi olabilir mi” tarzı sorularla sorgularken bulabilirsiniz. Anlatılan hikaye başlangıçta ütopya olarak görünse de ilerleyen sayfalarda distopyaya dönüştüğü görülüyor. Kitap boyunca zaman zaman ülke siyasetimize atıflar yapılıyor. Kitaptan kısaca bahsedecek olursam son ada: iyilik ve kötülük üzerine kurulu dünyamızın bize yansıtılan ufak bir bölümüdür. Yazar anlatılmak isteneni adayla, martılarla, yazarla, engelli bir çocukla ve bunun gibi karakterleri kullanarak mükemmel bir kurguyla anlatmış. Binbir güzellikle dolu “son adanın” bir diktatör ve ona inanan halk tarafından nasıl katledildiği, buna bütün gücüyle karşı çıkmaya çalışan insanların “hain” ilan edildiği bir hikaye. Kısacası kişisel ve politik olaylar sonucu doğaya verilen büyük zarar, yapılan bir yanlışı başka bir yanlışla düzeltmeye çalışan bir grup insanın nasıl her şeyi mahvettiğini üzülerek ve sorgulayarak okuduğum mükemmel bir kitap.