·1724 syf.····Okunma: 14 Ekim 2020 13:17 Dünya Klasikleri arasında gerçekten hakkettiği değeri gören efsane bir yapıt olduğunu başta belirtmek istiyorum. Sefiller eserinde yazar okuyucuya bütün duyguları en içten şekilde yaşatmaktadır. Sırf aç olduğu için çaldığı bir ekmek yüzünden hayatı boyunca toplumdan soyutlanan bir Jean Veljean karekterinin sürekli ama mecburi olan haklı kaçış ve saklanışlarını görmekteyiz. Özünde mükemmel bir insan olan ama, bir damga yüzünden ömür boyu dışlanan bir insan. Hani derler ya 1000 tane iyilik yaparsın 1 yanlış yaptığın zaman diğer bütün iyilikler 1 yanlıştan dolayı silinir.
Eserin uzun olması okuyucunun gözünü korkutsa da sonunun derin bir merakla beklendiği söylemek mümkündür. Hugo akıcı bir dil kullanmıştır. Fakat şunu da belirtmek gerekiyor ki yazar eseri Fransız tarihi ile (1789 ihtilali ve diğer ayaklanmalar, napolyon dönemi) birebir harmanlayarak yazdığı için farnsız tarihine de ister istemez gidilmesi gerekiyor. Bu yüzden olduğunu düşündüğüm eserde yer yer okuyucunun sıkıldığı bölümler yok değildir. Bazen kitabı bırakma derecesine getiren bu bölümlerde Hugo aşırı ayrıntılara yer verdiğini söylemek de fayda var. Bunun örnekleri oldukça fazla olup bazıları Waterloo savaşı, Manastır, Fransa alt yapıtı lağımı vs. Ama ne kadar da bu sıkıcı yerlere yer verilsede, bu bölümler eserin kalitesine ve mükemmelliğine gölge düşürmediği kesindir. Zevkle okuduğum ve başta da söylediğim gibi bütün insani duyguların barındırdığı mükemmel başyapıt. Aşk, gurur, sevinç, mutluluk, hüzün, ölüm, savaş, kaçış, yoksulluk, zenginlik, insan, vicdan, onur... aklınıza ne gelirse her şeyi bulabileceğiniz bir eser. Şu ana kadar okumamanın verdiği pişmanlık ve okumuş olmamın verdiği mutluluğun çok çok altındadır. Okumayan herkese tavsiye ediyorum.