Aklı ermeye başladığı yaşlarda evlatlık alındığı, istendiği kadar istenmediği evde hiçbir zaman "çocuk" olamadı Yusuf. O hayata bir yetişkin olarak başladı ve hep öyle yaşadı. Ne yazık ki hayatına dair kararları da hiçbir zaman kendi alamadı. İçinde bulunduğu şartların ve yaşadığı küçük kasabanın ona dayattıklarını kabullendi istemese de. Edremit'e yıllar geçse de alışamaması ve kendini daima yabancı hissetmesi bundandı. Muazzez'i kaçırıp nikâhına alması kendi hayatına belki de ilk müdahalesi, ona dayatılana ilk başkaldırısıydı. Maalesef bunu ikinci kez başaramadı. Hayvanına atlayıp yeni bir hayata doğru yürümeden önce son kez dönüp baktığı Edremit, ondan sevdiği kadını ve yıllarını çalmıştı. Bana kalırsa Kuyucaklı Yusuf hiçbir zaman "Kuyucaklı" gibi yaşayamadı. Belki de tüm hikâye buydu.