·255 syf.····Okunma: 18 Ekim 2020 20:36 Başlayalım kelâma, bir kalem yazıyla
Bu yazı yaz değil, hatırlatır ki kış kara
Ne yazı bilir ne kışı, daima: "İçimizdedir Şeytan"
Bir Ömer aşkı ve Bir Macide mecburiyetidir olan hikaye. Ayrı dünyaların insanı olan parasız Ömer ve kendini sanat ile geliştiren, piyano çalan ancak öksüz ve ailesiz kalınca Ömer'i kurtuluş görüp evlenen çaresiz Macide'nin hikâyesidir.
Ömer aşıktır, Macide aşıktır ancak aşk ile doymaz karın. Ömer kara kara düşünür, Macide için, onu biraz daha rahat yaşatabilmek için çareler arar. Utanır başta borç almaya ancak içindeki şeytan rahat bırakmaz. İlkin borca alışır sonra tehdit ile para bulmaya. Üzülür, düşüncelere dalar ancak içindeki şeytan hep bir bahane buldurur..
Amaca giden her yol mübahtır diyen, Niccolò Machiavelli gibi bizim Ömer de yalandan, ihanetten ve entrikadan kaçmaz. Tek önemli olan Macide'dir.
Gelelim son söze, bakalım ne der Sabahattin bey bize:
İsteyip istemediğimi doğru dürüst bilmediğim, fakat neticesi aleyhime çıkarsa istemediğimi iddia ettiğim bu nevi söz ve davranışlarımın daimi bir sorumlusunu bulmuştum. Buna içimdeki şeytan diyordum; müdafaasını üzerime almaktan korktuğum bütün hareketlerimi ona yüklüyor ve kendi suratıma tüküreceğim yerde...
Halbuki ne şeytanı azizim, ne şeytanı? Bu bizim gururumuzun, salaklığımızın uydurması... İçimizdeki şeytan pek de kurnazca olmayan bir kaçamak yolu.. Içimizde şeytan yok. İçimizde aciz var. Tembellik var İradesizlik, bilgisizlik ve bunların hepsinden daha korkunç bir şey hakikatleri görmekten kaçmak itiyadı var. Hiçbir şey üzerinde düşünmeye, hatta bir parçacık durmaya alışmayan gevşek beyinlerimizle kullanmaya lüzum görmeyerek nihayet zamanla kaybettiğimiz biçare irademizle hayatta dümensiz bir sandal gibi dört tarafa savruluyor ve devrildiğimiz zaman kabahati meçhul kuvvetler de, insan iradesinin üstündeki tesirlerde arıyoruz
İyi Okumalar Dilerim...