·375 syf.··Beğendi
···Okunma: 18 Ekim 2020 16:33 SPOİLER İÇERİR!!!
Uzun zaman sonra bir kitabı okurken ağladım. Ve aynı zamanda okumakta da çok zorlandım. Çünkü gerçekten o kadar zor şeyler yaşandı ki... Emir'e olan kızgınlığım çok ultra düzeydeydi. "Babası iyi bir adamdı" demek istiyorum ama doğru olacağını sanmıyorum. Emir'in babasına sevgi ve ilgi ihtiyacı çok büyük eksiklikler oluşturmuştu. Belki Baba onu olduğu gibi kabullense onu sevse onunla zaman geçirse belki Emir o Emir olmazdı. Tabii elbet bu kesin bir şey değil bilinmez belki Emirdeki tamamen fıtrattı. Çünkü en mutlu olduğu zaman da ya da en sevdiği dostuyla geçirdiği vakitlerde bile onun karakterinin iyiliğine dair en ufak bir emare görmedim. Canını bile ortaya koyacağı bir dosta en acımasız şeyi yaptı o. Sadece bir uçurtma için... Evet o uçurtma Emir için belki sadece bir uçurtma değildi. Babasının onu kabullenmesi, ilgisi,sevgisiydi. Baba ne kadar onu kabul ederse etsin netice de ne oldu Emir artık kendinin bile kabul etmek istemeyeceği bir şeye dönüşmüştü. Hasan'ı koruyamaz mıydı engel olamaz mıydı??? O susmayı göz yummayı bir canavara, insan dışı bir şeye dönüşmeyi seçti. Emir o gün seçimini yaptı.
Kitabı okurken Emir'i asla affetmeyeceğimi düşünmüştüm. Çünkü Emir asla affedilebilecek bir şey yapmamıştı.Göze aldığı o zorluklar, çok sonra da olsa yaptığı o fedakarlıklar, öğrendiği o büyük yalan, yediği o öldüresiye dayak değildi onu affettiren. Sadece bir cümle onu affettirdi:
"Senin için bin tane olsa yakalarım."