"Tasavvuf, hayata ve insana "aşk" zaviyesinden bakmaktır." Sözünden hareketle tasavvufu doğru anlayabilmek için aşk ve onun ortaya çıkardığı öteki kavramları bilmek faydalı olacaktır diye düşünüyorum.
Aşkı, kapsamlı ve ayrıntılı biçimde irdeleyen İbn-i Arabi kitabın ilk bölümünde aşkı; İlahi Aşk, Ruhani Aşk ve Doğal Aşk olmak üzere üç başlık altında açıklıyor. Ancak aşkın üç hâli birbirinden kopuk değil içiçe olarak değerlendiriliyor.
Fakat İbn-i Arabî’ye göre aşk basit değildir. Aşkın tabakaları ve makamları vardır. Halleri, sıfatları, belirtileri, vasıfları vardır.
Âşığın en önemli vasıfları;
Erimek: Âşığın bedenen erimesi,
Garam: Üzüntü içinde sevgilide yok olmak.
Şevk: Sevgiliye kavuşmaya dönük ruhani bir hareket.
Heyam: Kara sevda, kendinden geçmek.
Beşeri aşkın açıklanmasının ardından Allah'ın kullarına duyduğu sevginin tezahürleri de açıklanıyor.
Allah'ın sevgisinin birincisi kullarını kendiliğinden sevmesidir. Bu sevgiyle onlara peygamberlerine uyma imkanı verir.
Allah et-Tevvab'dır. Tövbe edenleri sever.
Allah temizlenenleri sever. Kulun temizlenmesi, onda görünen bütün eziyetlerden kendini uzaklaştırmasıdır ( büyüklük, kibir, cimrilik, övünme...)
Allah temizleyenleri de sever. Bunlar kendilerini temizledikleri gibi başkalarını da temizlerler.
Allah sabredenleri sever.
Allah şükredenleri sever.
Allah Ihsan edenleri sever. O, Muhsin ve Cemil'dir
Allah, kendi yolunda özel bir nitelikle savaşanları sever. Burada safta gediğin bulunmaması kast edilir. Çünkü saçlardaki gedikler şeytanların yollarıdır. Yol ise birdir.
Kitabın diğer başlıklar tasavvuftaki makamlara ayrılıyor. Mucize ve kerametlerin mahiyetleri açıklandıktan sonra "rüya" konusunda bilgilendirici açıklamalar da çok etkileyici. Uyku ve uyanıklık hali ile sahih rüyaların bilinmesi hususu çok aydınlatıcı