• Merhabalar efendim. Bugün Dune hakkında bir yorum girmek istedim ancak o kadar çok yazılacak şey var ki nerden başlasam tam olarak emin değilim. Öncelikle kitabın inanılmaz sürükleyici olduğunu belirteyim. Zorunlu anlar dışında elimden bırakmakta epey zorlandım. Bunun yanında kitap sadece bir bilimkurgu klasiği olarak değil, insan doğası üzerine yazılmış epik bir hikaye olması bakımından da çok önemli. Arthur C. Clarke’ın tabiriyle Yüzüklerin Efendisi’nin bilimkurgudaki karşılığı olan Dune’u, bir bütün halde ele almadan tam olarak kavrayamacağımızı düşünüyorum.
• İmparatorluk takvimine göre 10.191 yılında meydana gelen olayları okuduğumuz kitapta, insanların nasıl olur da bugün için bile ilkel sayılabilecek bir yaşam tarzını benimsedikleri kitap boyunca kafamızı kurcalayan bir soru olarak kalıyor. Dile kolay günümüzden yaklaşık on bin yıl sonrasını anlatan kitapta, teknoloji adına birkaç helikopter benzeri araç ve 2-3 uzay gemisinin adından başka bir şey neredeyse yok. Bu meselenin serinin İthaki’nin basmayı düşünmediği son altı kitabı içersinde yer alan Butleryan Cihadı ile doğrudan bağlantılı olduğunu üzüntüyle söylemek istiyorum. Arka planda kendini hissettiren kadim bir kültür ve kanlı bir geçmişin izlerini satır aralarında görüyoruz. Bu denli derin bir altyapısı olan bu kitabı okurken Dune tarihini merak etmemek elbette elde değil.
• Hikaye Dük Leto Atreides’in Dune adlı gezegene gelmesiyle başlıyor. Bu gezegen baharat adını verdikleri ve insanın ömrünü uzatıp çeşitli yetenekler kazandıran bir maddeye sahip. Tüm evrende sadece bu gezegende bulunuyor. Evrendeki tüm dengeleri değiştirecek kadar önemli olan bu madde, gezegeni yöneten hanedan tarafından işleniyor, bu hanedana şan ve zenginlik sağlıyor. İmparator bu gezegenin idaresini Harkonnen Hanedanından alıp can düşmanları Atreides Hanedanına veriyor. Ancak Dük Leto Atreides bunun kendisi ve ailesi için hazırlanmış bir tuzak olduğunun farkında. Bununla birlikte Dune yerlileri olan Fremenler asırlardır, kendilerine yön gösterecek mesihlerini; Lisanü’l Gayb’ı bekliyorlar ve kehanete göre mesihin gelişi çok uzak değil.
• Tüm övgüleri hak eden harika bir bilimkurgu klasiği.