Puan vermedi·440 syf.··
Beğendi
·
2019 2. kitabı
——SPOILER İÇERİR—— Aynı eve doğuyor iki çocuk. Emir ve Hasan. Hayatları arasında uçurum bulunan iki çocuk da annesiz doğuyor. Bir babaları bir kendileri var bu hayatta. İki çocuğun da yaşayacağı hayat daha doğmadan belli. Emirin içine doğduğu zenginlik, yüksek sınıf, refah ve hasanın içine doğduğu fakirlik, çaresizlik, alt sınıf, ümitsizlik. Ama Hasan’ın babasından gördüğü sevgiye Emir hiçbir zaman sahip olamıyor. Emir’in babası da iyi bir adam ama sevgisini hissetmiyor bir türlü Emir. Babası hem eşini Emir doğarken kaybettiğinden hem de Emir beklentilerini karşılamadığından Emir’e bağlanamıyor. Babasından bir türlü sevgi, şefkat ve onaylanma görememesi Emir’in kişiliğini önemli ölçüde etkiliyor. Hasan ise azınlık etnik kökene sahip, fakir, sayılmayan bir çocuk ve hizmet etmek için yaşıyor olmasına rağmen durumundan her zaman mutlu. Üstelik çok erdemli. Emir asla sahip olamayacağı erdemi, mutluluğu, Hasan’ın coşkusunu içten içe kıskanarak büyüyor. Kendisi daha iyi durumda yaşıyor, okula gidiyor ama okuma yazma bilmeyen Hasan’ı kendinden üstün hissediyor. Bu durumda Emirin babasının payı var. Emirin babası için Hasanın babası Ali çok kıymetli ve dolayısıyla oğlu Hasan da kıymetli. Üstelik daha güçlü ve yetenekli buluyor Hasanı. Yine de Emir ne kadar inkar etse de Hasan onun en yakın olduğu kişi ve Hasanı gerçekten seviyor. Ama aşağı biriyle bu kadar yakın olmayı kabullenemiyor da. Hasan Emiri her zaman kendinden önce tutmaya, kollamaya alışmış ve Emir de önde tutulmaya. Böyle olması gerektiğini öğrenerek büyümüşler. Çok acı bir olay yaşanıyor ve Hasan zor durumda kalıyor. Buna şahit olan Emir kendine de bir şey olacak korkusuyla uzaktan olayı izliyor. Bu tutum bir ölçüde kabul edilebilir olsa da daha sonra Emir “uçurtmam inşallah sağlamdır” diye düşünüyor. Emirin çocukluğu babasına kendini kabul ettirmeye çalışmakla geçiyor. O gün bu fırsatı kaybetmemek uğruna Hasanın tecavüzüne seyirci kalıyor. Hasan Emirin orada oldugunu biliyor ve bir hafta sonra bunu rağmen Emirle arkadaşlıklarına devam etmek istiyor. Emirin yardım etmediğini görmemiş gibi davranıyor. Bu kadar büyük bir fedakarlığa karşılık Emir kendi yaşadığı vicdan azabından kurtulmak için Hasana iftira atıp evden gönderiyor. Oysa Emir yaptıklarının ağırlığını kabul edip özür dileyip dostluklarına devam edemeyecek kadar bencil. Emir kendi çektiği acıyı yok etmek için Hasana daha büyük bir acı çektiriyor. Hasanı görmek istemiyor ve iftira atarak evden gönderiyor. Hasanın erdemi Emirin hayatı boyunca taşıyacağı bir yük olarak üzerine biniyor. Yıllar sonra Hasanın oğlu ana babasını kaybediyor ve Rahim Han Kabile gidip onu güzel bir yuvaya yerleştirmesini istiyor. Fakat Emir hala o kadar bencil ki Kabile dönüp acı anılarıyla karşılaşmak istemediği için çocuğu yetimhanede bırakmayı göze alıyor. “Hayır, bunu yapamam, Kabile dönemem.” Daha sonra Emir anlıyor her şeyi. Baba hem Emirin hem Hasanın öz babasıydı ama Baba Emiri yanına alıp Hasanı müştemilatta yaşatmasının acısıyla Hasanın üstüne titriyor ve Emire bağlanamıyordu. Emirse bunu hep içten içe hissetmişti ve Hasana öfkeliydi. Kitap okuyucunun içine dokunan, şaşırtan, ibretlik bir kurguya sahip. Gerçekten acı verici olan şey ise bu kurguyu yaşayan insanların var olması, içimizde veya değil, bir yerlerde yaşıyor olması. ———SPOILER İÇERİR———
Uçurtma AvcısıKhaled Hosseini · Everest Yayınları · 2017192,5bin okunma
·
8 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.