Allah kimseyi Hegel çevirisi okumakla sınamasın. Her şey o kadar soyutlaşıyor ki elimde tuttuğum kitabın varlığından bile şüphe eder oluyorum. Müthiş bir hırsla başlayıp bitirmekte zorlandığım bir kitap. Akıllara Sokal Vakası'nı getiriyor Hegel. Hegel kitaplarını yazarken "Nasıl olsa kimse anlamıyor" diye düşünüp aklına esen karışık anlamsız tüm cümleleri kimsenin ve hatta kendinin bile anlayamayacağı biçimde kitabına serpiştiriyor mudur? Şüphesini getiriyor resmen. Bu yüzden hegel'i almanca okuyan biri ile tartışmayı çok isterdim. Bana kendimi ahmak gibi hissettiren bu adam akademik bir kurnaz mı yoksa gerçekten de felsefenin piri mi?