Seçmeler

Tinin Görüngübilimi

Georg Wilhelm Friedrich Hegel
Tahmini Okuma Süresi:
2 sa. 59 dk.
Sayfa Sayısı:
105
Basım Tarihi:
2011
İlk Yayın Tarihi:
1807
Yayınevi:
İdea Yayınları
Orijinal Adı:
Phänomenologie des Geistes
ISBN:
9789753971430
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Format:
Karton kapak
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

Puan vermedi·105 syf.·
2023 43. kitabı
Birey odaklı özne felsefesi GEORG WILHELM FRIEDRICH HEGEL'LE birlikte Modern Felsefe döneminin doruk noktasını oluşturur. Modern Felsefe çağında hem Rasyonalist hem Empirist filozofların merkezinde "BEN" Teorisi vardı. Öznenin kendini kurması ve özgür olması üzerine felsefe yapıldı. Tinin Görüngübilimi 1807 yılında yayınlanmış ilk kitabıdır. Öznel tin, nesnel tin mutlak tin kavramları öncesinde ilk dönemlerinde yazdığı için Hegel metni Bilinçin teorik biçimleri, akıl ve Bilinçin pratik görünme biçimleri olarak iki bölümde ele almış. Duyusal kesinlik bölümünde Algılamak var olmak değildir düşüncesinden yola çıkarak Descartes'ın "Düşünüyorum öyleyse varım " sözünü eleştiriyor. Çünkü Ona göre var olduğunu ispat etmek için süreç içerisinde kavramı bulunmalı, kanıtlanmış olmalıdır. Oysa Descartes dünyayı soyutluyarak dışarıda bırakıyor. Hegel' e göre kendini kurabilmenin ön koşulu Dünya kavramına sahip olmaktır. Dış özne (dünyanın) algılanmasıyla öznenin kuruluşunu anlatıyor. Dış dünya özneden bağımsız vardır. Bilginin kaynağı bizim duygularımızdır. Evrendeki her şey akıl yoluyla açıklanabilir. Diyalektik evrenin düzenidir. İnsan Doğayı anlayarak Tanrıya ulaşacak ve Diyalektik olacaktır. Öznenin varlığı felsefede hem mantıksal hem de tarihsel olarak ortaya çıkar. Öznenin kuruluş süreci canlıdır, öznenin kuruluşu aynı zamanda kendini gerceklestirmesidir. "Bu ağaçtır " diye belirleme başlar. Duyusal kesinligin içinde algı oluşuyor. Algılama kavramanın basit duzeyidir. Kavram için süreç gereklidir. kendisini oluştururken aşıyor anlama yetisi kendisinde oluşuyor ve kavram ortaya çıkıyor. Algı kısmında küçük ağaç diye düşünürken farklı nitelik söylenmez ama zorunlu olarak ikinciyide düşünmüş oluyorum. Bir şeyi öğrenirken zıttını buluruz, bilme macerası bizi nesnelerin öznel
Felsefe
Tinin GörüngübilimiGeorg Wilhelm Friedrich Hegel · İdea Yayınları · 2011189 okunma
9/10
·105 syf.··
Beğendi
·
2019 11. kitabı
Felsefe kitaplarının büyüsü, onları satın aldığında kendini zeki, okuduğunda ise aptal hissetmendir. Felsefeyi bilim biçimine, onun bilme sevgisi adını bir yana bırakarak edimsel bilme olabileceği hedefe yakınlaştırmaya katkıda bulunmak —işte önüme koyduğum amaç budur.
Felsefe
Tinin GörüngübilimiGeorg Wilhelm Friedrich Hegel · İdea Yayınları · 2011189 okunma
Tin mi görün mü bilimi mi
3/10
·105 syf.··
2019 11. kitabı
Babacım net olarak bu kitabı okuduğum dönemi hatırlıyorum, şimdi tekrar karşıma çıktı ve yine hiç bir şey anlamadım. Bu kitap kendi tarihimde kara bir lekedir. Ne bir mana, ne de bir aydınlatma katamadı bana.
Felsefe
Tinin GörüngübilimiGeorg Wilhelm Friedrich Hegel · İdea Yayınları · 2011189 okunma
10/10
·105 syf.··
Beğendi
·
2020 185. kitabı
Allah kimseyi Hegel çevirisi okumakla sınamasın. Her şey o kadar soyutlaşıyor ki elimde tuttuğum kitabın varlığından bile şüphe eder oluyorum. Müthiş bir hırsla başlayıp bitirmekte zorlandığım bir kitap. Akıllara Sokal Vakası'nı getiriyor Hegel. Hegel kitaplarını yazarken "Nasıl olsa kimse anlamıyor" diye düşünüp aklına esen karışık anlamsız tüm cümleleri kimsenin ve hatta kendinin bile anlayamayacağı biçimde kitabına serpiştiriyor mudur? Şüphesini getiriyor resmen. Bu yüzden hegel'i almanca okuyan biri ile tartışmayı çok isterdim. Bana kendimi ahmak gibi hissettiren bu adam akademik bir kurnaz mı yoksa gerçekten de felsefenin piri mi?
Tinin GörüngübilimiGeorg Wilhelm Friedrich Hegel · İdea Yayınları · 2011189 okunma
Uzun zaman sonra ilk defa bir kitabı yarım bıraktım. Okuması algılaması çok zor bir kitap zaten "Önsözü anlayabilen Hegel'i de anlar" demiş Haym. Yani bütün herkes kabul etmiş bunu. Malesef ilk kez bir felsefe kitabı bana bir şey katamadan rafa geri dönüyor. Üzgünüm Hegel.
Tinin GörüngübilimiGeorg Wilhelm Friedrich Hegel · İdea Yayınları · 2011189 okunma
1807
9/10
·528 syf.··
2026 9. kitabı
Hegel’in 1807 tarihli bu eseri, bilincin basit duyusal kesinlikten başlayıp Mutlak Bilgi’ye ulaşma serüvenini anlatan felsefe tarihinin en zorlu metinlerinden biridir. Düşünce; tez ve antitez arasındaki çelişkiden beslenerek daha üst bir senteze (Aufhebung) ulaşır. ​Efendi-Köle Diyalektiği: Özbilincin oluşumu için bir "öteki" tarafından tanınma ihtiyacını ve bu mücadelenin tarihsel gelişimini inceler. ​Tin (Geist): Bireysel zihnin ötesinde, toplumsal ve tarihsel süreçlerle kendini gerçekleştiren kolektif akıldır. ​Eleştiri ve Etki; ​Kitap, dili ağır ve sistematik yapısı karmaşık olsa da, Marx’tan Sartre’a kadar modern felsefeyi kökten etkilemiştir. Hegel, hakikatin bir sonuç değil, o sonuca giden süreç olduğunu kanıtlar.
Felsefe
Tinin GörüngübilimiGeorg Wilhelm Friedrich Hegel · İdea Yayınevi · 2011189 okunma
suphistike
10/10
·528 syf.··
Beğendi
·
2020 155. kitabı
"Beni Dünya'da bir kişi anladı, o da yanlış anladı" veciz sözü üzerine, "Ey Koca Hegel, senin "Görüngübilimi" ni bizler yanlış bile anlayamadık" demek zorunda kaldığımız başyapıt...
Felsefe
Tinin GörüngübilimiGeorg Wilhelm Friedrich Hegel · İdea Yayınevi · 2011189 okunma
9/10
·528 syf.··
2026 4. kitabı
Öznel tinin/Zihnin gelişim evrelerini/biçimlerini açımlayan ve bir bütün olarak gösteren baş yapıt. Hegel’in gençlik eseridir, daha sonraları kitapta düzeltmelere gidebileceğini ifade etsede gençlik kitabı olarak değişmeden bırakmayı uygun gördü. Aziz Yardımlı’nın arı anlaşılır Türkçeyle çevirmesi eseri daha da değerli kılmıştır.
Tinin GörüngübilimiGeorg Wilhelm Friedrich Hegel · İdea Yayınevi · 2011189 okunma
Puan vermedi·105 syf.··
2012 5. kitabı
·
35 saatte okudu
·
Okunma: 02 Temmuz 2012 23:00
Hegel, düşünce dünyasının en zor anlaşılan filozoflarının başında gelir. Fikirleri sürekli tartışılmış bir filozof olmuştur. Ama bana göre Hegel, tadına doyulamayacak filozoflardan biri. Benim Rousseau ve Schopenhauer’den sonra en sevdiğim filozoftur. Hegel Tinin Görüngübilimi adlı eserinde, bilginin oluş sürecini ele almaktadır. Bunu yaparken Tinin bir çok fragmanını da ele alıyor. Aynı zamanda soyut kavramların varlığını da irdeliyor. Ağır içeriği olan bir kitap. Kitabı okumak için sağlam bir Felsefi birikime ihtiyaç olması gerektiğini belirtmem gerekiyor. Felsefe ile kalın...
Felsefe
Tinin GörüngübilimiGeorg Wilhelm Friedrich Hegel · İdea Yayınevi · 2011189 okunma
10/10
·528 syf.··
Beğendi
·
2020 24. kitabı
Kitabı 1998 yılında üniversitede bir öğrenciyken ilk defa satın almış ve uzun bir yolculukta okumaya çalışmıştım. Karşılaştığım, bana başka bir dünyadan konuşan biriydi adeta, onu anlamak ve söylediklerinin arkasındaki hakikati keşfetmek istiyordum. Bana o zamanlar hiçbir şey söylemediğinden, bunun iki nedeni olabileceğini düşündüm; ya ben bu kitaba hiç hazır değildim ya da çeviriden kaynaklı birtakım sorunlar nedeniyle kitabı anlamıyordum. Ben ikincisine inanmayı tercih ettim, lakin yine de bu Aziz Yardımlı'ya duyduğum saygıyı eksiltmedi. Şimdi üzerinden neredeyse 22 yıl geçtikten ve ben bu kitabı belki de beş defa okuduktan sonra bile aslında ilk seçeneğimin bugün bile geçerli olduğunu düşünmeye yakınım. Hegel aslında kitabının temel sorununu önsöz de özetlemiştir: Hakikati yalnızca töz olarak değil aynı zamanda özne olarak da kavramak. Bu nedenle duyusal kesinlikten mutlak tine giden bir bilişsel serüveni anlatmıştır. Bizim için en başında kesin olan şey üzerine bir öz düşünümle başlayan süreç en başa bu sefer, en baştaki bilgimizin bir olumsuzlaması olarak döner. Bu süreçte felsefenin düşünme üzerine düşünme olması nedeniyle, üzerine düşündüğümüz tek bir kişinin değil bir bütün olarak insanın tüm yapıp etmeleridir. Hegel bu kitabında sürekli bir önceki uğrağını olumsuzlayarak ilerleyen ve sonunda başa dönen, fakat başa döndüğünde artık felsefe yapmaya hazır bilincin hikayesini anlatır. Okuyandan sabır ve tutku talep eden ama bunun ödülünü fazlasıyla veren bir başyapıt.
Felsefe
Tinin GörüngübilimiGeorg Wilhelm Friedrich Hegel · İdea Yayınevi · 2011189 okunma

Yazar Hakkında

Georg Wilhelm Friedrich HegelYazar · 26 kitap
Günümüzde Almanya'nın güneybatısında yer alan Stuttgart, Württemberg'de doğan idealist Alman filozof. Etkisi, hem onu takdir edenler (Bradley, Sartre, Küng, Bauer, Stirner, Marx ) hem de acımasızca eleştirenler (Kierkegaard, Schopenhauer, Nietzsche, Heidegger, Schelling) gibi çok farklı konumlardaki insanlar üzerinde çok geniş bir yelpazede olmuştur. Felsefenin sürekli tartışılan sorunlarının fasit dairesinin dışına çıkmak için, muhtemelen felsefede ilk kez, tarih ve yapının önemli olduğunu ileri sürdü. Efendi-köle diyalektiği nin kavramsallaştırması öz farkındalık oluşması için ötekinin öneminin altını çizdi. Bir memurun oğluydu. Tübingen'de ilahiyat okuduktan sonra Bern ve Frankfurt'ta felsefe öğretmenliğine başladı. 1805'te Jena Üniversitesi'ne profesör oldu. Başlangıçta Schelling'in öznel idealizm felsefesine inanmış görünüyordu, sonradan kendine ayrı bir sistem kurup onun savunmasını yapmaya başladı. Kurduğu bu felsefe sistemini 'phanomenologie des Geistes' adındaki eserinde anlatmıştır. Bir süre Nürnberg'de kaldıktan sonra Berlin ve Heidelberg üniversitesinde profesörlük yaptı. Bu devrede yazdığı eserler arasında 'Mantık Bilimi' ve 'Felsefe Ansiklopedisi' dikkati çekti. Hegel'in kurduğu sisteme 'diyalektik mantık' denilir. Buna göre bir fikir(yani tez), karşısındaki başka bir tezle(anti-tezle) karışır, bundan yeni bir anlayış doğar ki buna sentez denilir. Hegel, Kant'ın felsefesine inanmakla beraber onun fikirlerini yetersiz buluyordu. Kant'ın aksine insanların her şeyi öğrenebileceklerine inanmıştı. Hegel'e göre dünya demek mantık demekti. İnsanlar mantığın sınırlarını çözdükleri anda beşerin sınırlarını da çözmüş olacaklardı. Hegel'e göre, biricik, canlı felsefe, çelişmelerin -daha doğrusu karşıtların- felsefesidir; çiçek, meyvanın ortaya çıkmasına yol açar, ama meyvenin ortaya çıkması için de, çiçeğin ortadan kalkması gereklidir. Demek ki üremenin gerçeği, hem çiçek hem meyva olmaktır. Ölüm hem ortadan kaldırmadır, hem yeniden doğuşu sağlayan koşuldur. Hegel ömrünün son yıllarını Berlin'de geçirdi. 1831 yazı ve sonbaharı boyunca süren kolera salgınının son kurbanlarında biri oldu. 14 Kasım'da kısa süren bir hastalıktan sonra aniden ölmüştür.