Tahmini Okuma Süresi:
5 sa. 50 dk.
Sayfa Sayısı:
206
Basım Tarihi:
Ekim 2014
Yayınevi:
Kabalcı Yayınevi
Orijinal Adı:
Die Vernunft In Der Geschichte
ISBN:
9786055272821
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Format:
Karton kapak
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

Puan vermedi·194 syf.··
2008 1. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 14 Ocak 2008 23:00
Georg Wilhelm Friedrich Hegel, Felsefe dünyasının Jean-Jacques Rousseau’dan sonra anlaşılması en zor Filozofu olarak nam salmış, “Diyalektik” kavramının kuramsal babası Alman idealizminin en önemli dört isminden biri. Benimse Rousseau ve Schopenhauer’dan sonra en sevdiğim filozof. Bir dönem kendine “Genç Hegelciler” diyen kesimlerin ardından, bende günümüzün “Hegelcisiyim”. Tarihte Akıl, Georg Wilhelm Friedrich Hegel’in bana göre en iyi eserlerinden biri. Bu eser aynı zamanda Hegel’in Tarih Felsefesinin de temelini oluşturur. Yani meşhur “Tarihsel Gelişim Süreci”nin de temelidir. Aslında felsefi anlamda bir konuyu tarihsel olarak ele alan ilk filozof Jean-Jacques Rousseau’dur. Jean-Jacques Rousseau, “İnsanlar arasındaki eşitsizliğin tarihsel kökeni” adlı eserinde, eşitsizliğin tarihsel süreç içerisindeki gelişimini ele almış ve yaşadığı dönemdeki yansımalarının nasıl olduğunu açıklamıştı. Bu çalışma Hegel’e ilham olmuştur. Zaten Hegel’in, Jean-Jacques Rousseau’nun fikirlerinden etkilenen filozoflardan biri olduğunu biliyoruz. Daha doğrusu Jean-Jacques Rousseau’nun Alman idealizminin dört önemli filozofu; Immanuel Kant, Johann Gottlieb Fichte, Friedrich Schelling ve Georg Wilhelm Friedrich Hegel başta olmak üzere Alman idealizminin diğer Filozoflarını (Friedrich Heinrich Jacobi, Gottlob Ernst Schulze, Karl Leonhard Reinhold ve Friedrich Schleiermacher) da etkilediği bilinen bir gerçek. Yani Hegel, Rousseau’dan aldığı ilham ile tarih felsefesini ele almıştır. Aynı zamanda bu fikir Karl Marx’ın ve Friedrich Engels’in “Bilimsel Sosyalizm” ve ardılı “Komünizm”i, tarihsel gelişim süreci ve yine Rousseau’nun toplum ve mülkiyet anlayışı üzerine temellendirmesini sağlamıştır. Kitabın incelemesine gelirsek; Georg Wilhelm Friedrich Hegel Tarihte akıl adlı bu eserinde; tarihin
Felsefe
Tarihte AkılGeorg Wilhelm Friedrich Hegel · Kabalcı Yayınevi · 2014276 okunma
Puan vermedi·194 syf.··
Beğendi
·
2020 7. kitabı
Üst düzey bir filozof, üst düzey bir kitap... Anlaşılması zor bir filozof Hegel. Kitabı da son derece zordu. Bir paragrafı defalarca okudum anlayabilmek için. Okumadan önce 2 kez düşünmek gerekiyor bence. Arthur Schopenhauer yazara katılarak ben de Hegel'in şarlatan olduğunu düşünmeye başladım :) Kolay gelsin...
Felsefe
Tarihte AkılGeorg Wilhelm Friedrich Hegel · Kabalcı Yayınevi · 2014276 okunma
Tarihin Mantığı
8/10
·198 syf.·
2026 11. kitabı
Kitap, Georg Wilhelm Friedrich Hegel’in Tarih Felsefesi derslerinden oluşuyor. Hegel’e göre tarih rastgele akmaz bir mantiği ve amacı vardır, tarihe yön veren şey; devletler, büyük adamlar, liderler vs. değil, bunların daha üstündeki “tin”dir. Hegel’in felsefesinin omurgası bu “tin” kavramıdır. Tin, tarihin içinde gerçekleşen bilinçlenme sürecidir; yani insanlar, devlet ve kültür (din de dahil) üzerinden kendini gerçekleştiren akıldır. Tarih bize öğretildiği gibi doğrusal gelişmez; tin kendisini sürekli yadsır ve daha üstün bir formda ortaya çıkar. Tin bir duruma ulaşır bu durum kendi içinde çeliskiler taşır bu çelişki çözülür ve daha yüksek bir durum ortaya çıkar.Tin soyut değildir, tarih üzerinden ilerler.Tarihteki gelişmeler böyle olur.Tarihin motoru ve tinin çalışma prensibi budur. İlk başta bize tarihi liderler, imparatorlar yapıyormuş gibi görünür; fakat bunlar, farkında olmadan tinin isteklerini yerine getirirler.Ahlak ve tarih aynı tarafta durmaz. Tarih ve akıl rastgele akmaz; hep daha iyiye doğru gider. Tarihin bir amacı vardır; tin, bilinçlenerek kendine döner. Kitabın katılmadığım yönü, “tin” kavramının fazla esnetilebilir oluşuydu. Bu bana çok ruhani ve dinsel gibi geldi. Fakat beğendiğim noktaları, yukarıda belirttiğim gibi, tarihi büyük adamlar üzerinden okumayı reddetmesi oldu. İlk başta alışması zor bir kitap; fakat ritme kaptırınca biraz da olsa anlaşılıyor.
Felsefe
Tarihte AkılGeorg Wilhelm Friedrich Hegel · Kabalcı Yayınevi · 2014276 okunma
9/10
·194 syf.·
2020 39. kitabı
Hegel in idrak etmesi zor olan bu kitap günümüz için felsefe yapma olanağını sunan bir perspektif düzlem oluştuyor. İstem ve ereksellik arasındaki bağlantıdan tutunda, devletin uyumlaştırıcı yönüne vurgu yaparken tinsel eteğin de özgürlük olduğunu varsayarak devletlerin bireyleri özgürleştirici yapısı olması gerektiğini söyler. Kahramanların aşkın ereklerinin toplumsal bir dinamo olabileceğini çünkü mevcut olanın kavranıldığını, ve bizzat kahramanlar tarafından normal insanların paradigmaları aşarak, müessese nizamı terakki ettirdiğini belirtir. Değinilecek çok fazla mesele olan bu kitap idealist felsefenin günümüz eleştirel yaklaşımlar için zengin bir altyapı sağladığı da aşikardır.
Felsefe
Tarihte AkılGeorg Wilhelm Friedrich Hegel · Kabalcı Yayınevi · 2014276 okunma
Tarihsellik üzerine
10/10
·206 syf.··
2021 28. kitabı
Tarih felsefesi üzerine okunabilir ama dilinin yalın olmayışı ve çoğunluğu geçersiz teori ve tezlerinin eksikliği açısından önermeyeceğim bir kitaptı. Kitaptan pek fazla not alacağım yer de çıkmadı zaten..
1000Kitap
Tarihte AkılGeorg Wilhelm Friedrich Hegel · Kabalcı Yayınevi · 2014276 okunma
Puan vermedi·194 syf.··
2020 19. kitabı
·
12 günde okudu
·
Okunma: 18 Mayıs 2020 11:29
Bilgilendirici ve eğitici bir kitap ama yarısından sonra sıkmaya başlıyor. Biraz ara vermek ve sonrasında devam etmek daha mantıklı bence. Yine de önemli bilgiler var içinde.
Tarihte AkılGeorg Wilhelm Friedrich Hegel · Kabalcı Yayınevi · 2014276 okunma
Puan vermedi·206 syf.··
2025 401. kitabı
1770-1831 arasında yaşamış Alman filozof Georg Wilhelm Friedrich Hegel tarafından yazılmış, felsefe literatüründe kendi terimlerini üreten bir filozofun son derece spekülatif değerlendirmelerini içeren bir eser. Hegel’e göre insan Tarihsel bir varlıktır. Tarihsellikle insanın değişip dönüşerek ilerlemesi ve bu güne ulaşmasını ifade ediyor. Hegel’e göre insan git gide yetkinleşmektedir. Yetkinleşmenin son merhalesine vardığında insanın gelişimi duracak ve tarihselliği son noktaya vardığında da değişim ve dönüşüm durağanlaşacak ve standart bir yaşamla tarihin sonu ilan edilecektir. Diyalektik gelişmenin sonunda nihayi sentez ile tarih sona erecektir. Başlangıçta kulağa hoş gelse de aslında derin düşündüğümüzde sıkıcı gibi geliyor öyle bir dünya bana. Aslında bu noktada insanın tanımına yeniden bakmak lazım. Hegel’e göre insanın, tümel varlık olarak insanın gayesinin taşıyıcısı olan TİN’in tikel insandaki karşılığı AKIL’dır. İnsan aklı ile Tümel Varlık olana yani TİN’e ulaşır. Aklın tinle işlendiği ve TİN’in görünür hale geldiği son noktada, tarihin sonunda ise DEVLET meydana getirilir. Hegel’e göre bireyin dizayn ettiği ve dönüştürdüğü Din de TİN’in taşıyıcısıdır. Bu noktada Din de TİN’in ve onun taşıyıcısı ve hizmetkarı olan Aklın etkisinde ve emrindedir. Burada kişiden mutlak itaat isteyen dinlerden bahsedilmiyor. Daha çok bireyler tarafından değiştirilip dönüştürülebilen dinlerden bahsediliyor. Eğer bir Tanrı varsa veya eşdeğeri bir kavramla ifade edilecek bir güç merkezi varsa Tin onun insana yerleşik ve belirsiz duran Ereğli/amaçlı gibidir. İnsan için sürekli ilerleme durumu söz konusudur. Bir gün bilimsel çalışmanın da sonuna gelinecek bir sıçrama tahtası olarak kullanılan bilimden vaz geçilecek, belki de insanlık bir büyük TUFAN neticesinde o eski günlerine
Tarihte AkılGeorg Wilhelm Friedrich Hegel · Kabalcı Yayınevi · 2014276 okunma

Yazar Hakkında

Georg Wilhelm Friedrich HegelYazar · 26 kitap
Günümüzde Almanya'nın güneybatısında yer alan Stuttgart, Württemberg'de doğan idealist Alman filozof. Etkisi, hem onu takdir edenler (Bradley, Sartre, Küng, Bauer, Stirner, Marx ) hem de acımasızca eleştirenler (Kierkegaard, Schopenhauer, Nietzsche, Heidegger, Schelling) gibi çok farklı konumlardaki insanlar üzerinde çok geniş bir yelpazede olmuştur. Felsefenin sürekli tartışılan sorunlarının fasit dairesinin dışına çıkmak için, muhtemelen felsefede ilk kez, tarih ve yapının önemli olduğunu ileri sürdü. Efendi-köle diyalektiği nin kavramsallaştırması öz farkındalık oluşması için ötekinin öneminin altını çizdi. Bir memurun oğluydu. Tübingen'de ilahiyat okuduktan sonra Bern ve Frankfurt'ta felsefe öğretmenliğine başladı. 1805'te Jena Üniversitesi'ne profesör oldu. Başlangıçta Schelling'in öznel idealizm felsefesine inanmış görünüyordu, sonradan kendine ayrı bir sistem kurup onun savunmasını yapmaya başladı. Kurduğu bu felsefe sistemini 'phanomenologie des Geistes' adındaki eserinde anlatmıştır. Bir süre Nürnberg'de kaldıktan sonra Berlin ve Heidelberg üniversitesinde profesörlük yaptı. Bu devrede yazdığı eserler arasında 'Mantık Bilimi' ve 'Felsefe Ansiklopedisi' dikkati çekti. Hegel'in kurduğu sisteme 'diyalektik mantık' denilir. Buna göre bir fikir(yani tez), karşısındaki başka bir tezle(anti-tezle) karışır, bundan yeni bir anlayış doğar ki buna sentez denilir. Hegel, Kant'ın felsefesine inanmakla beraber onun fikirlerini yetersiz buluyordu. Kant'ın aksine insanların her şeyi öğrenebileceklerine inanmıştı. Hegel'e göre dünya demek mantık demekti. İnsanlar mantığın sınırlarını çözdükleri anda beşerin sınırlarını da çözmüş olacaklardı. Hegel'e göre, biricik, canlı felsefe, çelişmelerin -daha doğrusu karşıtların- felsefesidir; çiçek, meyvanın ortaya çıkmasına yol açar, ama meyvenin ortaya çıkması için de, çiçeğin ortadan kalkması gereklidir. Demek ki üremenin gerçeği, hem çiçek hem meyva olmaktır. Ölüm hem ortadan kaldırmadır, hem yeniden doğuşu sağlayan koşuldur. Hegel ömrünün son yıllarını Berlin'de geçirdi. 1831 yazı ve sonbaharı boyunca süren kolera salgınının son kurbanlarında biri oldu. 14 Kasım'da kısa süren bir hastalıktan sonra aniden ölmüştür.