Tahmini Okuma Süresi:
10 sa. 46 dk.
Sayfa Sayısı:
380
Basım Tarihi:
2006
Yayınevi:
İdea Yayınları
Orijinal Adı:
Vorlesungen Über Die Philosophie der Geschichte
ISBN:
9789753970990
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Format:
Karton kapak
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

10/10
·256 syf.··
Beğendi
·
2025 196. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 15 Ağustos 2025 00:00
Tarih Felsefesi - 1, Alman filozof Georg Wilhelm Friedrich Hegel'in Felsefe Düşünce türünde yazdığı kitabıdır. Mutlak İdealizm olarak da adlandırılan Hegel felsefesinin içinde Tarih, Mutlak Ruh`un bir parçası olarak geçer ve Tarih`i felsefesinin bütüncül yapısı içinde yorumlanır. Bu bağlamda Hegel’e göre Tarih, toplumlarda beliren Ruh`un gelişmesidir ve belli dönemlerde bazı toplumlar Ruh`un gelişimine öncülük eder. Devlet, Hukuk, Ahlak vs. Ruh`un nesnelleşmesi ve toplumlara sirayet etmesidir. Ruh ise; akıl, töz, ide, Tanrı kavramlarıyla eş anlamlı kullanılır. Bu ise Hegel’in Tarih Felsefesi`ni ideal-rasyonalist ve te(le)olojik bir yapıda kurduğunu gösterir. Kısaca Tarih Felsefesi, Ruh/Tin Felsefesi`nin bir parçası ve Hegel için genel olarak "felsefi dünya tarihidir ve felsefi dünya tarihinin amacı, tarihte ide`nin bir bilgisidir."
Felsefe
Tarih Felsefesi - 1Georg Wilhelm Friedrich Hegel · Külliyat Yayınları · 2016153 okunma

Yazar Hakkında

Georg Wilhelm Friedrich HegelYazar · 26 kitap
Günümüzde Almanya'nın güneybatısında yer alan Stuttgart, Württemberg'de doğan idealist Alman filozof. Etkisi, hem onu takdir edenler (Bradley, Sartre, Küng, Bauer, Stirner, Marx ) hem de acımasızca eleştirenler (Kierkegaard, Schopenhauer, Nietzsche, Heidegger, Schelling) gibi çok farklı konumlardaki insanlar üzerinde çok geniş bir yelpazede olmuştur. Felsefenin sürekli tartışılan sorunlarının fasit dairesinin dışına çıkmak için, muhtemelen felsefede ilk kez, tarih ve yapının önemli olduğunu ileri sürdü. Efendi-köle diyalektiği nin kavramsallaştırması öz farkındalık oluşması için ötekinin öneminin altını çizdi. Bir memurun oğluydu. Tübingen'de ilahiyat okuduktan sonra Bern ve Frankfurt'ta felsefe öğretmenliğine başladı. 1805'te Jena Üniversitesi'ne profesör oldu. Başlangıçta Schelling'in öznel idealizm felsefesine inanmış görünüyordu, sonradan kendine ayrı bir sistem kurup onun savunmasını yapmaya başladı. Kurduğu bu felsefe sistemini 'phanomenologie des Geistes' adındaki eserinde anlatmıştır. Bir süre Nürnberg'de kaldıktan sonra Berlin ve Heidelberg üniversitesinde profesörlük yaptı. Bu devrede yazdığı eserler arasında 'Mantık Bilimi' ve 'Felsefe Ansiklopedisi' dikkati çekti. Hegel'in kurduğu sisteme 'diyalektik mantık' denilir. Buna göre bir fikir(yani tez), karşısındaki başka bir tezle(anti-tezle) karışır, bundan yeni bir anlayış doğar ki buna sentez denilir. Hegel, Kant'ın felsefesine inanmakla beraber onun fikirlerini yetersiz buluyordu. Kant'ın aksine insanların her şeyi öğrenebileceklerine inanmıştı. Hegel'e göre dünya demek mantık demekti. İnsanlar mantığın sınırlarını çözdükleri anda beşerin sınırlarını da çözmüş olacaklardı. Hegel'e göre, biricik, canlı felsefe, çelişmelerin -daha doğrusu karşıtların- felsefesidir; çiçek, meyvanın ortaya çıkmasına yol açar, ama meyvenin ortaya çıkması için de, çiçeğin ortadan kalkması gereklidir. Demek ki üremenin gerçeği, hem çiçek hem meyva olmaktır. Ölüm hem ortadan kaldırmadır, hem yeniden doğuşu sağlayan koşuldur. Hegel ömrünün son yıllarını Berlin'de geçirdi. 1831 yazı ve sonbaharı boyunca süren kolera salgınının son kurbanlarında biri oldu. 14 Kasım'da kısa süren bir hastalıktan sonra aniden ölmüştür.