Serinin ikinci kitabı olan Aşeka ilk kitaptan daha heyecanlıydı ki ben ilk kitapta da heyecan duymuştum her ne kadar birkaç sene önce Wattpad'de okuyup neler olacağını biliyor olsam da sanki ilk kez okuyormuş ve olacakları hiç bilmiyormuş gibi bir heyecan ve merakla okudum. Maya Efnan'ın bu kitapta başına gelen acı olaylar ve yaşadığı büyük darbelerden sonra git gide nasılda olgunlaştığını fark ediyoruz, her yere düşüşünde daha da güçlenerek ayağa kalktığını görüyoruz.
Kitap Fetih'in Maya'yı kaçırmasıyla başlıyor. Her ne kadar Maya Fetih'ten nefret etse de bir süre sonra sadece Fetih'in ona her konuda dürüst davrandığının farkına varıyor. Maya'nın hayatındaki herkes ona her konuda yalan söylemiş ve söylemeye devam eden insanlar. Fakat Fetih Yargıcı, tek tek Maya'nın hayatındaki herkesi yok ediyor yani etrafındaki tüm yalancıları ondan alıp söküyor. Fetih karakterine cidden bayılıyorum ne yaparsa yapsın kızamıyorum ya da nefret edemiyorum çünkü ne amaçla bunları yaptığının farkındayım. Maya'nın canını yakıyor yakmasına fakat yapmak zorunda kalıyor çünkü Maya Efnan acıyla beslenen birisi. Acı duymadığı ve canı yanmadığı sürece kendisindeki zihin yeteneğine odaklanıp onu istediği gibi kullanamıyor. Fetih ona yaşaması için gerçek nedenler veriyor. Savaşacağı ve uğruna mücadele edip güçlü bir yıkıcı olmasına neden olabilecek sebepler veriyor. İkisinin olduğu sahneler hep beni heyecanlandırmıştır ikisinin arasında ki çekim okuyan her insanı büyülüyordur o sahnelerde hep kalbim hızla atıyor :D
Ve bu kitapta Kraliçe Riva ile tanışıyoruz Fetih'in biricik sevgilisi! Kadından oldum olası nefret ettim ve Fetih, Maya'yı şeytanın inine sokuyor tabi takma bir adla ve Maya, Fetih sayesinde sarayda kendi kanından birisiyle tanışıyor daha önce hiç görmediği küçük kız kardeşi ile.
Bazı olaylardan sonra ufacık yanlış anlama sonucu Avcılar saraya saldırıyor ve Maya en büyük hatasını yapıp Fetih'e ikinci ihanetini orada gerçekleştiriyor. Avcılar'ın saraya saldırması üzerine soğuklar ve avcılar cezaya çarptırılıyor ve Maya birden diğerleriyle birlikte kendini ölmek ya da öldürmek zorunda kaldığı bir arenanın ortasında buluyor. Karşısına kimin çıkacağından haberi yok ve etrafı sevdikleriyle çevrili. Maya'nın karşısına öyle biri çıkıyor ki korkudan kalbim durmuştu okurken. Ya öldürecekti ya ölecekti. O sahneyi okurken ağlamadan durmak imkansızdı sırf Maya için kendi hayatından vazgeçen bir Kumral ah benim frambuazlı Cheesecake'm :'(. Bu olaylar sonrası Maya kendi kanıyla ilgili büyük gizemi de öğrenmiş oluyor. Maya sandığından da tehlikeli biridir. Kendisine neden Yıkıcı denildiğini anlamış oldu.
Kitap boyunca uğradığı ihaneti unutmayan Fetih Yargıcı intikam hırsı ve hayal kırıklığı ile bir çıkmazın içinde kendisinin de kapıldığı büyük bir oyun oynuyor ve öyle bir yerde Maya'dan öyle bir intikam alıyor ki sırf Maya'nın değil benim bile canım yandı o derece. Yıkıcı olan Maya'yı bile yıkıp geçti resmen. Bu ihanet oyunundan sonra herkes Fetih'te dahil çok karanlık bir Maya ile karşı karşıya kalıyorlar.