·481 syf.··Beğendi
···Okunma: 04 Nisan 2021 21:54 Yazarın okuduğum ilk kitabı ama son olmayacağını gönül rahatlığıyla söyleyebilirim. Yazar sade dili ve akıcı üslubuyla okurlarını büyülüyor adeta diyebiliriz." Serenad"ı okurken kâh olayların içinde kâh karakterlere bürünüp acılarını paylaşabiliyorsunuz. 3 kadın ve tek hikâye 3 farklı din ama tek acı! İnsanların dili, dini, ırkı farklı olabiliyor ama insanların acıları mutlulukları hep birdir. İnsanlar aynı dilde gülerler aynı dilde ağlarlar. Keşke insanlığı ayıran bu gereksiz sınırlar kaldırılsın diyorsunuz içinizden, hümanist bir bakış açısıyla doluyor yüreğiniz ve insanları din, dil, ırk gözetimi yapmaksızın sadece insan olduklarından ötürü seviyorsunuz. Yunus Emre'yi anmadan geçmek olmaz burda" yaradılanı severim yaratandan ötürü" keşke herkes böylesi hümanist bakış açısıyla yaklaşsa insanlara. Bütün ön yargılar kırılsa insanlığı körelten bütün zincirler kırılsa! Romanın bana kazandırdıklarını saymakla bitiremem yeri geldiğinde tarihi araştırmalar yapmak için notlar tuttum yeri geldi aşkın mükemmelliği üstünde uzun uzadıya düşündüm. Sadakatin ne olduğunu aşkın ne olduğunu bu romandan çok fazla etkilenerek okudum, gördüm. "Hiçbir devlet masum değildir" sözüyle yazarın da belirttiği gibi devletlerin tarihi dönemlerde insanlık üstünde işlediği tarifsiz kıyımları yutkunarak okudum. Otoriteye sahip olan her iktidarın o otoriteyi ayakta tutmak için zalimligin kapısını çaldığını görüyoruz.Tek bir kadının ağzından 3 farklı kültürün anlatıldığı pahabiçilmez bir eser. Sevgi, sağlık ve kitapla kalın...