Düşüncelerin içinde boğulan, kafasını bir dem olsun rahatlatmak isteyen, bu dönemde kendisine bir dinleyici, bir dost arayan, hissettiği şeyleri başka yerlerde de görmek isteyen her kimsenin okuması gereken harika bir kitap. Kısa kısa, yavaş yavaş kafanız rahatlayacak ve sonunda 'oh be!' diyeceksiniz. Elinize aldığınız ilk andaki kafanız ile son andaki arasında ne kadar fark olduğunu bitirince anlayacaksınız. Dimağınız hikaye hikaye açılacak.
Kısa kısa 16 hikayeden oluşuyor bu kitap ve bütün hikayeler de 'oku beni.' diyor adeta. Kelime kelime, satır satır, sayfa sayfa okuma isteğiniz artacak ve ne zaman bitirdiğinizin farkına varmayacaksınız. Belki de bitirmemek için yavaş yavaş okuyacaksınız. Her hikayede farklı yaşamlar ama hepsinin birleştiği yerde kendimi gördüm bu kitapta.
Sabahattin Ali o usta kaleminden müthiş bir eser çıkartmış. O kalemin önünde eğilebilirim Üstadım. Yazdığı 3 romanı kendimi kaybederek okuduğum Sabahattin Ali'nin bu kitap hariç 2 hikaye kitabını daha okumuştum ama bu kitap kadar beni rahatlatmamıştı. Bu kitap farklı...Bu kitap size yaşadığınızı hissettirecek.
Kitapta en sevdiğim hikaye 'Kırlangıçlar' adlı hikaye ve incelememi bu hikayeden bir alıntıyla bitireyim:
- Şu dünyayı adamakıllı görmeden, dünyanın ne olduğunu adamakıllı anlamadan buradan gidecek olduktan sonra ne diye buraya geldik ki? Yaşadığımızın farkına varmayacak olduktan sonra ne diye yaşıyoruz?