Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

Puan vermedi·143 syf.··
2021 5. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 25 Şubat 2021 01:45
Sabahattin Ali'nin hangi kitabı kötü olabilir ki . Çok güzel öyküler var. Geçmişte yaşanan gerçek olaylar anlatılıyor. Her ne kadar kısa kitap olsa da edebi anlamda çok değerli kitap. Okumanızı tavsiye ederim...
Edebiyat
DeğirmenSabahattin Ali · Ezr Yayıncılık · 201955,8bin okunma
Değirmen Biraz Başınızı Döndürecek
6/10
·143 syf.··
2021 15. kitabı
·
27 günde okudu
·
Okunma: 19 Nisan 2021 10:22
Merhaba kitap dostları !!! Bana göre bu eser Sabahattin Ali'nin diğer eserlerine hiç benzemiyor , normalde yazarın diğer eserlerini okurken kitabın içine hapsolur kalırdım , ancak bu eserle hep dışarda kaldım ,bir türlü istediğim odaklanmayı sağlayamadım ... Bazen düşündüm , ben Sabahattin Ali'nin kalemini , yazarlığını ,eserlerini , şiirlerini çok çok seven biri olarak kendimi yargıladım, ama esere başlamadan önce Sabahattin Ali'nin önsöz yazısı okudum ,ve çokta eleştirmeme gerek olmadığını hatırladım, yazar bu kısa kısa öykülerden oluşan eseri hakkında zaten ziyadesiyle kendini eleştirmiş... Sabahattin Ali'nin eserleri içerisinde en keyifsiz eseriydi , fakat yine yazım ve anlatım güzeldi , sadece öykülerin olay örgüleri gayet basit konulardı... Okumak isteyenlere keyifli vakitler dilerim...
1000Kitap
DeğirmenSabahattin Ali · Ezr Yayıncılık · 201955,8bin okunma
Puan vermedi·140 syf.··
2023 10. kitabı
Evde boş otururken üretken olma perilerim geldi ve kalk ne duruyorsun bir şeyler yap dediler.Öykü yazmaya karar verdim aklımdan .Tabi kağıtla kalemi yan yana getirince öykü yazılmıyordu hemen öyle.Kitaplığı karıştırınca yazacaklarıma örnek teşkil edebilmesi için Sabahattin Ali'nin Değirmen kitabını buldum. Benim yazdıklarım bu kitaptaki öykülerin yanında devede kulak bile olamazdı.Kendi serüvenimi bırakıp Sabahattin Ali'nin peşine takıldım. Degirmen kitabı farklı öykülerden oluşuyor . Dili sade ve anlaşır .Kitabın içinde beni en çok etkileyen öykü 'Kazlar' isimli öykü oldu. Şüphesiz Sabahattin Ali toplumcu gerçekçi ekolun en iyi temsilcilerindendir. Kitabın içindeki Kanal adlı öykü bu durumu örneklemek için yerinde olacaktır.Halkın sorunlarını , o zamanlarda yaşanan fakirlikleri, kuraklığı ve bunların insanlara yansımasını çok güzel anlatmış. Sizi yormayack bir kitap okumak isteyen herkese tavsiye ederim. Kitapla kalın , sevgiler.
Yaşam
DeğirmenSabahattin Ali · Ezr Yayıncılık · 201955,8bin okunma
Bu hikayeler çok farklı!
10/10
·143 syf.··
Beğendi
·
2020 25. kitabı
Düşüncelerin içinde boğulan, kafasını bir dem olsun rahatlatmak isteyen, bu dönemde kendisine bir dinleyici, bir dost arayan, hissettiği şeyleri başka yerlerde de görmek isteyen her kimsenin okuması gereken harika bir kitap. Kısa kısa, yavaş yavaş kafanız rahatlayacak ve sonunda 'oh be!' diyeceksiniz. Elinize aldığınız ilk andaki kafanız ile son andaki arasında ne kadar fark olduğunu bitirince anlayacaksınız. Dimağınız hikaye hikaye açılacak. Kısa kısa 16 hikayeden oluşuyor bu kitap ve bütün hikayeler de 'oku beni.' diyor adeta. Kelime kelime, satır satır, sayfa sayfa okuma isteğiniz artacak ve ne zaman bitirdiğinizin farkına varmayacaksınız. Belki de bitirmemek için yavaş yavaş okuyacaksınız. Her hikayede farklı yaşamlar ama hepsinin birleştiği yerde kendimi gördüm bu kitapta. Sabahattin Ali o usta kaleminden müthiş bir eser çıkartmış. O kalemin önünde eğilebilirim Üstadım. Yazdığı 3 romanı kendimi kaybederek okuduğum Sabahattin Ali'nin bu kitap hariç 2 hikaye kitabını daha okumuştum ama bu kitap kadar beni rahatlatmamıştı. Bu kitap farklı...Bu kitap size yaşadığınızı hissettirecek. Kitapta en sevdiğim hikaye 'Kırlangıçlar' adlı hikaye ve incelememi bu hikayeden bir alıntıyla bitireyim: - Şu dünyayı adamakıllı görmeden, dünyanın ne olduğunu adamakıllı anlamadan buradan gidecek olduktan sonra ne diye buraya geldik ki? Yaşadığımızın farkına varmayacak olduktan sonra ne diye yaşıyoruz?
DeğirmenSabahattin Ali · Ezr Yayıncılık · 201955,8bin okunma
Spoiler içerir.!
9/10
·143 syf.··
Beğendi
·
2023 45. kitabı
·
30 saatte okudu
·
Okunma: 11 Mart 2023 14:44
Değirmen Sabahattin Ali'nin 3 bölüm şeklinde hikayelerden oluşan eseridir. Kitapta en beğendiğim hikaye Değirmendi. Sabahattin Ali, kimi öyküsünde bir dilencinin sevdiği için ne kadar ileri gidebileceğinden bahsederken, bir öyküsünde de devletin ileri gelenlerinin hiçbir taşa elinin altını sokmaması ve halka tepeden nasıl baktığını gözler önümüze sermiştir. Sizlere bu eseri okumanızı şiddetle tavsiye ederim. Keyifli okumalar dilerim Odamda beni kitaplarım bekler. Bu yegane tesellidir. Halbuki en çok okuduğum bir kitabın en çok okuduğum bir satırı bile bana bazen başka şeyler söyleyebilir.
Edebiyat
DeğirmenSabahattin Ali · Ezr Yayıncılık · 201955,8bin okunma
8/10
·140 syf.··
Beğendi
·
2021 55. kitabı
Sabahattin Ali, birçok eserinde olduğu gibi Değirmen adlı kitabında da toplumun kanayan yaralarını, adeta deşilen bir ciğer misali, adaletsizlikleri, sevgi yoksulluğundan ağzı hasret kokan sevdalıları bir tokat gibi yüreğimize indirip duruyor. Üstelik bunları yaparken üslubundan hiç ödün vermiyor. Ne mahrum ediyor betimlemelerinden ne de kalemini ürkekleştiriyor; mürekkebi olduğu gibi döküyor kağıtlara ve bir ebru gibi milim milim şekillendiriyor kelimeleri. Satırlar, sayfalar bitip son kelimeye kavuştuğumuzda on altı öykünün olan çıplaklığıyla zihnimizde uzanıverdiğini görüyoruz.Hangi konuyu, hangi karakteri ve yeri, zamanı ele alırsa alsın ham maddesinin hep ‘sevgi’ olduğunu görürüz Sabahattin Ali’nin. Hep sevgiyle yoğurulur ve sevgiyle inceltir kalemini; kelimelerini sevgiyle başlara taç eder. Kimi zaman insanların sevdaya olan doyumsuzluğunu kırlangıçlar anlatır kimi zaman da yalnızlığa olan sevgisini kendini kitaplarına teslim ederek belli eder ve ekler. Üç bölümden oluşan bu eseri baştan sona karakterleri, olayları ve kendi içindeki üslubuyla tam anlamıyla irdelemeye çalışırken, aslında yazarın ön sözde iliştirdiği bu sözler anlattıklarının okur için olduğunu zaten kanıtlar nitelikte: ‘Arasında yazmış olmakta utanacağım kadar kötülerin olduğunu biliyorum… İyiyi kötüden ayırmak külfetini okuyucuya bıraktığım için özür dilerim.’ Keyifli okumalar...
DeğirmenSabahattin Ali · Yapı Kredi Yayınları · 202555,8bin okunma
7/10
·164 syf.··
2023 68. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 03 Aralık 2023 23:24
Sabahattin Ali’nin 16 tane öyküden oluşan bu kitabında adının da aldığı ilk öykü olan değirmen haricinde diğerleri bu öyküsünün gölgesinde kaldı. Ya da bende değirmen öyküsü bitince kitap bitti hissi oluştu. Diğer öykülerini okurken aynı duyguyu alamadım maalesef. Tema ile ilgili olarak öykülerinde hayatımızdan kesitler veren Sabahattin Ali kimi öykülerinde hayatımızda karşılaşabileceğimiz olaylara benzer konuları kaleme almıştır. Bu bir dilencinin duyduğu aşk da olabilir ya da politik siyasetin nasıl bir canavar olduğu da olabilir. Sabahattin Ali öykülerinde genel olarak hayatında yaşamış olduğu haksızlıkları, yaşadığı dramı, rahatsızlıkları konu alarak öykülerine yansıtmıştır ki bu olaylar bu dönemde de herkesin başına gelebilecek olaylardır. Bizi kitabı okurken kendisine çeken en güzel yönünden biri de budur. Kitabın en sevdiğim yanı ise içerisinde bilmediğimiz kelimelerle karşılaşma olasılığımız çok olsa da sayfa altlarında açıklamasını okuyarak yeni kelimeleri öğreniyor olmamız. Okumak isteyenlere tavsiyem ilk öyküde takılıp kalmayın diğerleri de okunmaya değer öyküler. Keyifli okumalar dilerim…
Edebiyat
DeğirmenSabahattin Ali · İş Bankası Kültür Yayınları · 202055,8bin okunma
Ve aşk ne kadar kudretlidir!..
7/10
·144 syf.··
2026 9. kitabı
·
7 saatte okudu
·
Okunma: 24 Ocak 2026 01:19
Sabahattin Ali, en sevdiğim yazarlardan birisi. Değirmen, 16 farklı eserden oluşuyor. Hikayelerin hepsi birbirinden güzel. Sabahattin Ali, öykülerinin her birinde farklı konuları işlemiş. Kimisinde aşk, kimisinde sadakat, kimisinde mücadele, bazıların da haksızlık ve özgürlük... Yazar, hem içinde yaşadığı dönemin olaylarına ışık tutarken hem de işlemek istediği konuyu net olarak aktarmış biz okuyucularına. Sabahattin Ali, çok güçlü bir yazar. Öykü okumayı seviyorsanız bir solukta okuyup bitirebileceğiniz bir eser. Kitabı okumak isteyen herkese tavsiye ederim. Keyifli okumalar...
DeğirmenSabahattin Ali · Yapı Kredi Yayınları · 202555,8bin okunma
Gidersem istikbalimi kaybedecektim , fakat durursam aklımı
10/10
·140 syf.··
2000 12. kitabı
·
32 günde okudu
·
Okunma: 11 Şubat 2000 00:00
Değirmen isimli eserinde Sabahattin Ali'nin özellikle gözlem gücünün öykülerine yansıması muazzam. Kitapta alıştığımız Anadolu öyküleri olduğu gibi aşka ve sevgiye dair de hikayeler bulunmakta. Seçmek zor olmakla birlikte Değirmen öyküsü en iyilerinden biri. Güçlü bir kalemle yazılmış öyküler içeren Sabahattin Ali'nin ilk eserlerindenbiridir hemen hemen bu kitap. Bazılarında daha çok aşk teması ön plandayken bazılarında toplumsal sorunları ele almış. Öykü severlerin ve öykü yazanların okumasını tavsiye ederim.
DeğirmenSabahattin Ali · Yapı Kredi Yayınları · 202555,8bin okunma
Değirmen Kitap İncelemesi
9/10
·140 syf.··
2019 21. kitabı
·
22 saatte okudu
·
Okunma: 20 Temmuz 2019 00:03
"Siz aniden sönen kandilin hikayesini bilir misiniz?" Sabahattin Ali'den okuduğum ikinci kitaptı. Kuyucaklı Yusuf'u okumuştum ilk olarak (incelemem : #44611276 ) O kitabını okuyunca hemen bunu ve 'İçimizdeki Şeytan' isimli kitabını da aldım. İlk bunu okumak nasip oldu. Kitaba gelecek olursa kitap hikayelerden oluşmaktadır. Benim gibi hikaye seven biri iseniz bu kitap hoşunuza gidecektir diye tahmin ediyorum. Bazı hikayeler diğerlerinden daha öne çıkıyordu. Ben en çok kırlangıçlar hikayesini beğendim. ( hikayeyi merak ederseniz kısa bir bölümünü alıntı olarak paylaşmıştım: #48478663 ) Peşinden Değirmen ve Viyolonsel hikayesini beğendim. Her hikayenin kendine göre bir ön planı ve anlattığı bir şey vardı. Bu üç hikaye de sevmek üzerineydi. Eğer okuduysanız sormak isterim: Değirmen öyküsündeki gibi seven biri olur mu sizce? veyahut viyolonsel hikayesindeki gibi ölümden sonra bile öylesine sevecek, sadık olan... Ben kitabı gerçekten sevdim. Tavsiye eder miyim? Evet, ederim. Umarım bu incelemeyi okuduktan sonra siz de merak edersiniz ve eğer okursanız benim gibi seversiniz. Keyifle kalın, iyi okumalar dilerim herkese... ^-^
DeğirmenSabahattin Ali · Yapı Kredi Yayınları · 202555,8bin okunma

Yazar Hakkında

Sabahattin AliYazar · 103 kitap
Sabahattin Ali, 25 Şubat 1907'de Edirne Vilayeti'nin Gümülcine Sancağı'na bağlı Eğridere kazasında doğmuştur. Babası piyade yüzbaşısı (Cihangirli) Selahattin Ali Bey'in görev yerlerinin sık sık değişmesi dolayısiyla, ilköğrenimini İstanbul, Çanakkale ve Edremit'in çeşitli okullarında tamamlamıştır. Edremit'e göçtüklerinde bölge Yunan işgalinde olduğu için emekli olan babası aylığını alamamış ve aile çok zor günler geçirmiştir. İlkokulu bitirdikten sonra parasız yatılı olarak Balıkesir Öğretmen Okulu'na giren Sabahattin Ali, beş yıl burada okumuş, daha sonra İstanbul Öğretmen Okulu'nda mezun olmuştur (1926). Bir yıl kadar Yozgat'ta ilkokul öğretmenliği yapmış, Millî Eğitim Bakanlığı'nın açtığı sınavı kazanarak Almanya'ya giderek iki yıl orada okumuştur (1928 - 1930). Yurda döndükten sonra Sabahattin Ali, Orhaneli’nde ilkokul öğretmenliğine atandı. Aydın ve sonra Konya ortaokullarında Almanca öğretmenliği yapmıştır. Konya'da bulunduğu sırada, bir arkadaş toplantısında Atatürk'ü yeren bir şiir okuduğu iddiasıyla tutuklanmış (1932), bir yıla mahkûm olarak Konya ve Sinop cezaevlerinde yatmış, Cumhuriyetin onuncu yıldönümü dolayısıyla çıkarılan af yasasıyla özgürlüğüne kavuşmuştur (1933). Cezaevinden çıktıktan sonra Ankara'ya giden Sabahattin Ali Millî Eğitim Bakanlığı'na başvurarak yeniden göreve alınmasını istemiştir. Dönemin bakanı Hikmet Bayur'un "eski düşüncelerinden vazgeçtiğini ispat etmesini" istemesi üzerine Varlık dergisinde "Benim Aşkım" adlı şiirini yayımlayarak (15 Ocak 1934) Atatürk'e bağlılığını göstermeye çalışmıştır. Aynı yıl Bakanlık Neşriyat Müdürlüğü'ne alınmış, Ankara II. Ortaokul'da öğretmenlik yapmıştır. 16 Mayıs 1935 günü Aliye Hanım ile evlenmiş, 1936'da askere alınmış, 1937 Eylülünde kızı Filiz Ali dünyaya gelmiştir. Yedek Subay olarak askerliğini Eskişehir'de tamamlamış, 10 Aralık 1938 de Musiki Muallim Mektebi'nde Türkçe öğretmeni olarak göreve başlamıştır. 1940 yılında tekrar askere alınmış, askerliğini yaptıktan sonra Ankara Devlet Konservatuarı'nda Almanca öğretmenliği yapmıştır (1941 - 1945). "İçimizdeki Şeytan" romanı milliyetçi kesimde büyük tepki toplamıştır. Nihal Atsız'ın hakkında yazdığı hakaret dolu bir yazıya karşılık dava açmış, dava sırasında çok sıkıntı çekmiştir. 1944 yılında davayı kazanmasına rağmen tepkilerden kurtulamamıştır. Olaylı duruşmalar sonunda bakanlıkça görevinden alınmış, İstanbul'a giderek gazetecilik yapmaya başlamıştır (1945). Ancak fıkra yazdığı La Turquie ve Yeni Dünya gazeteleri, Tan olayları sırasında tahrip edilince işsiz kalmış, Aziz Nesin ve Rıfat Ilgaz'la Marko Paşa, Malum Paşa, Merhum Paşa, Öküz Paşa gibi siyasal mizah dergilerini çıkarmıştır (1946 - 1947). Ancak, bu gazeteler tek parti iktidarının baskılarıyla karşılaşmış, dergilerin isimlerindeki Paşa ifadesiyle "Milli Şef" İsmet Paşa ile alay edildiği iddiası ile kapatılmış, yazılar ve yazarları hakkında kovuşturmalar açılmıştır. Sabahattin Ali dergilerde çıkan yazılarından dolayı üç ay hapis yatmış, karşılaştığı baskılardan bunalmıştır. Ali Baba dergisinde yayımladığı "Ne Zor Şeymiş" başlıklı yazıda, içinde bulunduğu durumu şöyle anlatmaktadır: "Çalmadan, çırpmadan bize ekmeğimizi verenleri aç, bizi giydirenleri donsuz bırakmadan yaşamak istemek bu kadar güç, bu kadar mihnetli, hatta bu kadar tehlikeli mi olmalı idi?" Bir başka dava nedeni ile 1948'de Paşakapısı cezaevinde üç ay yatmıştır. Çıktıktan sonra zor günler geçirmeye başlamış, işsiz kalıp, yazacak yer bulamamıştır. Yurt dışına gidebilmek için pasaport almak istemiş, alamamıştır. Yasal yollardan yurt dışına çıkma olanağı da bulamayınca Bulgaristan'a kaçmaya karar vermiş fakat para karşılığı anlaştığı Ali Ertekin adlı kaçakçı tarafından Jandarma karakolunda katledilmiş daha sonra da cesedi 2 Nisan 1948 tarihinde Bulgaristan sınırında şaibeli bir şekilde bulunmuştur. Sabahattin Ali'yi öldürdüğünü itiraf eden ve Milli Emniyet mensubu olduğu iddia edilen Ali Ertekin, dört yıla hüküm giymiş; fakat birkaç hafta sonra çıkartılan aftan yararlanarak serbest kalmıştır. Bulgaristan’ın Eğridere (Ardino) kentinde, Sabahattin Ali’nin 100. doğum yılı kutlandı. 31 Mart 2007 günü gerçekleşen toplantıya, başta Bulgaristan Yazarlar Birliği Başkanı olmak üzere Sofya ve Bulgaristan’ın çeşitli kentlerinden Türk ve Bulgar yazarlar, şairler, okurlar ve Sabahattin Ali’nin kızı Filiz Ali katıldı. Bütün eserleri 1950’li yıllardan beri Bulgaristan’daki tüm okullarda okutulduğundan, Sabahattin Ali bu ülkede çok tanınan bir yazardır. Sabahattin Ali yazı yaşamına şiirle başlamış, hece vezniyle yazdığı ve halk şiirinin açık izleri görülen bu ürünlerini Balıkesir'de çıkan ve Orhan Şaik Gökyay tarafından yönetilen Çağlayan dergisinde yayımlamıştır (1926). Servet-i Fünun, Güneş, Hayat, Meşale gibi dergilerde de yazan (1926 - 1928) Sabahattin Ali, bu arada öykü de yazmaya başlamış, ilk öyküsü "Bir Orman Hikayesi" Resimli Ay'da yayımlanmıştır (30 Eylül 1930). Toplumsal eğilimli bu öyküyü Nazım Hikmet, şu sözlerle okurlara sunmuştur: "Bu yazı bizde örneğine az tesadüf edilen cinsten bir eserdir. Köylü ruhiyatının bütün muhafazekâr ve ileri taraflarını, iptidaî sermaye terakümünü yapan sermayedarlığın inkişaf yolunda köylülüğü nasıl dağıttığını ve en nihayet, tabiatın deniz kadar muazzam bir unsuru olan ormanın muğlak, ihtiraslı hayatını, kımıldanışların zeki bir aydınlık içinde görüyoruz". Sabahattin Ali, af yasasından yararlanarak hapisten çıktıktan sonra, özellikle Varlık dergisinde yayımladığı "Kanal", "Kırlangıçlar", "Arap Hayri", "Pazarcı", "Kağnı" (1934 - 1936) gibi öyküleriyle dikkati çekmiştir. Sabahattin Ali Anadolu insanına yaklaşımıyla edebiyata yeni bir boyut kazandırmıştır. Ezilen insanların acılarını, sömürülmelerini dile getirmiş, aydınlar ve kentlilerin Anadolu insanına karşı takındıkları küçümseyici tavrı eleştirmiştir. 1937'de yayınlanan Kuyucaklı Yusuf romanı, gerçekçi Türk romanının en özgün örneklerinden biridir. Sabahattin Ali'nin halk şiirinden esinlenerek yazılmış şiirlerini içeren Dağlar ve Rüzgâr (1934) adlı kitabı yazın çevrelerinde ilgi uyandırmış, örneğin Yaşar Nabi, Hakimiyeti Milliye'de şu övücü satırları yazmıştır: "Bu kitabın mümeyyiz vasfı halk edebiyatı tarzında bir deneme teşkil etmesidir. Sabahattin Ali'nin tecrübeli muvaffak neticeler vermiş. Ve bize, şiirleri doğrudan doğruya bir halk şairi elinden çıkmamış olduklarını hissetirmekle beraber, o tanıdığımız ve sevdiğimiz samimi edayı tattırabiliyor. Komplike imajlardan kaçınılmış olması, bu şiirlere büyük bir sadelik vermiş." Ancak, Sabahattin Ali, bu kitabından sonra şiirle ilgilenmemiş, sadece öykü ve roman yazmıştır. 'Leylim Ley', 'Aldırma Gönül' gibi halk dilinden yararlanarak yazdığı şiirler herkes tarafından bilinir. Sabahattin Ali, Varlık'ta Esirler adlı üç perdelik bir oyun da yazmış (1936), ancak bu türü de bir daha denememiştir.