“Sevgi neydi?” sorusunu hep duyduk ama bu kitapta gerçekten yüzleşiyoruz.
İlyas karakterine çok kızdım. Çünkü sevdiğini söyleyen ama sevmenin gereğini yerine getiremeyen biriydi. Duygusu vardı ama sorumluluğu yoktu. Zorlanınca kaçtı, mücadele etmek yerine kendini bıraktı.
Baytemir ise tam tersiydi. Sessizdi ama sağlamdı. Gösterişsizdi ama gerçekti. Sevgiyi sözle değil, davranışla gösterdi.
Asel’in yaşadığı ikilem aslında çok gerçek: kalp başka şey istiyor, hayat başka bir şey. Ama onun yaptığı seçim bana şunu düşündürdü; sevgi sadece his değil, aynı zamanda güven ve emek.
Kitap boyunca aklımda hep şu vardı:
İnsan neden elindekinin değerini zamanında bilmez?
Neden kaybettikten sonra çabalamak ister?
Bence Aytmatov burada çok net bir şey söylüyor:
Sevmek tek başına yeterli değil. Emek yoksa, o sevgi bir yerde tükeniyor.
Kısa ama etkisi uzun süren bir kitap. Bitince insanın içinde bir huzursuzluk ve bir farkındalık bırakıyor.