Kurgusu alışkın türden olmayan romanımız; Halismanda gelecekte ne olacaklarını kendilerinin belirlemediği, dış dünya ile tamamen izole şekilde büyüyen çocukların yaşamını anlatmakta. Bakıcılık ve bağışcılık. Bu iki kelimeyi sıkça okuyacağınız ama tam olarak ne anlama geldiklerini romanın sonuna kadar anlayamacağınız şekilde yazmış yazar. Tıpkı çocuklara büyüyünce ne olacaklarını hem anlatıp hem anlatmadıkları gibi...
Ruth, Tommy ve Katy ana karakterler ve Katy nin ağzından anlatılıyor tüm hikaye. İçerisinde elbette aşk ve sanat var ama dediğim gibi bu alışık olduğumuz türden değil.
Üslub olarak; genelde bir önceki sayfalara atıfta bulunarak yazım tarzının aksine bu romanda yazarın bir sonraki sayfalara atıfta bulunarak yazdığını göreceksiniz.
Gelelim daha derin konulara, ben kitabı okurken, daima şunu düşündüm, böyle bir geleceği nasıl kabul ederler? Ya da küçücük bir çocuk böyle bir gelecek için nasıl yetiştirilir hem de gözlerinin içine baka baka hem de ne olacaklarından bihabersiz.
Çocukları onların ağzından dinlemek isteyenler için...
iyi okumalar