·343 syf.····Okunma: 27 Ekim 2020 14:15 Merhaba,
Kitapla alakalı öncelikle şunu belirtmeliyim. Bu bir roman değil. Daha üst bir şey(tabii böyle bir derecelendirme varsa) felen de değil. Gerçek anlamıyla bu bir roman değildir. İroni yoktur. Ohhhh be rahatladım. Evet devam edersek peki nedir bu, roman yazıyor künyesinde ama değil diyorsun o zaman cevap ver diyebilirsin. Edward Abbey'in bir günlüğü, anı defteri, karalamaları, istediğini şeç ve hiçbiri yanlış olmayacaktır. Abbey'in vahşi doğaya bakışı, ve sadece doğaya değil genel bir bakış olarak her şeye ekonomik değeri nedir sorusuyla yaklaşımı eleştirmesi ve bunu yaparken Milli Park Görevlisi olduğu sıralarda yaptığı geziler ve duyduğu veya şahit olduğu olaylardan bahsetmesini içeriyor kitap. Şahit olduğu olaylar dediysem öyle romansı hikayeler beklemeyin. Sıradan bir kişinin yolda yürürken şaçılmış yaprakları tekmelerken düşüncelerini size anlattığını hayal edin. İşte o yaprakları tekmelemek kadar romansı anlattığı hikayeler. Hayatınızda bir parça kafanızı kaldırdığınızda gökyüzüne bakıp ne kadar güzel dediyseniz veya ormanda(veya parkta) ağaçların yeşil renklerinin farklı tonlarını farkettiyseniz veya gökyüzünden önünüze konan kuşun türünü merak edip google'ladıysanız bu kitabı sevebilirsiniz. Eğer bunları şimdi farkediyorsanız uzak durun, Abbey'de bunu isterdi. Gidin ve çevirmenlerin önünüze boca ettiği kitapları okumaya devam edin. Doğayı uzaktan, tablolardan sevin, ormana pikniğe gidin ve sakın piknik örtünüzü de unutmayın maazallah poponuz çimene değer, bacağınıza karınca çıkar veya hayır bu olmamalı ama önünüze bir akrep çıkar, doğada bunları görmek istemiyorsanız, şoğuk içeceklerinizi içip beyaz yaka hayallerinize dalmak istiyorsanız sakın ama sakın bu kitabı ellemeyin. Bir sayfa okumak mı istiyorsunuz lütfen topraklı yoldan arabanızla geçerken camı açmadığınız gibi bu kitabın sayfasını da açmayın. Bu kadar laf kalabalığı yeter, doğaya ilginiz varsa okuyun, çölü tanıyın, çöle gitme hayalleri kurun. Kitap size zaten 250 sayfa boyunca çöl tasviri yapacaktır. Zorluk çekmeyeceksinizdir. Tabii ki bu bir şaka fena halde zorluk çekeceksiniz, terden sırılsıklam olup leş gibi kokacaksınız, bir gölge için yalvaracaksınız ağzınız kuruyacak ve önünüzde sadece çöl olucak.
Kitabı okurken sıkılabilirsiniz, coğrafi terimlere alışık değilseniz ki ben yakından uzağından alakam yoktur, sayfalardan uzaklaşabilirsiniz. Ama dile getirelim ki sıkıcı şeylerden insanlar bıkmaz asıl eğlenceli şeylerden bıkarmış, sanırım doğru bu söz. Her neyse, Abbey size sulu cırtlak bir doğa övgüsü sunmayacak buna emin olabilirsiniz, doğa sevgisi adına yılanları öpüp akrepleri çak bir beşlik diye de selamlamayacak. Abbey, ikiyüzlü bir yaklaşım gütmüyor kitabında.
Son olarak eğer şehirde sıkışıp kalmış insanlardansanız uzak durun kitaptan, üzmeyin kendinizi tabii Abbey'i de sinirlendirmeyin.