İnsan doğduğu andan beri doğanın bir parçası olduğunu bilir. Toprağı sever, eker, eller, koklar. Toprakta onu sever, doyurur, barındırır, en son bağrına basar. Fakat insan doğada ki ebedi huzurdan kaçıp kendini taşa, betona, şehre hapseder. Mutluluğu arar da arar. Mutlu olduğunu sanır, aldanır.
.
Mustafa Kutlu'nun eşsiz kaleminden bu duru ve okurken düşündüren hikaye bizi Anadolu'nun topraklarına götürüyor. Hayatı boyunca kendine ait bir bahçesi ve bahçesinde çeşit çeşit meyve ağaçlarını, sebzelerini büyütmek isteyen bir adamın ailesine, köylülere, dosta düşmana karşı verdiği mücadeleyi çok naif bir şekilde anlatıyor. Bağı bahçesi, taşı toprağı gözümde canlanan çok güzel bir hikayeydi. Sonunda ise fazlasıyla duygulandım. Siz de bu buram buram toprak, aile, huzur kokan hikayeyi mutlaka okuyun.