Godot'yu beklerken neleri gözden kaçırıyoruz?
Puan vermedi·109 syf.··
2020 56. kitabı
·
31 saatte okudu
·
Okunma: 30 Ekim 2020 20:48
Samuel Beckett’in kaleme aldığı Godot’yu Beklerken absürt tiyatronun en iyi örneklerinden birisidir. 2. Dünya savaşından sonra kaleme alınmıştır. Bunun etkisi de oyunun genel havasına katkı sağlamıştır. Oyun ıssız bir yerde geçmektedir ve sahnedeki tek dekor da yaprakları dökülmüş bir ağaçtır. Absürt tiyatro gereği, öyle büyük de bir olay geçmez. Sıradandır her şey ve hayatın manasızlığına ayna tutar. Baş karakterlerimizin tek yaptığı bir şey var o da Godot’yu beklemek. Vladimir ve Estragon kuş uçmaz kervan geçmez bir yerde oturmuşlardır ve Godot’yu beklemektedirler. Oyunda,2 perdeden oluşmakta ve bu süreç onların birbirleriyle olan diyaloglarıyla geçer. Estragon sürekli unutmaktadır her şeyi. Vladimir ise Estragon’a göre daha mantıklı olan taraftır ve ona sürekli bir şeyler hatırlatır. Birbirleriyle konuşmaları sırasında farkındalık kazanmaya çalışırlar, sorgularlar. Derken sahneye Pozzo ve Lucky girer. Lucky, boynuna bağlı ipiyle epey bir dikkat çeker. İpi elinde tutan Pozzo da öyle. Lucky kölesidir Pozzo’nun. Vladimir ve Estragon onları ilk Godot zannederler. Fakat Godot yine gelmemiştir. Oyunun sonuna doğru da sahnede küçük bir oğlan çocuğu görürüz. Godot göndermiştir onu ve gelemeyeceğini iletir. 2. Perde de birinci perdeye benzer fakat olaylar küçük detaylarla biraz farklıdır. Genelde okuması zevkli bir tiyatro metniydi. Sembolizm dolu sayfalar bana bilmece çözüyormuş hissi verdi. O kurumuş ağacı yaşamla bağdaştırdım mesela. Her şeye rağmen o ıssız, kurak yerde bir başına duruyor. Varlığını sürdürüyor. Diğer büyük gizem ise Godot! Okurken sürekliği onun neyi temsil ettiğini düşündüm. Kimine göre tanrı, kimine göre ölüm, kimine göre umut olan Godot; bana göre ise hayatın anlamı oldu. Dün ve yarının ne olacağı hakkında düşünürken kaybettiğim bugün oldu. Varoluşumun amacı oldu. Kaybettiklerim oldu. Ama asıl sorun bence Godot’yu bekleyerek neleri gözden kaçırdığımız. Bence hayatın kendisini. Şu kısacık ömrümüze bir mana biçme çabamızın saçmalığı. Belki de Godot duymak istediğimiz hiçbir şeyi dile getirmeyecek. Peki ama neden onu hala beklemeye devam ediyoruz?
Godot'yu BeklerkenSamuel Beckett · Can Yayınları · 199010,1bin okunma
·
22 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.