Yine harika hikayeler okudum ve Zweig'a bir kez daha "Vaay bee" dedim. Bu adam savaşın insanlardaki psikolojisini çözmüş, eminim ki kolay değil, bunca şeyi görmek ve bunların altında ezilmemek gerçekten kolay değil. Bazı insanlar duyarsızdır, duyguları körelmiştir. Onlar bu yükün altından kalkabilirler hatta, bununla alay bile edebilirler ama Zweig gibi bir insanın buna kayıtsız kalması söz konusu bile olamazmış ki zaten karısıyla birlikte Satranç kitabını yazdıktan sonra intihar etmiş. Okuduğum çoğu kitabında savaşın bireylere ve topluma verdiği zararı çok güzel anlatmış. Bu kitapta da Lyon'da Düğün ve Wondrak hikayeleri savaşın acı yönlerini bir tokat gibi suratınıza vuruyor. Yüreğinize burkulma garantisi veriyorum. Diğer dört sayfalık kısa hikaye ise İki Yalnız İnsan, dış görünüşleri veya sakatlıkları yüzünden nasıl aşağılandıklarını anlatan gerçekten çok kısa ama yine de yüzünüzde acıma duygusunun mimiklerini uyandıracak, sanki onlar sizmişmişsiniz gibi bir his de uyandıracak türden bir hikaye.
Okuması oldukça kolay ama içi boş olmayan, yağ gibi akan türden ve aynı zamanda film izliyormuş hissi veren bir kitap. Keyifli okumalar dilerim, iyi pazarlar.