Kitap kesinlikle çok akıcı, yine bir Livaneli efsanesi. Kitabı okurken pek çok duyguyu hissettim; korku, heyecan, panik, eğlence, mutluluk, aşk, tatmin... Şikayetçi olduğum tek şey uzun oluşu. Normalde bundan hiç şikayetçi olmazdım ancak bu sıralar biraz ağır okuduğumdan olsa gerek bir türlü bitiremedim ve duruma sinir olup "niye bu kadar uzun bu kitap yahu?" sitemi yaptım. Onun dışında, kitapta net olarak günlük hayatımızda insanları aslında ne kadar tanımadığımızı daha iyi kavradım. Kahve içmek için oturduğumuz bir kafede bize ikram yapan garsonun, hatta belki bu garsonu beğenmiş bile olabiliriz, terör örgütüne üye olmak istediğini nerden bilebiliriz ki?