·1200 syf.··Beğendi
···Okunma: 05 Kasım 2020 18:33 Okumayı çok istediğim kitaptı ve gec bile kalmışım dediğim bir başyapıt oldu. Böyle kurgusu ve kalemi güçlü bir yazarın eserleri kaçırılmamalı.
1957 yılında basılan 1200 sayfalık bu kitabın malesef baskısı yok ve sahaflar çok uçuk rakamlara satıyor. Tekrar basıma girmesi gereken bir kült bu.
Okurken içine çekiyor, size o dünyayı yaşatıyor. Öyle an geliyor ki karakterlerle aynı yolu yürüyor, felsefesini ve uygulanabilirligini irdeliyorsunuz.
Dünyayı sırtında taşıyan Atlas artık vazgeçti... Atlas silkindi...
Üretimin durma noktasına geldiği, tüketiminse giderek arttığı, halkın sefalete sürüklendiği bir ülkede iktidarı ele geçiren tepeden inme diktatörler sizin varlıklarınızı, kimliğinizi ve mantığınızı sırf kendi keyfleri için sömürürlerse ne yapardınız? Yasamak için direnen ya da pes eden taraftan biri olmak zorundasınız. Peki günün birinde çalışanlarınız dahil elinizden tüm mal varlığınızı aldıklarında aç kalmamak için onlarla taraf mı olurdunuz yoksa aç kalma pahasına savaş mı verirdiniz.?
Ana karakter diye bir isim belirtmiyorum çünkü bunun için direnen bir beyin kitlesi var ve hepsi kendi alanında bir deha.
Objectivist Felsefesi üzerine kurguladığı kitabından bunu açık sekilde belgeyen cümleleri şu şekildedir
-
"Benim felsefemin esası insanın kahraman bir varlık olduğu, hayattaki manevi amacının kendi mutluluğu olduğu, en soylu faaliyetinin üretici başarıları olduğu, sahip olduğu tek absolunun de kendi mantığı olduğudur."