Gönderi

8/10
·78 syf.··
2020 20. kitabı
Anadolu kültürünü sımsıcak yansıtan 4 kısacık öykü ve yanında zweig tarzı nakledilmiş psikolojik bir dram dan olaşan bu nadide eserin herbiri toplumun kendi içerisinde sınıflara bölünürken onların diğer insanlara karşı olan tavrını yansıtmış. *Anadolu insanın saf temiz yüreğini yansıtan sivaslı Ali'ye ses olamaman pişmanlığı * * çobana biz senin ile aynı topraklardan geliyoruz deyipte fakat bi o kadar da kendi coğrafya insanına uzak olan egoist mühendisin içinde biriktirdiği kini zavallı köpekten çıkarması bize dedelerimizin şu sözünü anımsatıyor " okumuşsun fakat insan olamamışsın " * kocasına olan sadakati yüzünden kendinden vazgeçen Emine'yemi yansam yoksa devletin bel kemiği olan silahlı gücü kötüye kullanan şerefsiz devlet memurlarının kahpeliğnemi * sokağa düşmüş bir insanın çaresizliği ve ona yardım eden kenar dilberinin asilligi belki gözümüzde giyinişleri yüzünden dışladıgımız insanların iki göğsünün ortasında nasıl bir kalp taşıdıklarını nereden bilebiliriz ki ! * Evlilik vaadiyle söz verdiği insanı yarı yolda bırakan bi adamın yıllar boyu süren vicdan azabı ve iç hezayanları ile zindana dönen hayatı , Anadolu insanın sosyokonomik durumunu, çektiği ızdırapları farklı hayatlar içerisinde yaşayan insanların iç dünyalarını en ince ayrıntısına kadar anlatan bu kitabı mutlaka herkesin okuması gerektiğini düşünüyorum . ses edebiyatımızda önemli yer tutan kitaplardan birisidir. ancak ben, kağnı’da yer alan öyküleri de fazlasıyla önemsiyorum. ıskalanmış hayatlar gün yüzüne çıkartılıyor. sabahattin ali, yaşamış olduğu bölgelerin hem coğrafyasını hem de insanını çözebilmiş bir yazar. insanın içine, iyi ve temiz şeylere yükleniyor. bunları süslemek, etiketlemek yerine, tıpkı yazdığı insanlar gibi net bir şekilde söylemeyi tercih ediyor. öykülerinde kendi hayatından kesitlerde görebiliyorsunuz. yer yer çehov anlatımıyla, ironiyi tercih ediyor. kimi zaman yoksul sivaslı bir sazcının yürek burkan anılarını görebiliyorsunuz. düşman öyküsünde politik göndermelerini görüyoruz. “çünkü insanın kafası bir kere bunları düşünmeye başlarsa bu rahat koltuklarda bu kadar rahat oturmak mümkün olmaz sanıyorum.” bir skandal öyküsünde, toplumun çürümeye yüz tutmasını irdeliyor. bir nevi gregor samsa’laşmayı bu topluma monte ediyor. geleneğe bir eleştiri var öyküde. ses kitabındaki öykülerin hepsi ezilmişliği temsil ediyor. gözünü başkalarını için feda edenlerden. temizlik duygusuna farklı semboller yüklüyor yazar. bir umut ve sonuç vadetmiyor. olanı gösteriyor. duyguları hafiften kıpırdasa onlara susturuyor. biliyoruz ki, değiştirilmesi gerekilen şeyler var. ve yazarın isteği bu yönde. ses, öykücülüğümüzün yüz akı kitaplarından biri.
SesSabahattin Ali · Ren Kitap · 20197,8bin okunma
··
105 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.