Derunkitap

İnsan ruhunda neyin kıtlığını ve açlığını yaşıyorsa, dış dünyaya onun bolluğunu satmaya, göstermeye veya kanıtlamaya çalışır. Bu psikolojik mekanizma, bireyin kendi eksikliklerini örtme, telafi etme ya da farkında olmadan dışarıdan onay bekleme çabası olarak özetlenebilir.
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Fikirler de insanı yoruyor, nietzhce “herşeyi anlamak deliliktir.” der; bunu kndimde acı acı deneyimledim . Bazen her şeyden habersiz avâm bi ahval ile yaşayan insanlara öyle imreniyorum ki, çünkü hiçbir şeyin farkında değiller düşünce sıfır ve mutlu oluyorlar. Bence fikirlerden daha cazip olan şey sıradan insanlar gibi mutlu olmayı becerebilmektir.
“Hiç kimseyi memnun etmek için yaşamıyoruz; bunu kabullenmek lazım.” deriz ya, mesele tam da burada başlar. Çünkü bu düşünce herkese karşı aynı kolaylıkla uygulanamaz. Gönül, akıl gibi değildir; her şeyi mantığın dar sınırları içinde değerlendiremez. Kimi zaman yanlış olduğunu bile bile bir insana, bir hatıraya ya da bir ihtimale tutunur. Hayat da kişisel gelişim kitaplarının, yaşam koçlarının ya da sürekli mutluluk vaat eden söylemlerin anlattığı kadar kusursuz bir yer değildir. İnsan bazen neyi neden yaptığını bilmeden yürür, bazen de hiçbir anlam bulamadığı hâlde yaşamaya devam eder. Çünkü anlamsızlık da yaşamın bir parçasıdır; tıpkı umut, sevgi, özlem ve hayal kırıklığı gibi
“Nasîb müyesserdir” derler; lâkin gönül bu fermâna âmâdır. Akıl menzil-i hakîkati gösterse de, dil-i şeydâ nasîbi olmadığını bile bile o yola revan olur. Zîrâ gönül, hesâba ve mantığa sığmaz; sevdiğine mahkûm olur, vuslatı değil, hasreti dahi kendine baht eyler.
Edebiyat
Dünyanın en güzel çiçeği bile olsa vitrinde anısı olan kurumuş bi güle değişmem…