Bazı insanların size karşı bitmeyen bir tahammülsüzlüğü vardır. Attığınız adımdan, kurduğunuz cümleden, hatta sustuğunuz vakitten bile rahatsız olurlar. Çünkü insan bazen başkasında, olmak isteyip de olamadığı kişiyi görür. İşte o vakit içindeki eski yenilgiler yeniden canlanır.
Gerçekleşmemiş hayaller insanın ruhunda sessiz bir çürüme bırakır. Zamanında cesaret edemedikleri, ulaşamadıkları yahut kaybettikleri şeyler; yıllar sonra onların mizacını sertleştirir. Dışarıdan bakıldığında öfke gibi görünür ama hakikatte o, kırılmış bir gururun ve geç kalmışlığın acısıdır.
Bu sebeple bazı kimseler daima küçümser, daima kusur arar. Zira kendi iç huzurunu kaybetmiş insan, başkasının huzuruna da tahammül edemez