İki şehrin hikayesi inceleme
bazı şaheserler vardır kenarda köşede duran karakterleri bize kendini ana karakterlerden daha yakın hissettirir.
Çaresiz bir aşığın aşık olduğu kadının mutluluğu için onun kocasına olan benzerliğinden yararlanıp kocasının yerine giyotine gitmeye gönülden razı olması avukat Sydney Carton üstü körü yaradılışıdan lucie karşı en başından beri uzak durması onun mutluluğu için bir başkası ile evlenmesin den dolayı tuhaf bir mutluluk hissetmesi ve en sonunda Aşkın acı zehrine dayanamayıp aşkının aşkı için giyotine gitmesi sheakespeare ın ''Aşkından hasta olan, ilaçtan zehirlenir.'' sözünün karşılığıdır peki ilaç aşkın gücüne dayanamayan bir aşığın, aşkının mutluluğu için tercih ettiği ölüm değilmiydi.
Sydney Carton, toplumda kendini ifade edemeyen, sevgi den yoksun, başkalarının mutluluğu ile mutlu olan kenarda köşede izleyen ve yıpranan bir bireyin rol modelidir.
bir dünya klasiği. fransız ihtilalini, sınıflaşmayı, sınıflaşmanın yıkılmasını, koyun halkı, aç gözlü halkı, koyun soyluyu, aç gözlü soyluyu gayet güzel anlatan, aşkı fedakarlıklarla tasvir eden bir charles dickens yapıtı. başları oldukça gizemli geldi bana ve en büyük korkum, karakterlerin, isimlerin arasında kaybolacak olmamdı. ama bunların hiçbiri olmadı ve roman yarısından sonra son derece sürükleyici bir hal aldı. ayrıca olay örgüsü o kadar başarılı kurulmuş, simgeler o kadar yerinde kullanılmış ki insan hayran kalıyor doğrusu...
içerdiği aşk öyküsünden çok dönem londra ve paris'inin sosyolojik yapısıyla ilgili analizleri etkilemiştir beni. yere dökülen şarabı bezlerle emerek içen ve bebeklerine, çocuklarına içiren insanlar, halkın idamlara olan açlığı daha doğrusu tek eğlencelerinin bu idamlar oluşu, mezar hırsızlarının etkinliği, soyluların halka yaptığı eziyetler, halkın