Derunkitap

Puan vermedi·176 syf.··
2021 45. kitabı
 tolstoy'un haci murat isimli romaninda şeyh şamil tarafindan oldurulmek istendigi icin ruslara katilan haci murat'in hazin ve ibret dolu hikayesi anlatilir. romanda haci murat, onceleri seyh samil'in sag kolu iken, sonradan aralarindaki bir kan davasi sebebiyle ona dusman kesilir. tolstoy, romanina kaynak olarak rus vesikalarini aldigi icin boyle bir yanilgiya dusmustur. seyh samil, kafkasya'nin bagimsizligi icin elinden gelen gayreti gostermis, bu ugurda oz evladini dahi kendi elleriyle dusmana teslim edebilmis, kahramanliklari ile efsanelesmis bir liderdir. haci murat ise seyh samil'in bu mucadelesi esnasinda surekli olarak yaninda bulunmus, onun naipligine kadar yukselmis bir kisidir. haci murat, romanda anlatilanin aksine, seyh samil tarafindan verilen cok onemli bir vazife ile ruslara katilmistir. konunun asli, tarik mumtaz goztepe tarafindan yazilan, seyh samil'in kucuk oglu kamil pasa tarafindan incelenen ve torunu said samil bey tarafindan da tetkik ve tashih edilen "dagistan arslani seyh samil" adli eserde anlatilir. tarik mumtaz goztepe, soz konusu eserinde konuyu su sekilde ele alir: "gurcistan'in rus ordulari tarafindan siddetli surette takviye edilmesi ve sıkı bir kontrol altina alinmasi uzerine, haricten silah tedariki imkansiz hale gelmisti. samil'in buyuk ve sasirtici dehasi, bu hayati ihtiyaci dusmandan temin ve tedarik etmekten aciz olmadigini gostermek icin, harikulade curetli ve akillara hayret verici bir tesebbuse gecti: bu tesebbuse gore; haci murat, imam'a isyan edecek, yahut samil tarafindan idama mahkum edilecek, bunun uzerine hayatini kurtarmak icin basini alip kacarak ruslara iltihak edecek ve onlarin emniyetini kazandiktan sonra, mukemmel rus silahlariyla mucehhez bir ordu teskil edip guya samil'in uzerine yuruyecek ve bu silahlari
Hacı MuratLev Tolstoy · Ren Kitapevi · 202018,5bin okunma
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Puan vermedi·128 syf.··
Beğendi
·
2021 44. kitabı
Oyundaki karakterlerin neredeyse hepsi Problemli, mutsuz ve umutsuz. yalnızlık ve eylemsizlik ile örülmüş bir ağ var karakterler çevresinde örneğin trepleyevin annesi oğlunun mutsuzluğunu ve taktir edilme ihtiyacının farkında olmasına rağmen asla onun bu isteğini ona vermiyor. hatta her fırsatta onu germeyi eleştirmeyi kendine hak görüyor ve bu da treplevi maalesef kaçınılmaz bir sona sürüklüyor Metin her ne kadar yüzeysel olarak bakıldığında bir aşk hikayesi gibi görünsede aslında arka planda iletişimsizliğin sıkıntılarını ve eylemsizliğin getirilerini görüyoruz. ünlü rus yazar anton çehov'un 19. yüzyılda yazmış olduğu eserin adıdır. martı, orta-aydın tabakanın yaşamış olduğu üretimsiz ve dolayısıyla faydasız hayatın bir eleştirisidir. eserde döneme dair ayrıntılara rastlamak çok fazla mümkün değildir,bu sebepten martı için 'dönem eleştirisidir' demek yanlıştır. çehov karakterler arasındaki iletişimsizlik,bencilik ve bugünün içinde geçmişi yaşama isteği unsurlarını kullanarak, bu unsurları hayatlarına yaymış insanların başarısız ve dolayısıyla mutsuz olacağını savunmaktadır. martı kendi kendine okunup anlaşılabilecek bir eser değildir,neredeyse her cümlenin ve her sözcüğün barındırdığı bir derin anlam vardır. anlayabilmek ve fikir edinebilmek için düşünüp,kafa yormak gereklidir.
MartıAnton Çehov · İndigo Kitap Yayınları · 201926,7bin okunma
Puan vermedi·544 syf.··
2021 43. kitabı
Tolstoy Diriliş eserinde dmitry nehlüdovun yaşadığı karakter değişimi psikolojik buhranları size bu hayatta birşeyler katabilir lakin savaş ve barışta Fransız kültürünü benimseyerek yani bizim deyimimizle tenekelesmiş aristokratların izdivaçlarindan bize ne ! cephede proleterya ölürken kim ipler aristokratları edebiyat tarihinin "en büyük" romanı sıfatıyla promosyonu yapılırken hacimsel niteliği kastedilen, ancak yanlış anlaşılma sonucu en iyi ve nitelikli roman sanılarak efsaneleşen eserdir tolstoy tarihi ve kişilerini tarihçilerinkinden daha geniş bir perspektifle yorumlamaya çalışmış ve görüşlerini romana yedirmiştir. ahlakçı yapısı ve anarşist hristiyan kimliğinin izdüşümünü romanın iki ana kahramanında görmek mümkündür. piyer ve andrey'in varoluş, hayat, ölüm ve savaşın anlamına dair arayışları esasen tolstoy'un hayatı boyunca sürecek arayışlarıdır. ancak harıl harıl kitabı yazdığı dönemde tolstoy, zannımca arayışında tıkanmıştır ki, şöyle bir cümle vardır kitapta: "anlamını kavrayamadığımız olayları açıklayabilmek için tarih alanında kaderciliği kabul etmek gereklidir." pasif, sarsak, inançsız piyer'in inançlı bir aktiviste dönüşmesi, andrey'in yaralandığında imana gelmesi, nikolay rostov'un aşırı milliyetçi kesilmesi birazcık havada mı kalmaktadır, yoksa benim okuduğum baskının tam metin olmaması mı beni yanıltıyor bilmiyorum.
Savaş ve BarışLev Tolstoy · Anonim Yayınları · 201125,9bin okunma
Puan vermedi·464 syf.··
Beğendi
·
2021 42. kitabı
İki şehrin hikayesi inceleme bazı şaheserler vardır kenarda köşede duran karakterleri bize kendini ana karakterlerden daha yakın hissettirir. Çaresiz bir aşığın aşık olduğu kadının mutluluğu için onun kocasına olan benzerliğinden yararlanıp kocasının yerine giyotine gitmeye gönülden razı olması avukat Sydney Carton üstü körü yaradılışıdan lucie karşı en başından beri uzak durması onun mutluluğu için bir başkası ile evlenmesin den dolayı tuhaf bir mutluluk hissetmesi ve en sonunda Aşkın acı zehrine dayanamayıp aşkının aşkı için giyotine gitmesi sheakespeare ın ''Aşkından hasta olan, ilaçtan zehirlenir.'' sözünün karşılığıdır peki ilaç aşkın gücüne dayanamayan bir aşığın, aşkının mutluluğu için tercih ettiği ölüm değilmiydi. Sydney Carton, toplumda kendini ifade edemeyen, sevgi den yoksun, başkalarının mutluluğu ile mutlu olan kenarda köşede izleyen ve yıpranan bir bireyin rol modelidir. bir dünya klasiği. fransız ihtilalini, sınıflaşmayı, sınıflaşmanın yıkılmasını, koyun halkı, aç gözlü halkı, koyun soyluyu, aç gözlü soyluyu gayet güzel anlatan, aşkı fedakarlıklarla tasvir eden bir charles dickens yapıtı. başları oldukça gizemli geldi bana ve en büyük korkum, karakterlerin, isimlerin arasında kaybolacak olmamdı. ama bunların hiçbiri olmadı ve roman yarısından sonra son derece sürükleyici bir hal aldı. ayrıca olay örgüsü o kadar başarılı kurulmuş, simgeler o kadar yerinde kullanılmış ki insan hayran kalıyor doğrusu... içerdiği aşk öyküsünden çok dönem londra ve paris'inin sosyolojik yapısıyla ilgili analizleri etkilemiştir beni. yere dökülen şarabı bezlerle emerek içen ve bebeklerine, çocuklarına içiren insanlar, halkın idamlara olan açlığı daha doğrusu tek eğlencelerinin bu idamlar oluşu, mezar hırsızlarının etkinliği, soyluların halka yaptığı eziyetler, halkın
İki Şehrin HikâyesiCharles Dickens · Can Yayınları · 202376,6bin okunma
Puan vermedi·64 syf.··
2021 41. kitabı
Fazla bilgi ve insanı mutlu etmediği gibi şüphelere mahkûm eder. En mükemmeli yapmak  en anlaşılmaz olmak, en iyi sanatçı olmak en yalınız sanatçı olmak demektir.  Anlaşılamayacak kadar üstün eser bırakan kişi anlaşılamadığı için üzülememeyi de bilmelidir. Ressam Frenhofer, on yıl boyunca  atölyesine kapanarak soyut bir olağan dışı resim yapmaya çalışır. Resimlerinin sergilenmesinden hoşlanmayan Frenhofer, “gözü gibi koruduğu, ruhu olduğuna inandığı eserini resimden anlayacaklarını umduğu hayranı olan genç bir ressam ile arkadaşı usta bir ressama gösterir.  Kendince olağanüstü bir resim yapmış ve buna uygun bir eleştiri hatta beğeni beklemektedir. Ama tenkitler umduğu gibi olmayınca ressam aklını yitirmiş, çılgınca bir karar vermiştir. Genç ve adı pek duyulmayan bir ressam olan Nicolas Poussin, usta ve tanınmış bir ressam olan Porbus'u ziyaret etmek için onun atölyesine gider   Oysaki atölyede Frenhofer ‘de vardır. Nicolas Poussin atölyede Frenhofer ile Porbus’un tartışmasına şahit olur. Frenhofer, arkadaşı Porbus’un yeni bitirdiği büyük bir tablo hakkında ustaca yorumlar yapmaktadır.  Bu resim de Porpus bir kadını resmetmiştir. Frenhofer  adı Mısırlı Meryem olan Porbus’un bu resmini kendi sanat anlayışına göre eleştirmiştir.   “Hanımı yeterince bu resme iyi monte etmişsiniz. Ama bu bir canlı değil, bu bir resim ölüsüdür. Siz insanlar bir cesedi anatomi yasalarına göre en doğru ve en dikkatli şekilde resmettiğinize inanıyorsunuz! Ana hatları, paletinizde önceden karıştırılmış et tonları ile dolduruyorsunuz, bir tarafını diğerinden daha koyu tutmaya dikkat de ediyorsunuz.  Masanın üstünde duran çıplak bir kadına göz attığınız için, doğayı  en doğru hali ile  kopyaladığınızı düşünüyorsunuz. Ki siz resamların Tanrı'nın sırlarını çaldığınızı varsayalım. . .
Gizli BaşyapıtHonore de Balzac · Can Yayınları · 20194,493 okunma