Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

Puan vermedi·128 syf.··
2022 2. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 07 Ocak 2022 18:03
Hepsinin içinde farklı dert taşıdığı ve zaman ilerledikçe bu dertlerin içinde boğulduğu karakterlerle dolu bir tiyatro eseridir Martı. Olaylar Treplev'in etrafında dönse de her karakterin olay örgüsünü şekillendirecek bir etkisi mevcuttur. Karakterlerin hemen hepsini ya yaşadığı sıkıntıyı dile getirmesiyle ya da hayalleriyle tanıyoruz. Kişilerin özelliklerinden ziyade hedeflerine yönelik izler taşıyan bu kitapta hemen herkesin kendinden izler taşıyan bir karakter bulması çok olası. Treplev Dekadanları temsil etmekle birlikte, Treplev'in annesi olan Arkadina ise toplumca kalıplaşmış fikirleri benimsemektedir. Arkadina gerçekten hiçbir yeni fikre açık değildir, bunu oğlunun piyesindeki iki cümleyi bile dinleyememesinden çok net anlayabiliyoruz. Bunun yanında oğlunu sürekli eksik gören, annelik görevlerini yerine getirmeyen bir kadındır ve bu durum Treplev'in sürekli kendini annesine kanıtlamak istemesine ve sevgi konusunda açlık çekmesine sebep olmaktadır. Nina, şöhret aşkı yaşayan bir kadındır. Şöhret yolunda çekilecek her cefaya katlanabileceği imajını vermektedir. Trigorin ile yaptığı sohbetlerde bunu görebiliyoruz. Nina şöhret yolunda gençliğini feda etmiştir fakat belki gururundan belki de kendi de söylediği gibi Treplev'in ondan nefret etmesinden korktuğu içindir, yine de bu hayata devam etme kararı almıştır. Trigorin ise diğerlerinden farklı olarak başarılı biridir, onun sorunu ise başarısını yetersiz bulmasıdır. Bütün eserleri toplumca beğenildiği ve çokça ünlü olmasına rağmen yazdıklarını beğenmez ve yeterli bulmaz. Ve son olarak esere can veren karakterimiz Treplev. Kendisi genç bir yazar adayıdır. Genç olmasının yanında oldukça yenilikçi ve soyut karakterler yazan bir tiyatro yazarıdır. Lakin eserlerini anlayacak ve beğenecek insanlara ulaşamamaktadır.
Tiyatro
MartıAnton Çehov · İndigo Kitap Yayınları · 201926,6bin okunma
Puan vermedi·128 syf.··
2021 52. kitabı
·
5 saatte okudu
·
Okunma: 05 Nisan 2021 01:15
Aşk dolu bir tiyatro kitabı Martı.. Yazarların, oyuncuların dünyasına girmemiz için kapıyı aralıyor bizlere. Bütün duygularını doruklarda yaşayan sanatçıların hayatlarına konuk oluyor, onlarla biz de yaşıyoruz. Sayılı karakter olmasına karşın farklı insan tipleri ve onların yaşadığı gelgitleri görebiliyoruz. Hayattan bıkmışlar, hayata tutunmak için bir dal arayanlar ve hayata karşı hala umudu olanlar. Karşılıksız aşklar, aşktan vazgeçenler ve aşk acısını en derinden yaşayanlar... Akıcı, eğlenceli, okurken hep sonraki cümleyi merak ettiren belki kısa ama içinde birçok şeyi barındıran bir kitap. Özellikle bu türü sevenlere tavsiye ederim. Keyifli okumalar.
MartıAnton Çehov · İndigo Kitap Yayınları · 201926,6bin okunma
Puan vermedi·128 syf.·
2025 1. kitabı
Anton Çehov un bu kitabı hayalleri, kırık aşkları ve sanatın anlamını sorgulayan derin bir eserdir. Her karakter, bir yandan sevilmek ve başarmak isterken, bir yandan da hayatın acı gerçekleriyle yüzleşir. Martı sembolü, özgürlüğü ve hayalleri temsil ederken, Nina’nın düşüşünü de simgeler. Çehov, sade diliyle insanların içsel boşluğunu ve hayatın sıradan ama derin hüznünü etkileyici bir şekilde anlatır. Keyifli okumalar
Alıntı
MartıAnton Çehov · İndigo Kitap Yayınları · 201926,6bin okunma
Martı ‘Jonathan!’
Puan vermedi·128 syf.··
2025 4. kitabı
Basit bir kişisel gelişim gibi görünse de aslında çalışmanın, daha iyi olmanın, potansiyeli ifade etmenin adı Martı Jonathan. Bir de olayın dünyada mitleşme ile benzerliğiçok ilgimi çekmişti. Bir yerde gerçeği mitle karıştırıp bireyler olanı erişilmez kılma çabasına giriyor. Tembelliği bir şekilde normalleştirmeye çalışıyorlar. Zira jonathan efsaneye dönüşüyor. Bu da sonraki nesillerin önünü kesen bir gelişme. Gerçek dünyada da benzer tarihi durumlar söz konusu. Şöyle ki; bir birey çıkıp üst bir seviyeye ulaştığında çevresine de yardım etmek ister. Eder de. Sonrasında ilgili kişinin çevresindeki ‘inanç’ halesi genişledikçe yukarda da anlatıldığı gibi ‘mitleşme’ devreye girer. Verilen emekler sanki bir hayal ürünü sanki gerçekleşmesi olanaksız durumlarmış gibi algılanır. Zira toplum gelişimin önündeki en büyük engeldir. Engel zihinde var olmuştur. Ve artık yeni bir ‘bireysel güç’ gelmedikçe tüm gelişimler de durmuştur, gerilemiştir. Tıpkı insanlığın tarihi gibi. Zor ama bunu atlamanın tek yolu toplumsal eğitimin sürekli yenilenmesi, güçlenmesi ve gelişime, değişime açık olmasıdır. Bizim gibi üçüncü dünya ülkelerine örnek olacak bir hikaye.
Alıntı
MartıAnton Çehov · İndigo Kitap Yayınları · 201926,6bin okunma
6/10
·128 syf.··
2021 50. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 12 Ağustos 2021 12:49
Olaylar ve isimler arasındaki boşlukların tasvirlerle, okumayı kolaylaştırıcı detaylarla doldurulduğu düz metinli bir roman formatında okumayı veya bir tiyatro oyunu olarak izlemeyi tercih ederdim. İsimlerin çok olması kafa karıştıyor ancak arada verilen ince mesajlar gerçekten çok güzel.
1000Kitap
MartıAnton Çehov · İndigo Kitap Yayınları · 201926,6bin okunma
Puan vermedi·128 syf.··
2021 23. kitabı
·
19 günde okudu
·
Okunma: 27 Haziran 2021 09:24
Tiyatro turunde diyalogları dolu dolu edebiyat taşıyan şahane bir durum hikayesi. 4 perde oyunda sanki NBC filmi izledim. Ahlat Ağacı filmindeki Sinan benzeri karakterler karşıma çıktı. Arkadina, Nina Treplev gibi mücadele ederken yaşamın gerçeği ümitsizliğe kapilmalari hayatın tam gerçeği işte bu dedirtti. Tekrar tekrar okumak isteyecegim...
Edebiyat
MartıAnton Çehov · İndigo Kitap Yayınları · 201926,6bin okunma
Martta Martı Okumak! :)
5/10
·128 syf.··
2021 11. kitabı
Durum hikâyesinin Dünya edebiyatındaki öncüsü Anton Çehov'un okuduğum ilk eseri. Durum hikâyesinin bütün anlatım özelliklerini iliklerine kadar hissettiren bir eser. Karakterlerdeki isim karmaşası okuyucuyu epey yoruyor. Konu olarak platonik aşka yönelmesi sebebiyle ise birçok insanın kendinden bir şeyler bulabileceği mini bir piyes. Açıkçası beni kendine çok çeken bir eser olmadı. Okurken "vayy bee" deyip etkilendiğim kelimeler, cümleler, sahneler olmadı. Ama kısa olması nedeniyle bir solukta okuyabileceğiniz bir eser...
MartıAnton Çehov · İndigo Kitap Yayınları · 201926,6bin okunma
10/10
·128 syf.··
Beğendi
·
2022 49. kitabı
Dünya Tiyatrolar Günü’nde Martı… Usta yazar Anton Çehov’un 1800’lü yıllarda yazdığı, 19. Yüzyıl Rusya’sında geçen oyun günümüze değin ulaşan değişmez etkisiyle sanatın ölümsüzlüğünün kanıtı… Dört perdelik piyeste Çehov; edebiyatın tüm sınırların dışında kaldığını, insanların özgür alanları olması gerektiğini ve eleştirinin kimi anlarda yıkıcı etkiler yarattığını anlatmak istemiş; eleştirinin sert rüzgârıyla kırdığı dalın her koşulda yeşermekten vazgeçmeyeceğini de… Olay örgüsü göl kıyısında bir çiftlik evinde; çiftliğin çalışanları, sahipleri, konuklarıyla capcanlı bir atmosfer yaratılarak kurulmuş. Düş kırıklıkları, aşk sancıları, başarısızlık sızılarıyla sarmalanmış bir hüzün, Çehov’un sihirli kalemiyle insanın yüreğine akıveriyor, sahneler konunun nereye varacağı merakıyla okunuyor; bir tiyatro oyununun verdiği eşsiz tatla. Aktris anne İrina, onun yazar erkek arkadaşı Trigorin, İrina’nın genç oğlu yazar Treplev, Treplev’in aşkla bağlı olduğu Nina… Kendi varlığıyla, yaptığı işle övünen İrina, sevgisini gösteremediği oğlunun yazıp sahnelediği oyunu beğenmiyor, bunu fazlasıyla yansıtıyor. Mutsuz olan Treplev her şeyi bırakıp annesinden, ortamdan uzaklaşıyor. Öldürdüğü bir martıyla geliyor eve, piyesinin oyuncusu büyük aşkı Nina’ya gösteriyor kuşu; içinde ölen bir şeyleri, sevdiği kadın Nina’nın yazar Trigorin’e hayranlığını bilmenin hüsranını, kendine duyduğu yetersizliği açıklamak istercesine… Ölü martı, içi doldurulmuş olarak varlığını sürdürürken, amaçladıkları yerlere gelememiş, ruhen mutsuz karakterleri simgeleyen bir sembol aslında; ne denli kanat çırparlarsa çırpsınlar uçamayanların umarsız çabalarını anlatıyor… Sonunda Nina, hayranlığını gizleyemediği yazar Trigorin’in ardından gidiyor; hayatını feda etme pahasına. Genç Treplev her şeye karşın yazmayı
MartıAnton Çehov · İndigo Kitap Yayınları · 201926,6bin okunma
Puan vermedi·128 syf.··
Beğendi
·
2020 1. kitabı
Anton Cehov’un Drama eseridir. İlk başlarda isimler karışık verildiği için kişilerin yerini oturtmakta zorlandım fakat ilerledikçe olay örgüsüde oturmaya başladı. Sonunu gayet heyecanlı bir şekilde bekleyerek okudum. Anton ÇehovAnton Çehov MartıMartı
İlişkiler
MartıAnton Çehov · İndigo Kitap Yayınları · 201926,6bin okunma
8/10
·128 syf.··
Beğendi
·
2020 307. kitabı
Çehov’un en önemli eserlerinden biridir Mart’ı Daha önce de okudum ama zamanın yıpratıcılığını karşısında tekrar okumanın faydalı olacağını düşündüm İyi ki de okumuşum Siz de okuyunca hak vereceksiniz İyi okumalar Varolun
Edebiyat
MartıAnton Çehov · İndigo Kitap Yayınları · 201926,6bin okunma

Yazar Hakkında

Anton ÇehovYazar · 155 kitap
Anton Pavloviç Çehov (29 Ocak 1860, Taganrog Rusya - 15 Temmuz 1904, Badenweiler, Almanya), Rus tiyatro yazarı ve modern kısa öykülerin kurucularındandır. Rusya'nın güneyinde Azak Denizi kıyılarındaki Taganrog'da bakkal bir babanın oğlu olarak Dünya'ya geldi. Dört çocuklu bir ailenin ortanca çocuğudur. Babası, ticaretten çok dini konulara eğilimleri olan sert ve otoriter bir adamdı. Babasının baskısıyla kilise korosunda ilahi söyleyen Çehov, ticarette başarı sağlayamayan babasının yerine dükkân işleriyle de ilgilendiğinden lise eğitimi uzadıkça uzadı. Çehov, bir süre Yunanlı çocukların devam ettiği yerel bir okulda okudu. Daha sonra on yıl boyunca lisede Yunan ve Latin klasikleriyle temel bir eğitim gördü. Düş gücüne fazlasıyla olanak tanıyan bu eğitim Çehov'un yaşamı boyunca klasiklerden hoşnut olamamasına yol açacaktı. "Edebiyat Öğretmeni" adlı hikâyesi üniversite yıllarına aittir. 1876'da babasının iflas etmesi üzerine ailesi Moskova'ya göçtüğünde, kendisi bir ağabeyi ile birlikte Tagangrog'da kalarak liseye devam etti. Üç yıl boyunca, henüz çok genç olmasına karşın kendi hayatını kendi kazandı. Zor koşullar altında geçen çocukluk yılları, hikâyelerinde çocuklara geniş yer vermesine ve hep hüzünlü, incinmiş çocukları anlatmasına neden oldu. 1879'da liseyi bitirdi ve Moskova'ya giderek tıp fakültesine girdi; 1884'te doktor oldu. Tıp öğrenimi sırasında ailenin geçimine katkıda bulunmak için çeşitli dergilerde yazılar yazdı. Bu dönemde yazdığı yazılarını "Melbourne'ün Masalları" adlı kitapta toplayarak üniversiteyi bitirdiği yıl ilk kitabını yayınladı. Çehov, üniversiteyi bitirir bitirmez hekimliğe başladı. "Cerrahlık", "Cansız Ceset", "Kaçak" adlı hikâyelerini bu dönemde yazdı. Hekimlik çok vaktini aldığından yazmasına engel olmaya başlayınca hekimlikten vazgeçip yazarlığa yöneldi. Yazarlığına hekimliğinin izleri görülür. Pek çok kimse onun Çarlık Rusyası'nı anlatışını, bir doktorun hastalığı teşhis edişine benzetir. 1887'de "Alacakaranlıkta" adlı öykü kitabıyla Rus Akademisi tarafından verilen Puşkin ödülü nü kazandı. Aynı yıl ilk büyük tiyatro oyunu "İvanov", Moskova'daki Korsch Tiyatrosunda sergilendi. Ünlü öyküsü "6. Koğuş" 1892'da yayınlandı. Aynı yıl kolera salgını olan bölgelerde doktor olarak aktif rol oynadı. Merkez Rusya'da bir Melikhov adını verdiği bir malikane satın alarak taşındı ve yaşamında "Melihova dönemi" denilen yeni bir dönem başladı. Bu dönemde yaratıcılığının zirvesine ulaştı. Sürekli kendisini ziyaret gelen dostlarını malikanede ağırladı. 1894 yılının bir bölümünü yurtdışında geçirdi. Bu arada vereme yakalandı, tedavi için Kırım'a geçti. 1895'te "Martı" oyununun ilk versiyonunu yazdı. "Sakhalin Adası"nı yayınladı. Tolstoy ile tanıştı. Oyunun St. Petersburg'daki ilk gösterimi başarısızlıkla sonuçlandı. 1897'de Köylüler adlı uzun öyküsünü yayınlattı. 1898'de Sanat tiyatrosunu Stanslavski ile birlikte kuran Nemiroviç-Dantçenko Martı'yı sahnelemek için Çehov'dan izin istedi, bu arada Çehov, ilerde evleneceği aktris Olga Knipper'le tanıştı. Martı oyunu büyük başarı elde etti. Çehov'un babası öldü. 1899'da Vanya Dayı'nın ilk gösterimi yapıldı, Toplu Yapıtlarının ilk cildi yayımlandı. 1901'de Üç Kızkardeş sahnelendi; Çehov, Kafkasya seyahatinden sonra bir ev yaptırdığı Yalta'ya döndü ve Olga Knipper ile evlendi. 1904'te "Vişne Bahçesi" Moskova'da sahnelendi. Sağlığı bozulan Çehov, eşi ile birlikte Almanya'ya gitti ve Badenwiller'da öldü. Çehov'un bütün yapıtları ölümünden 40 yıl sonra 20 cilt halinde yayımlandı. Bu yayının 8. cildinde Çehov'un sayısı birkaç bine ulaşan mektupları yer alır. Çehov'un tiyatro sevgisi çocukluk yaşlarında izleyici olarak başladı. Vodvil olarak adlandırdığı birer perdelik oyunlarıyla, dörder perdelik oyunlarından ilk ikisi olan İvanov ve Orman Cini'ni 1887-1890 yıllarında yazdı. En ünlü eseri [Çalıkuşu] idi. Vodvilleri taşra tiyatrosunda büyük başarı kazandı. Bir Moskova tiyatrosunda sahnelenen İvanov da çok büyük başarı sağladı. Orman Cini'nin aynı başarıyı sağlamaması üzerine Çehov oyun yazmaya uzun süre ara verdi. Martı'yla yeniden oyun yazmaya başlaması ikinci başarısızlığı beraberinde getirdi. Bunun üzerine Çehov tiyatroyla ilgisini kesmeye karar verdi. Bir mektubunda şöyle diyordu: "700 yıl yaşasam bir piyes yazmam. Nesine isterseniz bahse girerim." Bunları yazarken tiyatro sevgisini hesaba katmamıştır. Bu sırada Vanya Dayı büyük övgülere layık görülüyordu. Martı'nın ikinci sahnelenişinde kazandığı büyük başarı da Üç Kız Kardeş ve Vişne Bahçesi'ni yazmasını sağladı