Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

8/10
·76 syf.··
2021 2. kitabı
Kimseye, hiçbir şeye benzeme gayesi barındırmadan birey olmak nedir sorusunun salt yanıtıyla başbaşa kalacaksınız. Kendimizi nasıl sınırlandırdığımızı, çok yönlü düşünmede ne kadar cimri olduğumuzu tek nefesle akıp, aktıkça da zihnimize müthiş düşünceler isabet ettiren başarılı bir kitap. Özgürlüğümüzün ve yapabileceklerimizin sınırı yok.
MartıAnton Çehov · Karbon Kitaplar · 201826,6bin okunma
10/10
·76 syf.··
2021 6. kitabı
·
19 günde okudu
·
Okunma: 27 Şubat 2021 14:15
Anton Çehov'un dört perdelik eseri.. Bir oturuşta okuyabileceğiniz bir kitap. Çehov'un dili zaten anlaşılır olduğundan ötürü rahatlıkla okuyabilirsiniz.. Sanatı anlamak ve sorgulamak için muhteşem bir kitap. Sanatı nasıl anlarız, nasıl yapmamiz gerek bunları aslında bize yansıtıyor ve aktarıyor.. Şimdiden keyifli okumalar dilerim.. Çehov'un diğer eserlerine de göz atın derim.. Sanatla kalın
MartıAnton Çehov · Karbon Kitaplar · 201826,6bin okunma
Puan vermedi·76 syf.··
Beğendi
·
2020 3. kitabı
·
28 saatte okudu
·
Okunma: 29 Ocak 2020 18:06
Bu tam olarak bir inceleme değil. Hissettiğim güzel duyguları dönüp baktığımda hatırlamak için yapacağım ufak bir iç dökme. İki gündür Anton Çehov okuyorum. Dün "Altıncı Koğuş" bitti. Bugün "Martı". İkisi de daha önce okumadığım türlerdendi. Kısacık kitapları hiç sevmem. Hep bir yarım kalmışlık hissi oluşturur bende. Daha doyamadan bitiverirler. Ama Çehov kısacık kitabına öyle yoğun duygular aktarmış ki okurken bende o duygu yoğunluğunu yaşadım. Üzerimde müthiş etkiler bıraktı. Anlatamadığım, cümlelerle ifade edemediğim harika bir yazar. Seni tanıdığıma çok memnunum. "Altıncı Koğuş"u bana hediye edip yazarla tanışmama vesile olan kitap dostuma çok teşekkür ederim. Bu kitabı okurken gözümün önünde mükemmel bir tiyatro oynattım. Çünkü Çehov her şeyi öyle güzel betimlemiş ki canlandıramamak mümkün değil. Öyle güzel cümleler oldu ki altını çizdiğim. Altını çizerken böyle güzel cümlelere rastlamanın verdiği mutluluğu yaşayıp, tekrar tekrar o cümleleri okudum. Bir kitaptan etkilenmek için çok farklı sonlar, hiç akla gelmeyen olay örgüsü aramadım hiç bir zaman. Okurken hissettiğim o duygu yoğunluğu bir kitabı güzel hatırlamama yetiyor. Bu kitap tam da öyle bir kitaptı. Teşekkürler Anton Çehov, yüreğimde adeta kelebekler uçuşuyor sayende. :) Şuan bütün kitaplarını almak istiyorum. Belki alakasız olsa da "Sabahattin Ali" okurken hissettiklerimi hissettirdin bana. Keşke kitapların bu kadar kısa olmasa, uzun uzun günlerimi ayırsam sana. Keşkeeee... Kısacası: Şiddetle tavsiye edilir. :)
MartıAnton Çehov · Karbon Kitaplar · 201826,6bin okunma
9/10
·76 syf.··
Beğendi
·
2021 14. kitabı
·
18 saatte okudu
·
Okunma: 18 Mart 2021 14:53
Genç ve hevesli yazar Treplev bir türlü aradığı başarıyı bulamamıştır. Sahnelediği oyun annesi tarafından alaya alınınca gururu iyice incinir. Yazarlık konusunda yeteneği ve hevesi vardır ama canlı bir karakter ortaya koyamadığı için insanların nazarında pek de başarılı biri olamamıştır. Bunun yanı sıra yaşca daha büyük ve yazarlık konusunda çok daha yetenekli Tringonea karşı bir nefret besler. Treplev Ninaya olan aşkından sonra iyice melankolik bir insana dönüşür ve asla canlı bir karakter ortaya çıkaramayacaktır. Bir yazarın yazarlık yolculuğunu anlatan kısa bir piyes. Kitabı okurken mutlaka sizi yansıtan birşeyler bulacaksınız. İyi okumalar.
MartıAnton Çehov · Karbon Kitaplar · 201826,6bin okunma
Puan vermedi·76 syf.··
2021 27. kitabı
Çehov'un tiyatro türünde yazdığı bu kitapta karakterlerin her biri incelikli anlatılmış.İçerikte saygı gören bir yazar Trigorin ve yazar olmaya gönül vermiş Konstantin'in kendilerini bir aşk üçgeninde bulmaları, güzelliğe ve ilgiye tapan bir kadının etkileri ve genç kalplerde aşkın şiddetinin ne kadar yıkıcı olabileceği vurucu betimlemelerle işlenmiş. Bu betimlemelere örnek olarak Trigorin'in yazarlığı tanımlayışına bakabiliriz:"Tanımadığım kalabalıkları besleyecek balı üretmek için en değerli çiçeklerimizin özünü silip süpürdüğümü, onları köklerinden çekip kopardığımı ve ayaklarımın altına alıp ezip yok ettiğimi hissedebiliyorum. " Kitapta martı imgesinin öyküdeki yeri de kendi adıma etkilendiğim bir nokta oldu. Tek nefeste okunacak bir kitap olmasının yanında karakterlerin iç dünyasına kapılıp vurucu bir sonla okuma zevkini yaşatan bir kitap.
MartıAnton Çehov · Karbon Kitaplar · 201826,6bin okunma
Martı-Anton Çehov
10/10
·76 syf.··
2019 1. kitabı
-SPOİLERSIZ- Öncelikle kitap çok akıcı. Zaten toplamda 76 sayfa kadar, sıkılmadan okuyacağınıza eminim. Azimle çalışmanın, size neler kazandıracağını anlayacağınız bir kitap belki de. Okuduktan sonra bişeyler için hala geç olmadığı ve kalkıp çalışmanız gerektiği fikrine kapılacaksınız. İnsanlar gibi martıların da toplulukları vardır tabi. Ve onlar da yargılarlar. Fakat siz kimseye aldırmadan hayallerinize koşmaya devam ederseniz mutlaka bir yere ulaşırsınız. Kitapta bunu açıkça görebilirsiniz. Kısaca mutluluğa ulaşmak için arzularınız ve yetenekleriniz doğrultusunda azimle çalışın demek istiyor kitap. Çok haklı da. Ben kitabı beğendim ve okumanızı öneririm. Teşekkürler
Edebiyat
MartıAnton Çehov · Karbon Kitaplar · 201826,6bin okunma
5/10
·76 syf.··
2021 24. kitabı
Bir martı vurmuştunuz, hatırladınız mı? Tesadüfen bir adam gelir ve yapacak başka bir işi olmadığından mahveder her şeyi... Bir martıyım ben...
Alıntı
MartıAnton Çehov · Karbon Kitaplar · 201826,6bin okunma
Puan vermedi·76 syf.··
2020 47. kitabı
Özgürlüğün masalı. Özellikle günümüz şartlarında mutlaka okunması gereken bir kitap olduğunu düşünüyorum. Özgürlük için her şeyi karşısına alabilmiş küçük bir martının cesaretine hayranlık duyacaksınız kitap boyunca. Okuduğum en iyi kitaplardan biriydi kesinlikle. Martı özgürlüğe çırpılan bir çift kanatın hikayesi. Hüzünlü, umut verici, motive edici. Kendi hayatımda da ciddi izleri olan bir kitaptır bu kitap. İnsan kendi için özel olanı paylaşmaktan çekinir, o yüzden çok güzel bir kitap olmasına rağmen siz okumasanız da olur aslında :)
MartıAnton Çehov · Karbon Kitaplar · 201826,6bin okunma
7/10
·76 syf.··
2019 799. kitabı
·
2 saatte okudu
·
Okunma: 31 Aralık 2019 11:50
Kimin eli kimin cebinde belli değil… Entrika, heyecan, aldatma, çarpık ilişkiler, güvensizlik, türlü ihanetler, heyecan için izlediğimiz saçma sapan pek çok Türk dizisi yerine keşke klasik kitapları okumayı tercih etsek. Üstelik klasik kitapların hepsi kalın ve anlaşılmaz değil, (genelin önyargısı gibi) bu kitap da çok güzel bir örnek. Tiyatro eseri olduğu için başta karakterler tanıtılıyor(keşke çok karakterli kitaplarda da yapılsa bazen) bundan dolayı karaktere aşinayız, unutursak başa dönüp bakabiliyoruz. Dört perdelik eserin son perdesi iki yıl sonrasını anlatıyor. Sanat nedir, yazar kimdir, nasıl yazılmalıdır gibi sorulara ucu açık yanıtlar veren, anneliği, aşkı, ilişkileri bazen hissettirmeden eleştiren çok güzel bir kitap. Sadece martı metaforunu tam çözemedim, iki yıl önce öldürülen ve doldurulan martı ile tüm karakterler mi kastediliyor yoksa Nina mı? Ya da benim anladığım gibi Treplev mi? Keyifli okumalar.
Edebiyat
MartıAnton Çehov · Karbon Kitaplar · 201826,6bin okunma
7/10
·76 syf.··
2018 26. kitabı
·
15 günde okudu
·
Okunma: 02 Aralık 2018 20:51
Anton Çehov dan güzel bir sahne eseri. kitapta yazarlık ve ünlü olma isteği işleniyor, yetenek doğuştanmıdır yoksa sonradanda oluşabilirmi bu tartışılıyordu. Martı gibi özgür olmak isteyen bir genç kız aynı zamanda ünlü bir aktris olmak istiyor. kitap biraz karışıktı. karakterler, isimleri vs biraz kafa karıştırıcıydı hele son sayfalarını anlamakta güçlük çektim ama ona rağmen çok güzel sözler vardı içinde.Güzeldi
MartıAnton Çehov · Karbon Kitaplar · 201826,6bin okunma

Yazar Hakkında

Anton ÇehovYazar · 155 kitap
Anton Pavloviç Çehov (29 Ocak 1860, Taganrog Rusya - 15 Temmuz 1904, Badenweiler, Almanya), Rus tiyatro yazarı ve modern kısa öykülerin kurucularındandır. Rusya'nın güneyinde Azak Denizi kıyılarındaki Taganrog'da bakkal bir babanın oğlu olarak Dünya'ya geldi. Dört çocuklu bir ailenin ortanca çocuğudur. Babası, ticaretten çok dini konulara eğilimleri olan sert ve otoriter bir adamdı. Babasının baskısıyla kilise korosunda ilahi söyleyen Çehov, ticarette başarı sağlayamayan babasının yerine dükkân işleriyle de ilgilendiğinden lise eğitimi uzadıkça uzadı. Çehov, bir süre Yunanlı çocukların devam ettiği yerel bir okulda okudu. Daha sonra on yıl boyunca lisede Yunan ve Latin klasikleriyle temel bir eğitim gördü. Düş gücüne fazlasıyla olanak tanıyan bu eğitim Çehov'un yaşamı boyunca klasiklerden hoşnut olamamasına yol açacaktı. "Edebiyat Öğretmeni" adlı hikâyesi üniversite yıllarına aittir. 1876'da babasının iflas etmesi üzerine ailesi Moskova'ya göçtüğünde, kendisi bir ağabeyi ile birlikte Tagangrog'da kalarak liseye devam etti. Üç yıl boyunca, henüz çok genç olmasına karşın kendi hayatını kendi kazandı. Zor koşullar altında geçen çocukluk yılları, hikâyelerinde çocuklara geniş yer vermesine ve hep hüzünlü, incinmiş çocukları anlatmasına neden oldu. 1879'da liseyi bitirdi ve Moskova'ya giderek tıp fakültesine girdi; 1884'te doktor oldu. Tıp öğrenimi sırasında ailenin geçimine katkıda bulunmak için çeşitli dergilerde yazılar yazdı. Bu dönemde yazdığı yazılarını "Melbourne'ün Masalları" adlı kitapta toplayarak üniversiteyi bitirdiği yıl ilk kitabını yayınladı. Çehov, üniversiteyi bitirir bitirmez hekimliğe başladı. "Cerrahlık", "Cansız Ceset", "Kaçak" adlı hikâyelerini bu dönemde yazdı. Hekimlik çok vaktini aldığından yazmasına engel olmaya başlayınca hekimlikten vazgeçip yazarlığa yöneldi. Yazarlığına hekimliğinin izleri görülür. Pek çok kimse onun Çarlık Rusyası'nı anlatışını, bir doktorun hastalığı teşhis edişine benzetir. 1887'de "Alacakaranlıkta" adlı öykü kitabıyla Rus Akademisi tarafından verilen Puşkin ödülü nü kazandı. Aynı yıl ilk büyük tiyatro oyunu "İvanov", Moskova'daki Korsch Tiyatrosunda sergilendi. Ünlü öyküsü "6. Koğuş" 1892'da yayınlandı. Aynı yıl kolera salgını olan bölgelerde doktor olarak aktif rol oynadı. Merkez Rusya'da bir Melikhov adını verdiği bir malikane satın alarak taşındı ve yaşamında "Melihova dönemi" denilen yeni bir dönem başladı. Bu dönemde yaratıcılığının zirvesine ulaştı. Sürekli kendisini ziyaret gelen dostlarını malikanede ağırladı. 1894 yılının bir bölümünü yurtdışında geçirdi. Bu arada vereme yakalandı, tedavi için Kırım'a geçti. 1895'te "Martı" oyununun ilk versiyonunu yazdı. "Sakhalin Adası"nı yayınladı. Tolstoy ile tanıştı. Oyunun St. Petersburg'daki ilk gösterimi başarısızlıkla sonuçlandı. 1897'de Köylüler adlı uzun öyküsünü yayınlattı. 1898'de Sanat tiyatrosunu Stanslavski ile birlikte kuran Nemiroviç-Dantçenko Martı'yı sahnelemek için Çehov'dan izin istedi, bu arada Çehov, ilerde evleneceği aktris Olga Knipper'le tanıştı. Martı oyunu büyük başarı elde etti. Çehov'un babası öldü. 1899'da Vanya Dayı'nın ilk gösterimi yapıldı, Toplu Yapıtlarının ilk cildi yayımlandı. 1901'de Üç Kızkardeş sahnelendi; Çehov, Kafkasya seyahatinden sonra bir ev yaptırdığı Yalta'ya döndü ve Olga Knipper ile evlendi. 1904'te "Vişne Bahçesi" Moskova'da sahnelendi. Sağlığı bozulan Çehov, eşi ile birlikte Almanya'ya gitti ve Badenwiller'da öldü. Çehov'un bütün yapıtları ölümünden 40 yıl sonra 20 cilt halinde yayımlandı. Bu yayının 8. cildinde Çehov'un sayısı birkaç bine ulaşan mektupları yer alır. Çehov'un tiyatro sevgisi çocukluk yaşlarında izleyici olarak başladı. Vodvil olarak adlandırdığı birer perdelik oyunlarıyla, dörder perdelik oyunlarından ilk ikisi olan İvanov ve Orman Cini'ni 1887-1890 yıllarında yazdı. En ünlü eseri [Çalıkuşu] idi. Vodvilleri taşra tiyatrosunda büyük başarı kazandı. Bir Moskova tiyatrosunda sahnelenen İvanov da çok büyük başarı sağladı. Orman Cini'nin aynı başarıyı sağlamaması üzerine Çehov oyun yazmaya uzun süre ara verdi. Martı'yla yeniden oyun yazmaya başlaması ikinci başarısızlığı beraberinde getirdi. Bunun üzerine Çehov tiyatroyla ilgisini kesmeye karar verdi. Bir mektubunda şöyle diyordu: "700 yıl yaşasam bir piyes yazmam. Nesine isterseniz bahse girerim." Bunları yazarken tiyatro sevgisini hesaba katmamıştır. Bu sırada Vanya Dayı büyük övgülere layık görülüyordu. Martı'nın ikinci sahnelenişinde kazandığı büyük başarı da Üç Kız Kardeş ve Vişne Bahçesi'ni yazmasını sağladı