"İnsan olmak, gerçek insan, etiyle kemiğiyle insan olmak bile ağır gelir bize."
Yeraltından Notlar. Dostoyevski'nin monologlardan oluşan bilindik eseri. Kendini gerçek dünyadan soyutlamış bir başkarakter. Yeraltı olarak isimlendirdiği şey ise aslında bilinçaltı. Bizlere pek de önem vermediği hayatıyla ilgili bir şeyler karalıyor. Toplumdan dışlanmış bir kişilik o. Sözlerinin, görüşlerinin başkaları için bir anlamı yok gibi hissediyor çoğu kez. Bu sebeple tavırları da tutarsız. Kitap iki bölümden oluşuyor. İlk bölümün adı 'Yeraltı' ikincisinin adı ise 'Notlar'. "Şurada ciddi ciddi tartışıyoruz; beni ilgilenmeye değer bulmuyorsunuz Öyleyse ben karşınızda eğeyeceğim. Yeraltım var benim, o yeter bana." diyor bir anda karakterimiz. Sonra yine usulca konuşmaya devam ediyor. "Ama ne var biliyor musunuz, bizim yeraltı insanını dizginde tutmak gerektiği inancındayım. Yeraltında kırk yıl sesini çıkarmadan oturmasına oturur da, yeryüzüne çıkınca konuşur, konuşur .. "Bazen de yeraltında kendisiyle ettiği kavgalara şahit oluyorsunuz okurken. Sevmeyi bilmiyor ki o, kendisini bile sevemiyor ki." Yeraltındaki yuvamda aşkı bir mücadeleden başka türlü hiç canlandırmadım hayalimde ..Sevmeye her zaman nefretle başladım."diyor zaten kendi ağzıyla.Ve kitabın sonunu çok etkileyici bir şekilde getiriyor. Biraz havada kalmış gibi geldi bana ama belki de bu kadar etkileyici olmasının sebebi de budur. "Ama yeter artık" yeraltından "daha fazla yazmak istemiyorum."