Bir kahve kokusu,yeni doğmuş bir bebeğin kokusu,yeni serilmiş çarşaflardan gelen mis gibi sabun kokusu,en sevdiğiniz sokaktan geçerken aldığınız o ıhlamur ağacının kokusu,fırında pişen tarçınlı zencefilli kurabiye kokusu,en sevdiğin insanı hatırladığınızda zihninizde canlanan o adlandıramadığınız etkileyici koku....Herkesin farklı şekillerde yorumladığı bir olgudur koku...Bir kokuyu hapsetmek,anlık hazlar, hafızaya kazımak uğruna canlara kıyabilmek için zihnin hangi karanlık dehlizlerde dolaştığı bilinmez....Kitabın derin betimlemeleri ve yazarın üslubuyla okunması gereken bir kitap olduğu tartışılmaz...