Ernest Hamingway, Pati Smith, Ursula K. Le Guin, Virginia Wolf, Oscar Wilde ,Marguerite Yourcenar, yukarıdaki yazarların bazı kitaplarında, nasıl yazdıkları ve yazarken neler hissettiklerini anlatan bölümler var ve bu bölümler gerçekten çok hoşuma gidiyor.
Özellikle yazmak üzerine Ernest Hamingway'i okurken çok keyif almıştım.
Aynı cümleyi Haruki Murakami'nin bu kitabı içinde kullanabilirim.
Bu web sitesindeki çoğu arkadaş gibi bir kitap kurdunun aklında okumaktan başka bir şey yoktur. Ancak söyle düşünün birgün durup dururken içinizden "yahu, ben de roman yazarım" düşüncesi geliyor ve yazmaya hemen eve gidip roman yazmaya başlıyorsunuz .
( İngilizcede Epiphany diye bir söz vardır. Japoncada " özün aniden tecellisi" sezgiyle gerçeğin kavranması" gibi zor anlaşılır bir karşılığı vardır . Bir gün aniden gözünün önünde beliriverir ve her şeyin görüntüsü değişir. ) İlhamın gelişini bu sözlerle açıklıyor Murakami..
Harika bir hikaye.
Bu Arada eğer okumadıysanız "Rüzgarın Hikayesini Dinle" Murakami'nin ilk kitabını bu kitaptan sonra okuyun ,çok zevk alacaksınız.
Kitap, nasıl yazar olunabilir ve yazarlığın zorlukları üzerine yazılmış. Tabii yazarı da çok iyi tanıyorsunuz.
Konuyla alakası yok ama Murakami son bölümde Japonlarla ilgili bazı bilgiler aktarırken dikkatimi çekti.
Gariptir ama Türk eğitim sisteminin ( devlet okulları ) Japon eğitim sitemine çok benzemesi oldu . Aşağıdaki lisan ile ilgili bölümü sizin için alıntıladım ;
"Japonya'daki liselerde İngilizce dersleri , öğrencilerin aktif bir şekilde , gerçekten öğrenmelerini amaçlayarak verilmiyordu.
Önemli olan "Ben ne için İngilizce öğreniyorum" diye sordurtan amaç bilincidir. Eğer bu noktada belirsiz kalırsa , çalışma " ıstırap veren bir görev olur " Benim durumumda amacım çok belliydi . İngilizcede roman okumak istiyordum hepsi bu.
Yabancı dil ile ilintili olarak söylersem, bugün de yabancı dili gerçekten öğrenmek için o dilin konuşulduğu ülkeye gitmekten başka çare yok gibi.
Japon gençelerinin çoğu bırakın konuşmayı ,okuma ve yazmada da pratik İngilizce kullanmakta yetersizdirler . Bunun büyük bi problem olduğunu düşünüyorum. Böylesi bozuk bir eğitim sistemi olduğu gibi dururken bir yandan da ilk öğretimden itibaren İngilizce öğretmenin bir faydası olamasa gerek."