Oscar Wilde ve çok bilinmeyen kitabı De Profundis. Oscar Wilde, genellikle Dorian Gray'in Portresi kitabıyla bilinen bir yazar. Bu kitabı da bilinmeyi kat kat hak ediyor. De Profundis Latince'de 'derinlerden gelen' demek. Bu kitap yazarı tanımak, düşüncelerini anlamak için bir anahtar değerinde bence. Bugün biraz Wilde'ın hayatından bahsetmek istiyorum. Oscar Wilde çok iyi bir eğitim alıyor gençliğinde. Sanata tutkuyla bağlı. Genellikle tiyatro oyunları yazıyor. 1886'da tanıştığı Robert 'Robbie' Ross onun ilk aşkı, sevgilisi, sırdaşı. Bir de Oxford'da tanıştığı Lord Alfred Douglas var. 'Salome' isimli eseri üzerinde üçü beraber çalışıyorlar. Daha sonra Douglas, Oscar'ın deyimiyle Bosie, onun ilham perisi, şeytani dehası, sevgilisi oluyor. İkisinin aşkı birbirlerine yazdıkları bütün mektuplarda saklı. Bosie'nin babasının, oğluna "Senden iğreniyorum." demesi üzerine araları açılıyor. Babası Wilde'ı sapkınlıkla suçluyor, davayı da kazanıyor. İki yıl hapis cezasına çarptırılıyor Wilde. Ve ilk aşkı dediğimiz Robbie onu hapisteyken asla yalnız bırakmıyor. Mezara kadar denilen ilişkilerden onlarınki. Gerçekten de Robbie öldükten sonra külleri Wilde'ın mezarına gömülüyor. Ünlü "Be yourself. Everyone else is already taken." sözünün de Wilde'a ait olduğu düşünülüyor. Paris'te bir anıt dikiliyor onun için. Yüreğinin peşinden gitti, kendisi olmak için savaştı diye insanlar tarafından bir simge haline getiriliyor. Gelen turistler anıta rujlarıyla öpücük izi bırakıyorlar. Sonra anıtın etrafı camlarla çevriliyor fakat bu insanların ona olan sevgisini bastırmaya yetmiyor. İşte bu kitap da sevgilisinin ihanetinden dolayı kırgın, bir o kadar da aşkla dolu bir kalbin kitabı. Sizler de Wilde'ın hayatını merak ediyorsanız bu kitaba bir şans vermelisiniz. 5/5