Gönderi

8/10
·384 syf.··
Beğendi
·
2020 31. kitabı
Damızlık Kızın Öyküsü. İsmi bile çok korkunç değil mi? Kadınların sadece çocuk doğurmak için yaşadığı bir evren. Margaret Atwood eserlerini çok sevdiğim, neredeyse hepsini okumak istediğim bir yazar benim için. Bu eseri de diğerleri gibi bir distopya. Aslında bu şu an yaşadığımız dünyanın makineleştirilmiş hali. Olfred isimli ana karakterimiz üzerinden yürüyor kitap. Kadınların hiçbir haklarının olmadığı, erkeklerle tek kelime konuşamadığı, istediği gibi giyinemediği, ailesiyle görüşemediği bir dünya düşünün. Çok da yabancı gelmedi değil mi? Bu evrendeki kadınlara kendi isimleriyle bile hitap edilmiyor. Hangi erkeğin ihtiyaçlarını gidermek için kullanılıyorsa onun adıyla sesleniliyor kadına. Olfred'e de herkes Fred'inki diyor. Kitap genel olarak Olfred'in yaşadıklarını anlatıyor. Yavaş yavaş bir şeylerin ters gittiğinin farkına varıyor. Kendi değerini, aklın değerini fark etmeye başlıyor. "Akıl sahip olunacak değerli bir şey; bir zamanlar insanların para biriktirdiği gibi biriktiriyorum onu." diyor Olfred. Okurken cidden kafayı yediğim bölümlerle doluydu kitap. Eğer sizde feminist düşünceler barındıran kitaplar okumayı seviyorsanız kesinlikle Margaret Atwood okumanızı öneririm. Aynı zamanda kitabın The Handmaid's Tale isimli dizisini de izleyebilirsiniz. 5/5 #hergünebirkitap
Damızlık Kızın ÖyküsüMargaret Atwood · Doğan Kitap · 201914,6bin okunma
·
4 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.