Herkese 12. Murakami kitabımdan selam veriyorum. #Murakami sevdiğim yazarlardan biri ve ara ara araya serpiştirmek beni mutlu ediyor.
•Tsukuru neden yarım sene kadar bi süreyi ölmek istemekle geçirdi ve bi kapıyı aralar gibi kendini ölümde bulamadı ama o zaman ölseydim çok iyi olurdu demeye devam etti? Kapıyı açar gibi girseydi ölüme iyidi onun için ama o gerçek bi an bulup yapamadı bunu.
Uyur gezer gibi geçirdiği günler, sarıldığı bir günlük rutin...
••Lisede beş kişilik bir arkadaş grubu olan tsukuru ama baya iyi bi beş kişilik grup birlikte her şeyi yaptıkları bir grup.
Tsukuru bu grubun renksiz elemanı. Renksiz dediğime bakmayın siz en kemik karakteri
olduğunu okudukça fark ediyorsunuz. Her zaman için herkesin gözünde iyi olan bir çocuk.
Diğerlerinden ayıran şey hepsinin soyismi bir renk adı ama Tsukuru’nun bir rengi yok.
Renksiz ama aslında her renkten bir parça bence Tsukuru. Bu hikayede en kırılmış en harcanmış, en koparılmış kişi.
Fakat şöyle de bir durum var ki işin sonu yüzleşmeye gelince hepsi de onun asla öyle bir şey yapmayacağını adları gibi biliyorlar. Yanlış anlaşılmasın aslında grupta kötü biri yok.
Özetle hikaye; 5 kişilik bir arkadaş grubuyla ilgili. Üç erkek iki kızdan oluşan bir grup.
Akamatsu (yani kızıl çam) kızıl (erkek)
Oumi (yani mavi deniz) mavi (erkek)
Şirane (yani ak kök) ak (koz)
Kurono (yani kara ova) kara (kız)
Tazaki (girintili çıkıntılı kıyı) yani soyadında renk olmayan namı değer tsukuru.
Grupta öyle iyiler ki kimsenin aklına birbirlerini sevmeye ilgi duymaya dair bir adım yok yani en azından görüntüde öyle.
Üniversite zamanın gelince hele aynı şehirde kalmaya karar verir yalnızca tsukuru Tokyayı ister. Kitap genel olarak çok detaylı ilerledi ama asla sıkmıyordu. Hepsinin ailesine dair bilgiler verilmişti kitapta. Tsukuru istasyon yapımına meraklı bir kişilik, babasının o kadar varlıklı olması bile onu araba değilde tren bisiklet gibi ulaşımlardan uzak tutmamış. Tek başına Tokyo’da yaşarken izinlerde Nagoya da döndüğünde yine herşey eskisi gibi oluyordu beraber eğleniyorlardı. Ta ki bir gün hiçbirinin telefonlarına cevap vermemesi üstüne ısrarla arayan Tsukurunun “artık seninle görüşmeme kararı aldık” cümlesini işitmesine kadar.!!!
Ne oldu da o kadar iyi oldukları arkadaşlarından vaz geçmişler kitabın can damarı konusu işte tam olarak da bu.?
Tsukuru bir gün kız arkadaşı sayesinde 16 senedir görüşmediği eski dostlarıyla yüzleşmeye başlar biri hariç. Biri ölmüştür ve görüşmediği tek kişi hikayenin kilit kişisiyle görüşememiştir. Bu arada aralarında aşk olmaması Sara’ ya garip gelmişti en baştan beri ki bizim Tsukuru hep masum düşünmüş meğer kara tsukurudan kızıl da karadan içten içe hoşlanıyorlarmış. Böyle grupları bozan şey genelde aşk olur ama bu sefer aşk olmamış..
.
. Renksiz Tsukuru Tazaki'nin Hac YıllarıHaruki MurakamiSümeyye Aydoğan