Dünya Klasiklerinden olan bu kitabı büyük bir beğeniyle okuyacağınıza eminim. Tam metni 1700 sayfa civarıdır. İyiki diyeceğiniz bir roman. Herkese keyifli okumalar...
14 yaşında yeğenlerinin karnını doyurmak için çaldığı bir ekmek tüm yaşamını etkiler. Fransa'nın 1800'lü yıllarda uyguladığı zalimliğin yapıtlarından biri kürek mahkumluğudur. Neden orada oldukları sorulmaz, fikirleri alınmaz, söz hakkı verilmez... Sadece kamçılanırlar. Çaldığınız bir ekmek dahi olsa...
Jean Valjean kürek mahkumudur. Ya da sadece bir Babadır. Cumhuriyet için can veren isyancıların yanların da adeta bir gölgedir. Küçücük bir bedeni zalimliğin pençesinden çekip günlerce sırtında taşıyan, Kozet hastalandığında başında bekleyen vicdanlı bir adam, Javer'in bir türlü yakalayamadığı suçlu, arabanın altında kalan çiftçiyi tabir-i caizse öküz gücünü kullanıp onu oradan kurtaran bir yiğit, Marius'u sevdiğine kavuşturmayı ve kendi hayatından vazgeçmeyi göze alan bir melek...
"Adım Jean Valjean. Kürek mahkumuyum. 19 yıl hüküm giydim..." Bu bir başlangıcın sonudur.