Konu olarak sıradan denebilir. Yazarın kitabı yazma amacının Batılılaşma hareketini sırf şekilcilikten ibaret görenleri, Batının mantıksal ve gelişmiş düşünce sistemini kendi kültürümüzle sentezlemeden; entelektüel bilgi birikimden uzak taklitçi ve şekilci insanları eleştirmek olduğunu düşünüyorum. Tüm bunları konservatuarda okuyan genç bir Türk kadının Batı- Doğu dünyası arasında sıkışmışlığını hayatında iki dünyayı da temsil eden iki erkek arasında kalmasıyla vurgulamış. Bu tespitler ve Türkiye'nin Batılılaşma hareketinin halk üzerindeki etkileri güzel anlatılmış . Konu ve işleyiş verilmek istenen ana fikrin gerisinde kalmış bu sebeple bir aşk romanı olarak okunursa sıradan bir roman denebilir.